İki yılda "konut krizi" uyarısı

KONUTDER Başkanı Çelik, konut sektörü krizine karşı uyardı. Çelik ikinci el satışların "yabancı yatırımcının" zarar etmesine yol açacağını söyledi

İki yılda

Konut sektörünün sorunları Yapı Endüstri Merkezinde düzenlenen "Pazarlama Argümanı Olarak Kullanılan Mimari Kavramlar" panelinde ele alındı. 

Türkiye'de konut ihtiyacı, İstanbul'da konut fazlası
Panelde konuşan KONUTDER Başkanı Ömer Faruk Çelik, Türkiye nüfusu ile konut ihtiyacını karşılaştırarak, ilginç tespitlerde bulundu. Türkiye’de 21 milyon konuta ihtiyaç olduğunu belirten Ömer Faruk Çelik,

"Geçen yıl 630 bin nüfus artışı yaşandı. Buna karşılık 600 bin adet konut yapıldı. Rakamlardan da anlaşılacağı üzere her yıl 30 bin adet konut açığımız var. Buna karşın İstanbul’da 100 bin konut ihtiyacı olmasına rağmen, 123 bin adet konut üretildi. 23 bin adet konut fazlalığımız var” dedi. Geçen yıl 37 bin adet konutun aralarında İngiltere, Almanya, Suudi Arabistan ve Kuveytli yatırımcıların bulunduğu yabancılara satıldığına dikkat çeken Ömer Faruk Çelik, “Yabancıların bu konutları yatırım amaçlı aldılar. İki yıl içerisinde bu konutları satmak istediklerinde, esas sorun o an yaşanacak. Ülkemizde doların seyri her an değişebiliyor ve haliyle Türk Lirası değer kaybına uğruyor. İkinci el olarak satışa sunulacak olan bu konutlar TL bazında satılacağı için, yabancılar zarar etmeye başlayacaklar. Bu da ülkemizde konut sektöründe yeni krizin başlamasına neden olacak” diye konuştu.

Değişen ev tercihleri
Konut sektöründe esas olanın insanların beklentileri olduğuna dikkat çeken Ömer Faruk Çelik,

”1980’li yıllarda insanlar sadece başını sokacak bir evi olmasını istiyorlardı. Nitelik veya nitelik onlar için önemli değildi. 1990’lı yıllarda yine nicelik ve nitelik önemli değildi insanlar için, ama geniş ailemiz olduğu için artık apartmanlarda yaşamaya başladık. 2000’li yıllarda ise artık site kültürü başladı. Asansörlü, kaloriferli, sosyal yaşam alanları olan sitelerde oturmaya başladık. 2007 yılından ekonomimizin de büyümesi ile birlikte artık rezidanslar ve villalar devreye girmeye başladı. Konfor aramaya başladık” dedi. Türkiye’de her 10 yılda bir konut sektöründe konjonktürel bir değişim yaşandığına dikkat çeken Ömer Faruk Çelik. “Geldiğimiz noktada ise Loft yapıları tartışmaya başladık. Gelir seviyemiz, yaşam standardımız ve beklentilerimizi değiştirdi. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde de yine değişimler yaşayacağımız kesin” dedi.

Loft: Yüksek standartlı lüks konut tipi
Panelde konuşan Bahçeşehir Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ece Ceylan Baba ise, son yıllarda, Türkiye’deki konut piyasasında öne çıkan proje lansmanlarında sıkça duymaya başlanılan Loft kavramı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Ece Ceylan Baba, “İşlevselliğinden çok estetik yönüyle, “alternatif” bir yaşam tarzı arayışı içerisindeki orta ve üst sınıflara hitap eden, yüksek standartlı bir lüks konut tipini imliyor. Ne var ki, pazarlama diliyle daha bir vurgulanan bu kavramsal ve soyut ayrımın, yapıların fiziki özellikleri dikkate alındığında gerçeklikte çok da fazla bir karşılığının olmadığı; tüketiciye takdim edilen loftların, diğer benzeri lüks konut tipleriyle karşılaştırıldığında, tanımlanan ihtiyaçlar ve getirilen çözümler noktasında neredeyse farksızlaştığı görülüyor. Dolayısıyla, bu fiili farksızlık içerisinde ortaya çıkan fark’ı, yapıların kendilerinde, fiziki varlıklarında değil, onları birer arzu nesnesi olarak kodlayarak piyasasının oluşmasını sağlayan kültürel-simgesel yapıda aramak gerekiyor. Bu yönüyle loft, başlı başına bir postmodernite tartışmasının mimarlıktaki tikel bir tezahürü olarak karşımıza çıkıyor” diye konuştu.

Panelde ayrıca ‘loft’ gibi mimari kavramların ülkemizde konut sektöründe iletişim, pazarlama, geliştirme odaklı kullanımları tartışmaya açılarak, konu her yönüyle masaya yatırıldı.