Milli Gelir'in 8'de 1'ini inşaat malzemeleri sektörü yarattı

Türkiye İMSAD Başkanı Ferdi Erdoğan , 2016 yılı itibarıyla 862 milyar dolarlık Milli Gelir içinde inşaat malzemeleri sanayiinin payının 106 milyar dolar seviyesinde olduğunu söyledi.

Milli Gelir'in 8'de 1'ini inşaat malzemeleri sektörü yarattı

Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan inşaat malzemeleri sektörünün toplam Milli Gelir içinde önemli bir paya sahip olduğunu söyledi. Türkiye İMSAD tarafından gerçekleştirilen 8. Uluslararası İnşaatta Kalite Zirvesi'nde söz alan Erdoğan, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2016 yılında 862 milyar dolar olarak açıklanan toplam Milli Gelir'in 106 milyar dolarlık kısmının inşaat malzemeleri sanayii tarafından yaratıldığını söyledi.

Türkiye nüfusunun yüzde 7.5'i bu sektörle ilgili

Türkiye İMSAD'ın bugün itibarıyla 32 sektör derneği ve 83 büyük sanayi kuruluşu ile birlikte 21 binden fazla noktada satış ağına ulaşan bir gücü temsil ettiğini de vurgulayan Erdoğan: "İnşaat malzemesi sektörü, 2016 yılında 15,2 milyar dolar ile Türkiye'nin ihracat lideri sektörleri arasında yer alıyor. Bu ihracatın yüzde 75’i Türkiye İMSAD üyelerince gerçekleştiriliyor. TÜİK’in son verilerine göre, 2016 yılında 862 milyar dolar Milli Gelir içerisinde, inşaat malzemeleri sanayisinin payı 106 milyar dolar. Yaklaşık 1,5 milyon çalışanı istihdam eden Türkiye İMSAD üyeleri, ailelerle birlikte toplam nüfusun yüzde 7,5’i ile doğrudan ilgili bir sektörü temsil ediyor.” ifadelerini kullandı. 

 

Milli Gelir'in yaklaşık 8'de 1'ini inşaat malzemeleri sektörü yarattı

 

Dünyanın değişen kavramlarına uyum zorunluluğu

Erdoğan, inşaat malzemesi sektörünün, Türkiye ekonomisi için büyük önem taşıyan toplam üretim, dış ticaret hacmi ve istihdamdaki payın ek olarak stratejik sektörlerle ilişki bağlamında da büyük önem taşıdığını vurgulayarak, teknolojik gelişimin sektöre uygulanmasının önemine vurgu yaptı. Akıllı bina, yeşil bina, pasif evler, akıllı kentler gibi kavramların dolaşımda olduğu dünya konjonktüründe inşaat malzemesi sanayiinin  üretim, lojistik, tasarım ve uygulama anlamında bu ekosisteme uyum sağlama zorunluluğu içinde bulunduğunu da dile getiren Erdoğan: “Dijital platformların ve uygulamalarının projelere entegre edilmesi, bu entegrasyon için gerekli dataların yatay entegrasyonu ile gerçekleşecektir. Yani tedarikçi-üretici-iş ortakları-bayiler-distribütörler-yapı marketleri-mimarlar-mühendisler-müteahhitler-ustalar-nihai kullanıcılar aracılığı ile toplanıp bilgiye dönüştürülmesi ve geleneksel süreçlerin, hedeflerin optimize edilmesinden bahsetmekteyiz. Geleneksel malzeme seçiminden; veri üreten çağdaş, yenilikçi, hafif, çevreyle barışık malzemelere geçişten, tasarımda ve mühendislikte dijital entegrasyondan, evin içinde dolaşmak yerine müşterinin aklında fikrinde dolaşmaktan söz etmekteyiz.” ifadelerini kullandı. 

Madencilikten montaja inşaat sektörü

İnşaat sektörünün, madencilik alanından başlayan ve montaj aşamasında son bulan entegre bir sektör olduğunu da belirten Erdoğan, sistemin merkezinde konumlanan üretimin akıllı depolama, taşıma ve fabrikalarda gerçekleştirmenin yeterli olamaycağının altını da çizerek: "İşin başında kazma-kürek ile madencilik, sonunda mala, çekiç, anahtar ile uygulama var. Dolayısıyla, biz sanayiciler için hayaller dijital iken, müşteriler için gerçekler manuel’dir. İnşaat sektöründe dijital dönüşümü ne tek başına müşteri odaklı yatırımlar, ne de tek başına teknolojik yatırımlar sağlayacaktır. Henüz makine-makine ya da makine-sistem etkileşimi planlanırken, insan-sistem-makine etkileşiminin yol haritası düzgün çıkartılmalıdır. Bilgi paylaşımına mesafeli yaklaşan bayi-distribütör-tali bayi-uygulamacılarla birlikte ekonominin büyük kısmını üstlenen OSB’ler, KOBİ’ler ve ayrıca uygulamacı ustalar, önce eğitilmeli, kayıt içine alınmalı, sonra sisteme entegre edilmelidir” dedi.