İstanbul'un iki gerçeği: Deprem ve kaybedilen toplanma alanları

1999 yılında yaşanan deprem sonrasında "toplanma alanı" olarak belirlenen arazilerin üçte ikisi yapılaşmaya açıldı.

İstanbul'un iki gerçeği: Deprem ve kaybedilen toplanma alanları

Cumartesi günü, merkez üssü Yalova açıkları olarak saptanan 4.4'lük deprem, İstanbul ve Yalova'da büyük oranda hissedildi. Marmara'da zaman zaman yaşanan küçük çaplı sarsıntıların aksine halkı paniğe sevk eden deprem sonrasında "İstanbul, büyük depreme hazır mı?" sorusu yeniden gündeme geldi. Kentsel dönüşüm hamlesinde hala istenen düzeye ulaşılamadığı görülürken, çok daha vahim bir istatistik, TMMOB tarafından kamuoyu ile paylaşıldı. 1999 yılında, dönemin Başbakan'ı Bülent Ecevit tarafından kamuya ait arsaların dökümü ile oluşturulan "deprem sonrası toplanma alanlarının" üçte ikilik kısmının yitirildiğini vurgulayan yetkililer, bu alanlar üzerinde gerçekleşen inşaat çalışmalarının olası bir deprem sonrasında İstanbullular için büyük handikap yaratacağını vurguladı.

İstanbul'un iki gerçeği: Deprem ve kaybedilen toplanma alanları

Toplanma alanlarının 3'te 2'si gitti
Konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada İstanbul'da 1999 yılından itibaren belirlenen toplanma ve çadır kurma alanlarının üçte ikilik kısmının kaybedildiğini söyleyen TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cemal Gökçe, bu alanlarda alışverşi merkezleri ve gökdelenlerin yükseldiğini söyledi. Gökçe, deprem gerçeği ile tanışan İstanbul'da "toplanma alanları" yerine rezidansların arttığını vurgulayarak: "Van depreminde insanların ihç olmazsa çadır kurabileceği yerleri vardı. İstanbullular bu olanağa sahip değil..." dedi.

Toplanma alanları plan değişiklikleriyle satıldı
TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Kahraman da, toplanma alanlarındaki yitimin yüzde 90'lara yaklaştığını belirtti. Plan değişikliği ile imara açılan toplanma alanlarının yalnızca depremde değil, diğer afetlerde de vatandaşın yaşayabileceği alanlar olarak hizmet edeceğini söyleyen Kahraman:

"İstanbul'un kaçış noktaları tıkandı. Betonlaşma afetlerin önünü açıyor. Yağmuru alacak toprak kalmadı. Yağmur yağınca İStanbul'u su basıyor..." ifadelerini kullandı.