Kentsel dönüşümle İstanbul yeşile bürünecek

Yeşil binaların yeni yapılarda işletme maliyeti %13.6 daha düşük, kentsel dönüşüm yeşil semtler oluşturmak için bir fırsat

Kentsel dönüşümle İstanbul yeşile bürünecek

27 Şubat 2013 / emlakwebtv
Yeşil binaların yeni yapılarda işletme maliyeti %13.6 daha düşük. Eski binalarda yapılan LEED uygulamalarında ise bu rakam %8.5. Bu aynı zamanda binaların değerlerini de %10 oranında arttırıyor.
Su yönetiminde dünya lideri olan ACO’nun Türkiye Genel Müdürü Ender Özatay, kentsel dönüşümün yeşil semtler oluşturmak için fırsat olduğunu söyledi.

LEED uygulamaları binaların değerini %10 artırıyor
Yeşil binalar konusunda dünyada resmi kurumların öncü olduğunu dile getiren Ender Özatay, “LEED projelerinin %30’u ya bir devlet kurumunundur ya da devlet kurumları tarafından kullanılıyordur. Yeşil binaların yeni yapılarda işletme maliyeti %13.6 daha düşüktür. Eski binalarda yapılan LEED uygulamalarında ise bu rakam %8.5’tir. Bu aynı zamanda binaların değerlerini de %10 oranında arttırır” diye konuştu.

3 yılda 5,5 milyon litre yağın doğaya karışmasını engelledik
Su yönetimi ve su döngüsü kontrolünün LEED kapsamındaki başlıklardan biri olduğuna dikkat çeken Özatay, “Türkiye’deki LEED sertifikalı yapı sayısı henüz az olmasına karşın gelecekte devletin desteği ve artan bilinçle yeşil binalar çoğalacak. Doğru su yönetiminin sadece yeşil binalarda değil bütün yapılarda yapılması işletme maliyetlerini düşüreceği gibi çevrenin korunmasını da katkısı büyük olacaktır” ifadesini kullandı.  
ACO olarak Türkiye’de son 3 yılda 5,5 milyon litre atık yağın doğaya karışmasını engelleyerek çevrenin korunmasına büyük katkıda bulunduklarından bahseden Ender Özatay, şunları söyledi: “Bizler atık yağların toplanmasını ve geri kazanılmasını, sadece yeşil binalar için değil ulusal bir sorumluluk projesi olarak görmekteyiz. Türkiye'de her yıl yaklaşık 1,5 milyon ton sıvı yağ tüketiliyor. Bu yağın üretimi sürecinde ve tüketimi sonucunda 350 bin ton kadar atık yağ oluşuyor. Arıtılmayan atık suların içindeki bitkisel ve hayvansal yağlar; denizlere, göllere ve akarsulara döküldüğü zaman ortamdaki canlılar üzerinde büyük tahribata yol açıyor. 1 litre atık yağ 1 milyon m3 suyu kullanılamaz hale getiriyor.”

350 bin ton atık yağın %1’i bile toplanmıyor
ACO Türkiye Genel Müdürü Ender Özatay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kullanılmış bitkisel atık yağlar, evsel atık su kirliliğinin %25’ini oluşturuyor. Çevre ve Orman Bakanlığımızın verilerine göre toplanması gereken 350 bin ton yağın lisanslı toplayıcılarla % 1’i bile toplanamamaktadır. ABD’de yapılan bir araştırmaya göre lavaboya dökülen atık yağların kanalizasyon sistemlerinin %40 oranında tıkanmasına sebep olduğu bildirilmiştir. Ayrıca atık yağlar arıtma maliyetini arttırmakta ve arıtma tesislerini çalışamaz hale getirmektedir. Avrupa'da yapılan bir araştırmaya göre lavaboya dökülen 1 litre kullanılmış kızartmalık yağ, arıtma tesisinde 0,44 Euro ilave maliyet oluşturmaktadır.”