Bakan'dan 'Kanal İstanbul deprem kuşağında' eleştirilerine yanıt

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Türkiye'nin mega projeleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Arslan: "Kanal İstanbul'da depremselliği göz önünde bulundurduk." dedi.

Bakan'dan 'Kanal İstanbul deprem kuşağında' eleştirilerine yanıt

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Çanakkale Köprüsü ve Kanal İstanbul gibi mega projelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz aylarda bilim insanlarının Kanal İstanbul projesi güzergahının aktif faylar üzerinde yer almasına yönelik eleştirilerine yanıt veren Arslan: "Kanal İstanbul projesinde deprem faktörünün göz önünde bulundurulduğunu" belirtti.

Depremselliği göz önünde bulundurduk, tsünami çalışmaları tamamlandı

Türkiye'nin deprem kuşağında bulunan bir ülke olduğunu özellikle de Marmara bölgesinin bu etkinin merkezinde bulunduğunu söyleyen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan: "Kanal İstanbul projesini hazırlarken depremselliği göz önünd bulundurduk ve tsünami çalışmalarını tamamladık." dedi. Bakan Arslan, bilhassa Karadeniz Marmara arasında rüzgar verilerinin ele alındığını yalnızca Türkiye'den değil uluslararası arenda da buna benzer projelerde uzman kişilerle çalıştıklarını vurgulayarak:

Buradan dönüş yok

"Bunun geri dönüşü olmayacak. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı da bizzat sürece dahil olacak. Bir çok bakanlıkla da çalışmalarımıza başladık. İhaleyi bu sene gerçekleştirmek istiyoruz." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin tüm dünyanın ilgisini çeken büyük projelere imza attığı üzerinde de duran Arslan: "Türkiye yap işlet devret dahil, kamu özel projeleriyle dünyanın ilgisini çekiyor. Hepsinin gözü Türkiye'de Hepsi bu sürece dahil olmak istiyor." dedi. 

Kanal İstanbul'da diri fay hattı tartışması

Kanal İstanbul projesiyle ilgili ilk somut adımlar atılmaya başlamışken, akademisyenlerden gelen itirazlar gündemde yer tutmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde İstanbul Teknik Üniversitesi Prof. Dr. Doğan Kantarcı'nın alternatif ÇED raporunun tartışmaya açılmasının ardından son olarak Prof. Dr. Haluk Eyidoğan da Kanal İstanbul güzergahının üç aktif fay hattı üzerinde bulunduğunu hatırlattı. 

Kanal İstanbul güzerahı ve üç aktif fay hattı

Kanal İstanbul proje güzergahının 3 deprem fay hattı ile paralellik gösterdiğine işaret eden  çalışmanın 2014 yılında yapıldığını ve Küçükçekmece Gölü altındaki bu fay hatlarının proje için ciddi bir potansiyel tehlike oluşturduğune belirten Prof. Dr. Eyidoğan: "Büyük deprem fayları harekete geçtiğinde çevresindeki fay hatlarında da artçı şoklar yaratabilir." ifadelerini kullandı. Cumhuriyet'te yer alan Hazal Ocak imzalı haberde, Küçükçekmece Gölü üzerinde 3 diri fay hattının yer aldığına dikkat çeken Eyidoğan: "Bu fayların bölgenin deprem tehlike potansiyeli açısından dikkat değerlendirilmesi gerekir." şeklinde konuştu.

Kanal İstanbul'un yumuşak karnı: Küçükçekmece Gölü

Kesin güzergahı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan tarafından açıklanan Kanal İstanbul projesi doğal yaşam üzerindeki etkileriyle tartışılmaya devam ediyor. Küçükçekmece Gölü'nden başlayan buradan Sazlıdere Barajı Havzası'na uzanan proje Sazlıbosna Köyü üzerinden Dursunköy'e ulaşacak. Buradan Baklalı Köyü'nden geçen Kanal İstanbul Terkos Gölü doğusundan Karadeniz'e dökülecek şekilde tasarlanmıştı. Prof. Dr. Eyidoğan, 2014 yılında akademisyen Hakan Alp tarafından hazırlanan bir raporda Küçükçekmece Gölü içinde yapılan sismit etütlerin, 3 aktif fay hattını gösterdiğini hatırlatarak: "Göl içinde kuzey güney doğrultusunda 3 aktfi fay bulunuyor. Büyük deprem fayları harekete geçtiğinde çevresindeki fay hatlarında da orta kuvvetli artçı şoklar yaratabilir." dedi. 

Yaratılan büyük çukur 

Kanal İstanbul projesi sebebiyle oluşturulacak dev ölçekli yapay çukurun deprem potansiyeline de dikkat çeken Eyidoğan, yerüstü ve yeraltı doğal kaynaklara yönelik malzeme temini, büyük inşaatlar veya enerji üretimi amacıyla gerçekleştirilen endüstriyel etkinlikler sebebiyle yapay deprem tehdidinin oluştuğuna dikkat çekti. Eyidoğan Kanal İstanbul'da Küçükçekmece sayılmazsa 8 milyon 750 bin metrekarelik alandan 3 milyar tona yakın hafriyat kaldırılacağını belirterek: "Ortaya devasa bir çukur çıkacak. Güzergah boyunca yeryüzünden büyük bir yük kalkacak. Yükü kalkan bu devasa çukurun uzun süre boş kalması planlanıyor. Bu arada bölgenin yeraltı su rejimi değişecek. Bu da bölgede jeolojik yapılarda belirli derinliklere kadar gözenek basıncı dengelerini değiştirecektir." ifadelerini kullandı. 

Yeraltı dengelerini bozacak yük boşalması

Eyidoğan, çok büyük kütle alınan açık maden ocaklarının, yakın kesimlerde ya da daha geniş kesimlerde depremleri tetiklediği ve çeşitli sıkıntılara yol açabileceğinin bulgulandığını da hatırlatarak: "Kanal İstanbul Projesi için kazılacak devasa çukur 3.6 ile 4.5 milyar tonluk yükün kalkması ve yeraltı sıvı gözenek basıncının değişimine yol açacak. Bu ise yeraltı ve yeryüzü gerilim dengelerinin bozulmasına yol açacak." ifadelerini kullandı