Markalaşmaya ve markalaşmayı desteklemeye devam

“Türkiye’nin 2023 yılındaki 500 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşması için Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve markalaşmaya daha çok yatırım yapması gerek”

Markalaşmaya ve markalaşmayı desteklemeye devam

24 Mayıs 2013 / emlakwebtv
Dünyanın en kapsamlı marka geliştirme programı olan TURQUALITY®, dünyaca ünlü pazarlama ve marka teorisyenlerini Türk markaları ile buluşturduğu Vizyon Seminerleri’ne devam ediyor. Bu yıl yedincisi düzenlenen Vizyon Semineri’nin konuğu kısaca VG diye bilinen, strateji ve inovasyon konusunda dünyanın önde gelen uzmanlarından biri olan Vijay Govindarajan oldu. Kurumsal üst düzey eğitim alanında ilk 10 işletme profesörü arasında yer alan, dünyanın önde gelen iş stratejisi ve inovasyon uzmanı Profesör Vijay Govindarajan “Ters İnovasyon” temalı konuşmasında Türk markalarına, değişen dünyada büyüme fırsatlarını nasıl yakalayabileceklerini, artık sadece ihracat yapmanın yeterli olamayacağını ve dünya markası olma yolunda inovasyonun rolünü anlattı.

Çağlayan: “İnovasyon tersine işlemeye başladı”
TURQUALITY® Programı kapsamında yer alan şirketlerin yöneticilerinin global rekabet için gerekli yetkinliklere ulaşmasına destek olmak amacıyla düzenlenen Vizyon Semineri’nin açılış konuşmasını Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan yaptı. Uluslararası firmaların yeni ürünleri ve inovatif faaliyetleri, yüksek gelirli ülkelerde ortaya koyduktan sonra bu ürünleri düşük gelirli ülkelerde satışa sunduklarını hatırlatan Bakan Çağlayan, “Buna geleneksel inovasyon deniyor. Ters inovasyon ise bunun tam karşıtı. Yani inovasyonun düşük gelirli ülkelerde gerçekleştirilmesinden sonra yüksek gelirli ülkelerde satışa sunulduğu durumları tarif ediyor. Artık dünyada gelişmekte olan ülkelerin yıldızı yükseliyor. İlk kez 2012 yılında gelişmekte olan ülkeler dünya GSYİH’sının yarısına (40 trilyon dolar) ulaştı. Geldiğimiz noktada gelişmekte olan ülkeler dünyanın yükünü çekiyor ve dünya ekonomisine yön veriyor. İşte bu sebeple inovasyon tersine işlemeye başladı” dedi.

Vijan Govindarajan: “Ters inovasyon Türk şirketleri için çok önemli bir fırsat”
Yoksul insanların ulaşamadıkları ürün ve hizmetlere erişimlerinin basit ama kaliteli çözümlerle mümkün hale getirilmesine ve bunun daha sonra gelişmiş ülkelere ihraç edilmesine Ters İnovasyon adı verildiğini belirten Vijan Govindarajan, “Başta Türkiye olmak üzere Çin, Hindistan gibi ülkelerin önünde bu anlamda çok önemli bir fırsat var. Türkler çok zeki ve yaratıcı insanlar. Türkiye’deki yerel şirketler bu fırsatı avantaja dönüştürebilir. Bunu nasıl yapabileceğinize gelince: Yoksul insanların da zengin insanlar kadar ihtiyaç ve problemleri var. Bunları iyi analiz edip, çok daha az maliyetle çok daha fazla değer yaratabilecek çözümlerle milyonlarca insanı tüketici konumuna getirebilirsiniz. Üstelik bunu önce kendi ülkenizde yapıp sonra dünyaya pazarlayabilirsiniz. Ben Türk şirketlerinde bu potansiyeli görüyorum” dedi.

“Türkiye’de de başarılı inovasyon örnekleri var”
Türkiye’de başarılı inovasyon örneklerinin oldukça çok olduğunu belirten Bakan Çağlayan, “Pazar çeşitlendirmemiz buna iyi bir örnek. 2009 yılı ortasında kısa sürede yapılan planlama sonucu 4 yılda 43 milyar dolara yakın ek ihracat sağladık. Firma bazında baktığımızda ise aklıma gelen ilk örnekler Simit Sarayı ve Koton. 10 yıl önce simit sadece tezgahlarda satılırken, simit fırınları bugün yemek yenen yerlere dönüştü. Simit Sarayı bu başarılı inovasyon örneğini şimdi yurtdışına taşıyor. Koton ise alışverişten sıkılan erkeklerin mağazalarında vakit geçirebilecekleri alanlar tasarladı. İnovasyon gerekli çünkü artık her geçen gün daha fazla firmanın ve ürünün rekabetine sahne olan küresel piyasalarda, avantaj sağlayabilmenin en önemli koşullarından biri ürün farklılaştırması. Geçmiş dönemlerde fiyat avantajı ile rekabet gücümüzü koruyabilmiştik. Ama artık bu sektörlerdeki varlığımızı, rekabet avantajımızı sürdürülebilir hale getirmek için inovasyon, tasarım ve markalaşma konusunda hızlı bir gelişim göstermek zorundayız” diye konuştu.

Çağlayan: “Katma değerli ürün ihracatımızı artırmamız şart”
Bakanlık olarak Türkiye’nin dış ticaretinin birim fiyat analizini yaptıklarını ifade eden Bakan Çağlayan, “Bizim kilo fiyatlarımız ne, başka ülkelerin ne? Bizim nasıl değişmiş, onların nasıl değişmiş? bunların hepsini inceliyoruz. Tablo şu: Genel ihracatımızın birim fiyatı 2009’da 1.16 dolar, 2010’da 1.25 dolar, 2011’de 1.47 dolar, 2012 yılında ise ortalama 1.58 dolar olarak gerçekleşmiş. Yani ihracat birim fiyatımızda sürekli bir artış var ama fiziki olarak ihracatına ağırlık verdiğimiz ürünlerdeki gelirimiz son derece zayıf. Bu alanda harcadığımız emeği fiyatların ya da katma değerin görece yüksek olduğu ürünlerin üretimine kaydırmamız gerekiyor. Yani “katma değeri yüksek ürünlerde üretimimizi nasıl artırırız, ihracatımızı nasıl artırırız” buna bakmamız gerekiyor. Bunun için Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve markalaşmaya daha çok yatırım yapmamız lazım” diye konuştu.

Çağlayan: ”Teşvik yetmez, kamuoyu oluşturmamız gerekiyor”
Türkiye’nin 2023 yılı ihracat hedefinin olan 500 milyar dolar olduğunu hatırlatan Bakan Çağlayan, “Bu hedefi yükte hafif pahada ağır ürünlerin ihracatımızdaki payını arttırarak, yani özgün tasarımlı, yenilikçi ve markalı ürünler ihraç ederek gerçekleştirebiliriz. Bu kapsamda öncelikle Ar-Ge yatırımlarını artıracak tedbirler alarak, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Ar-Ge harcamalarının GSYİH’ye oranını aşamalı olarak artıracak ve 2023 yılında %3’e çıkaracağız. Yatırım-üretim-ihracat değer zincirinin tüm halkalarına yönelik oluşturduğumuz teşvik sistematiğimizi, Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve markalaşmayı özendirecek şekilde kurguladık ve uyguluyoruz. Ama sadece teşvik etmek yetmiyor. Ülkemizde bu konularda kamuoyu oluşturmak, farkındalığı artırmak da çok önemli. Bu yıl üçüncüsünü düzenlediğimiz Design Turkey Endüstriyel Tasarım Ödülleri, bugün burada katıldığımız TURQUALITY® Vizyon Semineri gibi etkinlikler bu farkındalığı oluşturmak için atılan önemli adımlar” dedi.

“Endüstriyel tasarım tescilinde Avrupa’da ilk üçteyiz”
Moda ve endüstriyel ürün tasarımı alanlarında faaliyet gösteren firmalara yurtdışı tanıtım, pazarlama, kira gibi geniş bir yelpazede destekler sunduklarını anlatan Bakan Çağlayan, “Türkiye son yıllarda tasarım konusunda önemli işler yapıyor. Bunun sonucunda da son birkaç yılda endüstriyel tasarım tescil başvurularında “Avrupa'nın en çok başvuru yapılan ilk 3 ülkesi” arasına girdik. Ülkemizde yapılan tasarım tescil başvuru sayısı 2010’da 31 bin, 2011’de 36 bin 578, 2012’de 41 bin 220’ye ulaştı. 2010’da 8 bin 343 olan patent tescil başvurusu sayımız 2011’de 10 bin 241, 2012’de ise %13 artarak 11 bin 599’a ulaştı. Bu artışta Ar-Ge yatırımlarındaki artışın katkısı büyük. 2011’de Ar-Ge harcamaları 6,7 milyar dolara ulaştı. Böylece Ar-Ge harcamaları GSYİH'nin binde 8,6'sına yükseldi. Ama hedefimiz 2023’te yüzde 3’e çıkarmak” dedi.

Çağlayan: “TURQUALITY klasik bir devlet yardım programı değil”
Katma değerli ürünün aynı zamanda belirli bir marka değeri olan ürün anlamına geldiğini vurgulayan Bakan Çağlayan, “Türkiye’nin de markalaşması olarak gördüğümüz bu yolculukta Bakanlığımızın markalaşmaya verdiği önemi ve destekleri hepiniz biliyorsunuz. TURQUALITY® Programı bu alanda Amiral Gemimiz. TURQUALITY® bugün itibariyle 90 firmamızın 102 markası ile kapsama dâhil olduğu, birçok markamızın ise programa girmek için yoğun çaba gösterdiği en iyiler kulübü haline geldi. TURQUALITY® adeta bir prestij ligi. TURQUALITY® Programı’na hazırlık süreci olarak düşünebileceğimiz Marka Programı’mız kapsamında ise 41 firmamızın 44 markası bir üst lige çıkmak için antrenman yapıyor” diye konuştu. Bakan Çağlayan, “TURQUALITY® Programı’nda yer alan firmalarımızın 2012’de sadece destek kapsamındaki markalarıyla yaptıkları ihracatın birim fiyatı 3,28 dolar olmuştur. Bu, marka olmanın, markalı mal satmış olmanın ortaya koyduğu katma değerdir. Bu bize şunu gösteriyor, markalaşmaya devam, markalaşmayı desteklemeye sonuna kadar devam” diye konuştu.

Çağlayan: “Bölgesel anlamda lider markalarımız oluşmaya başladı”
Küresel anlamda, henüz en değerli marka listelerinde ilk 100’de, ilk 500’de Türk markaları olmadığını anlatan Bakan Çağlayan şunları söyledi: “Ama bölgesel anlamda lider markalarımız oluşmaya başladı. Ancak, bizim kazandırdığımız vizyon ile bu hedefe er veya geç ulaşacağımıza yürekten inanıyorum. Çünkü marka olmak ve markalaşmak uzun vadeli, sabır isteyen bir yatırımdır. Biz de Bakanlık olarak her zaman sizin yanınızda olacağız, bu yolculukta size her türlü desteği vereceğiz.”

 


Etiketler:

Benzer Haberler

Kartal'da ikinci riskli binanın yıkımı başladı

Kartal'da ikinci riskli binanın yıkımı başladı

Bakan Kurum'dan Kapadokya inşaatları açıklaması

Bakan Kurum'dan Kapadokya inşaatları açıklaması

İnşaat Sektörü Güven Endeksi'nde tarihi düşüş

İnşaat Sektörü Güven Endeksi'nde tarihi düşüş

Çanakkale depremi öncü değil, uyarıcı...

Çanakkale depremi öncü değil, uyarıcı...

Güncel Konut Kredisi Faiz Oranları: En uygun kredi teklifleri

Güncel Konut Kredisi Faiz Oranları: En uygun kredi teklifleri

Murat Kurum: Türkiye'deki binaların yüzde 30'u riskli

Murat Kurum: Türkiye'deki binaların yüzde 30'u riskli

Ordu'da 7 riskli ev tahliye edildi

Ordu'da 7 riskli ev tahliye edildi

2019 demir yolu yatırımlarının yılı olacak

2019 demir yolu yatırımlarının yılı olacak

Binanızın sağlamlığını ölçmede kullanabileceğiniz 7 kriter

Binanızın sağlamlığını ölçmede kullanabileceğiniz 7 kriter

İstanbul Valiliği 'afet riski' taşıyan alanların tespiti çalışmalarına başlıyor

İstanbul Valiliği 'afet riski' taşıyan alanların tespiti çalışmalarına başlıyor

İnşaat maliyet endeksi 1 yılda yüzde 25.65 arttı

İnşaat maliyet endeksi 1 yılda yüzde 25.65 arttı

İstanbul Banliyö Hattı Son Durum:  Test sürüşü yapıldı

İstanbul Banliyö Hattı Son Durum: Test sürüşü yapıldı

Mersin Millet Bahçesi'nin ihalesi yapıldı

Mersin Millet Bahçesi'nin ihalesi yapıldı

Çamlıca Camii son durum: Cami tamam, külliye için geri sayım

Çamlıca Camii son durum: Cami tamam, külliye için geri sayım

İstanbul Havalimanı'ndan 4 yeni uçuş

İstanbul Havalimanı'ndan 4 yeni uçuş

Yapı ruhsatlarında tarihi düşüş

Yapı ruhsatlarında tarihi düşüş

AVM sayılarındaki büyüme sürüyor

AVM sayılarındaki büyüme sürüyor

Konut stokunun yüzde 40'ı İstanbul'da

Konut stokunun yüzde 40'ı İstanbul'da

Kanal Edirne'de sona doğru

Kanal Edirne'de sona doğru

İstanbul Havalimanı metrolarının imar planlarına onay

İstanbul Havalimanı metrolarının imar planlarına onay

Yabancıya satışta olumlu rüzgar sürüyor

Yabancıya satışta olumlu rüzgar sürüyor

EN ÇOK OKUNANLAR