Müteahhit sayısı sektörün geleceğini tehdit ediyor

Avrupa genelinde faaliyetlerini sürdüren müteahhit sayısı 20-30 bin arasındayken, Türkiye genelindeki sayının 330 binlere yaklaşması sektörde baskı yaratmaya başladı. Markalı konut üreticileri sürecin düzenlenmesinin şart olduğu görüşünde birleşiyor

Müteahhit sayısı sektörün geleceğini tehdit ediyor

Türkiye genelinde faaliyet gösteren müteahhit sayısının 330 binlere varan düzeyi, konut sektöründe rekabet, alıcılarla ilişkiler, finansman ve teslimat gibi kategorilerde giderek büyüyen bir risk faktörü oluşturmayı sürdürüyor. Markalı konut üreticileri, sektöre bu kontrolsüz girişin hızlı biçimde düzenlenmesi gerektiğine dikkat çekerken, aksi halde iflasların başlayacağına vurgu yapıyor. Dünya Gazetesi'nde Leyla İlhan'ın haberine göre Almanya'da 3 bin 800, tüm Avrupa'da ise 20-30 bin arasında müteahhit faaliyet gösterirken, yalnızca İstanbul Ticaret Odası'na kayıtlı müteahhit sayısı 60 bin adet seviyelerinde. Tahminler Türkiye genelinde müteahhitlik yapan kişi ve kurum sayısının 330 bin adet seviyesine ulaştığı yönünde...

Elmas: '50 daire yapmamış, 1.000 dairelik projenin altına girmiş'

Teknik ve sermaye yeterliliği açısından büyük problemler taşıyan çok sayıda girişimin müteahhitlik alanında faaliyet göstermesini eleştiren KONUTDER Başkanı Altan Elmas: "Sermaye ve teknik yeterliliği bulunmayanların bu işlere balıklama girmesine karşıyız. Bu zamana dek 50 daire inşa etmemiş insan, 1.000 dairelik bir projenin altına girmemeli..." ifadelerini kullandı.

Yılmaz: 'Cebinde parası yok, müteahhitlik yapmaya çalışıyor'

DAP Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz da, cebinde parası olmadığı halde konut yapımına başlayan, ruhsat alır almaz da satış yaparak binayı yapmaya girişenleri eleştirerek: "Ama işler yolunda gitmeyince ortaya kötü bir tablo çıkıyor. Adam benim 15 yıl önce ürettiğim maliyete proje satıyor. Bu tabiata aykırı..." ifadelerini kullandı. Ziya Yılmaz, bu konunun acil bir biçimde düzenlenmeye ihtiyaç duyduğunu ve 2008 yılında Dubai'de de benzer bir kriz yaşandığını hatırlatarak: "Burada da devam eden binalar yarıda kalmasın diyerek önce ruhsatlar durdurulmuştu. Bizde ise ruhsat durdurma yerine, ilçe ve il belediyelerinin süreci takip etmesi gerek. Bu süreç doğru yönetilmeli, aksi halde iflaslar olacak..." dedi. 

Yenigün: 'Müteahhitliğin tanımını yapın'

Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Mithat Yenigün de doğru bir denetim mekanizmasıyla bu sorunların önüne geçilmesinin mümkün olduğunu söyledi. Sağlıklı denetim ile işini doğru yapmayanların piyasadan döküleceğini vurgulayan Yenigün: "Her fırsatta yetkililere, müteahhitleri iyi denetleyin, diyoruz. İş tanımının yapılması ve herkesini istediği gibi müteahhit olamaması gerek. Biz Türkiye Müteahhitler Birliği olarak, son yıllarda müteahhitliğin tanımının yapılması için baskı yapıyoruz. Nasıl herkes mühendis, avukat olamaz, müteahhitlik de öyle..." şeklinde konuştu. Yenigün müteahhitlik sektöründe deneyimin önemine de dikkat çekerek: "Hiç bir ilgisi yok. İmar değişikliği sonrasında arsası değer kazanan adam müteahhitlik yapıyor. Kimse müteahhitlik yapmasın ya da sadece bunlar yapsın diyemeyiz. Ama işini iyi yapanlar yapsın, diyoruz..." ifadelerini kullandı. 

Çelik: 'Markalı firma yüzde 30 iken, sen nasıl yüzde 60 veriyorsun?'

Sinpaş Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çelik de farklı sektörlerden herkesin rahatlıkla giriş yaptığı müteahhitlik alanında çok sayıda problemin var olduğunu vurgulayarak: "Sektörün içinde yıllardır faaliyet gösteren markaların işleri bozuluyor. Markalı firma yüzde 30 kat karşılığı aldığı araziyi, dışarıdan gelen biri yüzde 60 oranla hiç düşünmeden alıyor. Satarsa iyi... Ya satamazsa sektör darbe yiyor. Satamazsa işçilerin parasını da, malzemenin parasını da ödeyemeycek. Çok daha önemlisi konut sattığı bir kaç kişiyi de dolandırmış olacak.." dedi. Çelik, müteahhit enflasyonunun sektör için büyük problem yarattığına dikkat çekerek: "Bizler gibi ciddi ve kayıtlı çalışan firmaları sıkıntıya sokuyorlar..." dedi.