Mantolama, binanın ömrünü uzatıyor

Mantolamadaki yanlış uygulamalar hasar ve performans kaybına yol açıyor. Peki mantolamada doğru bilinen 10 yanlış nedir?

Mantolama, binanın ömrünü uzatıyor

8 Nisan 2013 / emlakwebtv
Mantolama, maliyetini 3 yıl içerisinde amorti eden, sonrasında da ısıtma ve soğutma giderlerini önemli ölçüde azaltan bir uygulama. Ancak bazı uygulamalarda yapılan hatalar sonucunda hasarlar ve performans kayıpları meydana gelebiliyor. Türkiye’nin önde gelen yapı kimyasalları üreticileri arasında yer alan KYK Yapı Kimyasalları’nın Yönetim Kurulu Başkanı Onur Sürmeli, bunun özünde mantolama uygulamalarının yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olmayan uygulamacılar tarafından yapılmasının yattığını belirtiyor. Mantolama yapılırken Türkiye’nin farklı bölgelerindeki ısı yalıtım ihtiyaçlarının da farklılık gösterdiğinin göz önünde bulundurulması gerekiyor.

KYK Yapı Kimyasalları Yönetim Kurulu Başkanı Onur Sürmeli, “Mantolama, ısıtma ve soğutma maliyetlerini azaltmasının yanı sıra binanın ömrünü uzatan bir uygulamadır. Aynı zamanda nem, küf, rutubet oluşumunu engelleme özelliğiyle sağlıklı yaşam alanları oluşturulmasında etkilidir. Tabii bütün bunlar mantolamanın doğru bir şekilde yapılmasıyla mümkün oluyor. Bugün Türkiye’deki 18 milyon konutun yüzde 88’inde ısı yalıtımı bulunmaması, yıllık 10 milyar TL civarında kayba yol açıyor. Bu kayıpların ve yanlış uygulamaların getireceği zararların önüne geçilmesi için mantolamanın performansı kanıtlanmış kaliteli malzemelerle, bu alanda deneyimli uygulamacı firmalar tarafından, binanın bulunduğu coğrafi koşullara uygun şekilde yapılması önemli” şeklinde konuştu.

Doğru bilinen 10 yanlış

-Mantolama yaptırmak çok pahalı.
Mantolama maliyeti, AB standartlarında üretilen, kaliteli ürünler kullanıldığında uygulama da dâhil olmak üzere metrekare başına yaklaşık 30-40 TL arasındadır. Mantolama, 3 yıl içerisinde kendini amorti eden, sonrasında da ciddi miktarda enerji tasarrufu sağlayan bir yatırımdır.

-Sıcak bölgelerdeki binalara mantolama yapılması gerekmez.
Binaların soğutulması, ısıtılmasından 1,5 kat daha fazla enerji gerektiriyor. Özellikle klima kullanımı düşünüldüğünde, enerji tasarrufu için sıcak bölgelerdeki binalara da mantolama yapılması gerekiyor. 2000 yılında yürürlüğe giren, TS 835 Isı Yalıtım Genel Teknik Şartnamesi’nde iller, iklim şartları göz önünde bulundurularak 4’e bölünmüş bulunuyor. Şartnamede ‘Isı Yalıtım Bölgelerinde Göre Tavsiye Edilen Toplam Isı Geçiş Katsayıları’ tablosu da yer alıyor.

-Daha ucuz malzeme kullanarak mantolama maliyetini düşürebiliriz.
Bu, teknik olarak doğrudur ancak faydalı olması açısından mantolamanın hangi ürünlerle yapıldığı büyük önem taşıyor. ‘Merdiven altı’ olarak tabir edebileceğimiz ürünler kullanılarak yapılan mantolama sonrasında ciddi sorunlar yaşanıyor ve maliyet daha da artıyor. İyi bir mantolama için birbiriyle uyumu ve performansı test edilmiş malzemelerin kullanıldığı paket sistemler tercih edilmelidir.

-Sürme esaslı yalıtım malzemeleri kullanabiliriz.
Isı Yalıtımı, ısı iletkenlik katsayısı düşük, belirli bir kalınlığa sahip malzemelerle yapılıyor. Kalınlık ve ısı iletkenlik katsayısı, ısı yalıtım performansını belirliyor. Dolayısıyla mikron seviyesindeki kalınlıkta uygulanan boyalarla ya da ısı iletkenlik katsayısı yüksek olan ve belirli bir kalınlıkta uygulamaya elverişli olmayan sıvalarla mantolama yapılması ve istenen ısı yalıtım performansına ulaşılması mümkün değildir.

-Binamızın duvarları gaz betonla örülü; mantolama yapmamıza gerek yok.
Gaz beton, bir yapı malzemesidir. Isı iletkenlik katsayısı yüksek olan bir yapı malzemesidir. Dolayısıyla duvarların tek başına gazbeton ile örülü olması istenen ısı yalıtımını sağlayamaz. Binalarda hangi yapı malzemesi kullanılırsa kullanılsın mutlaka ısı yalıtım malzemeleriyle yalıtım yapılmalıdır.

-Binamız yalnızca kuzey cepheden soğuk alıyor; güney cepheyi mantolamamıza gerek yok.
Mantolama tek cephe için yapıldığında ısı köprüleri oluşacağı için mantolanmayan cephelerde ısı kaybı devam eder. Binada ısı kaybı olmaması için tüm yapının çepeçevre mantolanması gerekiyor.

-Isı yalıtımını kendim yapabilirim.
Mantolama, ancak doğru yapıldığı zaman faydalarından yararlanılabilen bir uygulamadır. Konuyla ilgili deneyimi ve bilgi birikimi bulunmayan kişiler tarafından yapılması daha büyük zararlara yol açabilir.

-Binanın dış cephesinde mozaik, PVC gibi kaplamalar kullanılmış; mantolama yapmama gerek yok.
Kaplama malzemeleri ısı yalıtım malzemesi değildir. Ancak binanın dış cephesinde dekoratif bir görüntü elde etmek için kullanılabilecek malzemelerdir.
 
-Binamız dışarıdan su alıyor. Yüzeye sıva veya zift sürerek bu sorunu çözebiliriz.
Binada tesbit edilmiş bir su izolasyonu problemi yoksa aslında dışarıdan su alma gibi bir sorun da yoktur. Asıl sorun, binanın dış cephesinde ısı yalıtımı olmadığından, konutların içinde dolaşan su buharının kış aylarında soğuk olan duvara çarpmasıyla oluşan yoğuşma, diğer adıyla terleme problemidir. Bunun da tek çözümü binalarda dış cephe ısı yalıtımı yapılmasıdır.

-Mantolama zorunlu değil.
Binaların dış cephelerine mantolama yapılmasıyla ilgili yasal zorunluluk 2000 yılında 24043 sayılı resmi gazetede yayınlandı. Buna göre yeni yapıların hepsinde ısı yalıtımı yapmak zorunlu hale geldi. Ayrıca 2009 yılında yürürlüğe giren Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğine göre de mevcut yapılarda 2017 yılına kadar enerji kimlik belgesi alma zorunluluğu getirilmiş bu da ısı yalıtımı yaptırma gerekliliğini beraberinde getirmiştir.  

KYK Yapı Kimyasalları hakkında detaylı bilgi için http://www.kyk.com.tr/