KONUTDER Ali Babacan’a rapor sundu

17 gayrimenkul şirketinin üyesi olduğu KONUTDER, sektöre ilişkin hazırladığı raporu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’a sundu. Görüşmede BDDK, SPK yetkilileri de vardı

KONUTDER Ali Babacan’a rapor sundu

15 Mart 2013 / Bülent Yoldaş
Gayrimenkul sektörünün önde gelen 17 firmasının temsil edildiği KONUTDER, sektörün röntgenini çekti. Bu kapsamda hazırladıkları raporu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’a sunduklarını belirten KONUTDER Başkanı Ömer Faruk Çelik, konut sektörünün gerçek durumunu göstermeye çalıştıklarını vurguladı.

Babacan’a kapsamlı bir raporla gittiklerini belirten Çelik, Bakan Ali Babacan’ın rapordaki rakamlara inanamadığını ve tekrar tekrar sektörde gerçekten durum böyle mi diye teyit ettiğini söyledi. Raporun rakamlarının TUİK verilerinden alındığını Babacan’a ilettiklerini aktaran Çelik, “Bakan Babacan bu konuyu etraflıca bir daha görüşelim dedi. Net ve somut örnekler ve rakamlarla gidince neden sıkıntı yaşadığımız anlaşıldı” dedi.

2009'da destek geldi satışlar arttı
İnşaat ruhsatı alan daire sayısının 2005 yılından itibaren 500-600 bin bandında seyrederken, 2010 yılında rekor kırarak 900 bini aştığını ifade eden Çelik, konut satışları ise 400 bin civarında seyrederken, 2009 yılının ikinci üç aylık döneminde sağlanan vergi avantajları ile 532 bin adete ulaştığını kaydetti. Ömer Faruk Çelik, inşaat ruhsatı alan daire sayısı ile satılan daire miktarı arasında büyük farklar ortaya çıktığını belirterek, şunları söyledi:
“2009 yılı 2. çeyreğinde kısa bir süreliğine tapu harçlarında yarı yarıya indirim yapılmış, 150 m2'den büyük konutlarda yüzde 18 olan KDV oranı yüzde 8'e indirilmiştir. Ülkemizde her yıl yaklaşık 400 bin adet konut tapuda el değiştirirken, 2009 yılı ikinci çeyreğinde sağlanan vergi indirimleri sayesinde bu rakam 532 bin adeta ulaştı. 2009 yılı ikinci çeyreğinde konut satışları bir önceki yıla göre yüzde 25 artmış, vergi avantajlarının kaldırılması ile birlikte 2009 yılı üçüncü çeyreğinde ise bir önceki döneme göre yüzde 33 azalmıştır.”

Kamu özel sektör dengesizliği var
Kamu ile özel sektör tarafından inşa edilen konut oranı arasındaki dengesizliğin sektörün en büyük çıkmazı haline geldiğinin altını çizen Çelik, Türkiye'de üretilen konutlarının yaklaşık yüzde 9'unu TOKİ ve yüzde 1,5'inin de Emlak Konut GYO tarafından üretildiğini kaydetti. KONTDER üyesi 17 firmanın ise, TOKİ ve Emlak GYO ile yaptıkları projeler hariç, yüzde 1,6 oranında pazar payına sahip olduğunu ifade eden Çelik, pazarın geri kalan yüzde 87,7'lik kısmını ise, çoğunluğu 5-10 dairelik aparmanlar inşa eden küçük ölçekli firmaların oluşturduğunu söyledi.

İstihdama yüksek katkı
İnşaat sektörünün tek başına gayri safi yurt içi hasıla içindeki payının %5,7 olduğuna işaret eden Çelik, “İnşaat sektörü kendisine mal ve hizmet üreten 250’ye yakın alt sektörü beslemekte ve gayri safi yurt içi hasılaya bu sektörler üzerinden dolaylı olarak da büyük bir katkı yapmaktadır” dedi. Sektörün istihdamın yaklaşık yüzde 7’sinini sağladığını da vurgulayan Çelik, “İnşaat sektöründe istihdam edilen kişi sayısı, yaz aylarında daha da yükselmekle birlikte yıllık ortalama 1,6 milyon seviyesine ulaşmaktadır” dedi.
Son bir yıldır konut kredisi faizlerinin tekrar iniş trendine girdiğini ve tarihi dip seviyelerini yakaladığını söyleyen Çelik, “Buna paralel olarak konut kredisi kullanımı da tekrar hızlandı. Konut ve inşaat sektörü, büyüme ve istihdam üzerinde olumlu etkiler yapmaya devam edecek potansiyeli bünyesinde barındırıyor” değerlendirmesini yaptı.

Sektördeki kar oranı yüzde 7
Konut sektörü ile ilgili gazete ve TV reklamları baz alınarak kamuoyunda yanlış bir şekilde yüksek kârlıllık algısının oluşturduğuna dikkat çeken Çelik, şöyle devam etti:
“Aslında bu durum tam tersi bir seyir göstermektedir. İnşaat boyunca ortaya çıkan ve firma tarafından karşılanan vergiler satış hasılatının yüzde 13'ünü buluyor. Buna göre hasılat üzerinden brüt yüzde 20 kar marjı elde eden firmanın net kar marjı yüzde 7 oluyor. Alıcı tarafından karşılanan vergiler ise satış bedeli üzerinden yüzde 2 tapu harcı ve yüzde 1 KDV olmak üzere yüzde 3 oranına ulaşıyor.”

Ek vergi ve harçlar sektörü yoruyor
Konutder Başkanı Çelik, kurumsallaşmak isteyen sektör oyuncularının, arazi edinirken gerçek bedelden tapu harcını ve emlak vergisini ödediğin belirterek, kayıt dışı kalmak isteyenlerin ise bu bedellerden kaçındığını ifade etti. Tapu harcının sözleşmelerdeki damga vergileri, noter harçları ve KDV gibi vergilerin küçük firmaları, kayıt dışına ittiğini söyleyen Çelik, “Bu durum büyük firmaları ise aşağıya doğru çekiyor. Böylece devlet, kurumsallaşmayı ve büyümeyi değil, küçük kalmayı ve kayıt dışı çalışmayı teşvik eder duruma düşüyor” diye konuştu.