Mimarlar Odası’ndan kamuoyuna açıklama

3 Mart 2013 tarihinde Ağaoğlu’nun Dubai’de yaptığı açıklamaların üzerine Mimarlar Odası bir açıklama yayınladı

Mimarlar Odası’ndan kamuoyuna açıklama

5 Mart 2013 / emlakwebtv

TMMOB Mimarlar Odasi Genel Merkezi’nin yaptığı açıklama şu şekilde;

Son yıllarda uzman kuruluşlar ve toplum tarafından “doğa ve tarih yağması” olarak nitelenen süreçte başı çeken bu şahıs tarafından fütursuz bir şekilde dile getirilen; “bilim, hukuk ve demokratik normlar” bakımından ciddiye alınması mümkün olmayan ve “saldırgan uslup” nedeniyle değerli kamuoyumuza açıklama yapmak gereği duyulmuştur.

Mimarlar Odası’nın ve sözü edilen davaların muhatabı Ağaoğlu değildir !

Daha önce yeşil, ortak donatı ve konut alanından merkezi iş alanına dönüştürülen Ataşehir Bölgesine ilişkin ve son olarak kamuoyunda “Maslak 1453 Projesi” olarak bilinen “askeri alan ve askeri güvenlik bölgesini” “konut alanı” ilan ederek yapılaşmaya açan imar planlarına, bu planları yapan Toplu Konut İdaresi Başkanlığı aleyhine dava açılmıştır. Planları yapan idarelere karşı açılan davalarda yargı; “imar planlarını kamu yararına, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına” aykırı bularak iptal etmiştir. Özellikle “Maslak 1453 Projesi”nin gerçekleştirilmesine izin veren planlara ilişkin olarak yargı kararının; üst ölçek plan kararlarına uygun olmadığı, bu yerlerin konut alanına açılmasının deprem kuşağında yer alan İstanbul için risk taşıdığı, bölgenin doğal yapısının bozulacağı ve su kaynaklarının kirleneceği, planlanan alanın yanında yer alan orman alanının yapılaşma baskısına maruz kaldığı, mevzuat gereği alınması gereken kurum görüşlerinin plana aktarılmadığı” şeklindeki gerekçesi, Odamızın bu planları yargıya taşımasındaki haklılığını açık bir şekilde göstermektedir.

Dava açmak demokratik hukuk devletlerinde anayasal bir haktır !

Mimarlar Odası kurulduğu 1954 tarihinden bu yana “kentlerin kimlikli, planlı ve sağlıklı gelişmesini” savunmuş ve bu yolda yoğun emek harcamaktadır. Bu çerçevede “Maslak 1453 Projesi” nin gerçekleştirilmesine izin veren imar kararında olduğu gibi, ülkemizin doğal ve kültürel değerlerinin yok olmasına, sağlıksız ve düzensiz kentleşmeye yol açacak şehircilik bilimine ve kamu yararına aykırı olan plan ve uygulamalara karşı davalar açmış ve açmaya devam etmektedir.

Hazırlanması aşamasında demokratik katılımcı yöntemler izlemek yerine halkı, sivil toplumu, Meslek Odalarını dışlayan, verilen görüşleri veya yapılan itirazları dikkate almayan yönetimlerin; kamu yararına, şehircilik ilkelerine, bilime ve hukuka aykırı imar kararlarına karşı yargıya başvuru hakkını kullanmaktan başka seçenek kalmamaktadır.

Yargı kararlarından çıkarları etkilenen söz konusu gayrımenkul ve inşaat şirketi sahibi tepkisini; anayasal ve yasal dava açma hakkını kullanan Odamızın bu girişimlerine “yargı çanak tutuyor” şeklinde, yargıyı da töhmet altında bırakan suç niteliğinde sözler sarfedecek kadar ileri taşımakta bir sakınca görmemektedir.

Odamızın çalışmaları ve bütçesi yasalara uygun olarak saydam bir şekilde gerçekleşmekte ve denetime açıktır !

Mimarlar Odası 6235 sayılı TMMOB Kanunu ile kurulmuş olup, faaliyetlerini yasa ve yönetmeliklere göre sürdürmektedir. Bütçesi, gelir ve giderleri bu esaslara uygun olarak gerçekleşmektedir. Meslek kuruluşlarına öteden beri önyargısı olan bir kesimin politik bakış açısının ürünü olan bu asılsız ve mesnetsiz sözler, her yönüyle şeffaf, üyelerinin katılımı ve denetimine açık olan Meslek Kuruluşlarını karalama ve hedef göstermeden başka bir anlam taşımamaktadır.

Demokratik düzenin vazgeçilmez unsurlarından olan Sivil-Demokratik Toplum Kuruluşlarını ve Meslek Kuruluşlarını “kapatma”ya davet eden, Odamıza ve yöneticilerine hakaret içeren bu yakışıksız açıklamalar nedeniyle her türlü yasal girişimde bulunulacaktır. Bu vesile ile hukuka ve demokrasiye inanan Odamızın kamu ve toplum yararına çabalarını kararlılıkla sürdüreceğini bir kez daha değerli kamuoyumuza saygı ile duyuruyoruz.

MİMARLAR ODASI
Merkez Yönetim Kurulu”