Peki ya atıklar ne olacak?

Sektörel Fuarcılık, "Kentsel Dönüşüm Sürecinde Geri Kazanım ve Atık Yönetimi" konulu bir panel düzenledi

Peki ya atıklar ne olacak?

21 Eylül 2012 / emlakwebtv
IWES 2012 4. Atık Teknolojileri Sempozyumu ve Sergisi öncesinde, Sektörel Fuarcılık, Mimar ve Mühendisler Grubu'nun destek ve katkıları ile, "Kentsel Dönüşüm Sürecinde Geri Kazanım ve Atık Yönetimi" konulu bir panel düzenledi.
Panele, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü Atık Yönetimi Dairesi Başkanı Ahmet Varır, Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özgür Çakır, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Dr. Cevat Yaman ve DİSAN Genel Müdürü Hayrettin Can katıldı.

Kentsel dönüşümün çevreye etkileri
Kentsel Dönüşüm sürecinde ortaya çıkacak olan hafriyat ve inşaat yıkıntı atıklarının çevreye zarar vermeden toplanması, biriktirilmesi, taşınması, geri kazanılması ve buna ilişkin teknik idari esasların belirlenmesi konularının ele alındığı panelin moderatörlüğünü MMG Genel Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Ömer Faruk Kültür yaptı.       

Kentsel Dönüşümde katı atıklara dikkat edilmeli   
MMG Genel Başkan Yardımcısı Kadem Ekşi hükümetin çıkardığı kentsel dönüşüm yasasının 2023 vizyonunda güvenli bir gelecek, güvenli kentler oluşturulması konusunda büyük öneme sahip olduğunu söyleyerek, bu süreci etkin kullanmanın önemine dikkat çekti. MMG olarak kentsel dönüşüm sürecinde sağlıklı bir düzenleme için yapıcı çalışmalar yaptıklarını kaydeden Ekşi; “Bilim, teknoloji, imar, şehircilik, deprem ve kentsel dönüşüm konuları ışığında, katı atık konusunun özellikle de kentsel dönüşüm sürecindeki katı atıklar ve geri kazanımının, ülkemizde sağlıklı bir çevre yapılanması, sürdürülebilir yaşam sahalarının inşa edilmesi noktasında son derece önemli” dedi.

Kentsel dönüşümün atık bertaraf maliyeti 400 milyar dolar
Kentsel dönüşüm sürecinde mevcut yapı stokunun yüzde 50’sinin geri dönüşümünün sağlanacağını ifade eden Ekşi, 400 milyar dolarlık bir yükün de bununla birlikte geleceğini sözlerine ekledi. Ülke için çok önemli bir kaynağın, bir neslin bile tam olarak yaşayamadığı evlerini dönüştürmek için harcanmasının kafalarda soru işareti bıraktığını söyleyen Ekşi ayrıca; “Bu süreci, çevre ve insan odaklı, insanı merkeze alan bir yaklaşımla en iyi şekilde başaracağımıza inanıyorum. MMG olarak da dönüşümün son derece çevre ve insan odaklı olması gerektiğini ve bu alt yapı süreci içerisinde konuyu önemsiyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.       

Atıkları düşünmediysek dönüşüme hiç başlamayalım
Panelin moderatörü MMG Genel Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Ömer Faruk Kültür, kentsel dönüşüm sürecinde harcanacak olan 400 milyar dolarlık bir kaynağın önemine vurgu yaparak şöyle konuştu:
“GAP Projesinin bedeli 33 milyar dolar ve henüz daha GAP Projesi bitmedi. Çevre konusu çok ciddi bir iş olmakla birlikte, biz yanlış bir kanı olarak çevre konularını amiyane bir tabirle zurnanın son deliği olarak telakki ediyoruz. Kentsel dönüşüm sürecinde atıkları nasıl değerlendireceğimizi ve nasıl düzenleyeceğimizi düşünmediysek, bence bu işe hiç girmememiz gerekir”.     

Yeni yönetmelik şart   
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü Atık Yönetimi Dairesi Başkanı Ahmet Varır, hafriyat ve inşaat yıkıntı atıklarının düzenlenmesi ve geri dönüşüm konusundaki yönetmeliğin tam olarak ihtiyaçlara karşılık veremediğini kaydetti. Varır, hafriyat ve yıkıntı atıklarına ilişkin yasal düzenlemenin 2005 yılında yürürlüğe girdiğini ve hala yürürlükte olduğunu söyledi.     

Yılda 125 milyon ton hafriyat bertaraf ediliyor   
Türkiye’de her yıl 125 milyon hafriyat toprağını yeniden kazanmaya ve üretmeye çalıştıklarını belirterek, “Kentsel dönüşüm çalışmalarıyla birlikte bu miktarda ciddi bir artış olacak. İnşaat yıkıntı atıklarında son durum ne diye bakacak olursak yıllık olarak 4 ila 5 milyon ton civarında bir atık olduğunu düşünüyoruz” dedi. Varır ayrıca yeni yönetmelik ve değişiklik taslağı çalışmalarına başladıklarına dikkat çekerken; “Mevcut yönetmeliğimiz bu yükü kaldıracak durumda değil. Özellikle inşaat yıkıntı atıklarının geri kazanımı konusunda mevcut yürürlükte olan yönetmelik tabir-i caiz ise birazcık soft kaldı. Yani zorlayan, ortaya net hükümler koyan bir yönetmelik değil. O noktada bu yönetmeliği değiştirme planı içerisine girdik. Geri dönüp 37 maddeden oluşan, şu anda taslak olduğu için 1-1, 1+ ve 5 ekten oluşan bir çalışma yapılmış durumda. Yönetmeliğin amacı hafriyat toprağından başlayarak, inşaat yıkıntı atıklarına kadar genel çevre politikaları çerçevesinde bu atıkların çevreye zarar vermeden toplanması, biriktirilmesi, taşınması, geri kazanılması ve buna ilişkin teknik idari esasların belirlenmesini kapsamaktadır” diye sözlerini noktaladı.   
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Dr. Cevat Yaman, “İstanbul’da Hafriyat ve İnşaat - Yıkıntı Atıkları” başlıklı sunumunda önceki dönemde denetim ve idari yaptırım yetkileri olmadığı için bu atıkların İstanbul’a gelişigüzel atıldığını belirten Yaman, bugün artık hafriyat atıklarının düzenli bir şekilde depolandığını aktardı. Hafriyat ve inşaat yıkıntı atıklarını taşıyacak kamyonların Hafriyat Toprağı ve İnşaat/Yıkıntı Atıkları Taşıma İzin Belgesi almaları gerektiğine dikkat çeken Yaman; bu belgeyi alabilmeleri için araçların belirli niteliklere sahip olması gerektiğinin altını çizdi.

Fazla atık ekonomi için tehlike
Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özgür Çakır, inşaat atıklarının genelinin beton olduğunu, betonun yapısında ise yüzde 80'lere varan bir seviyede "agrega" adını verdikleri malzemenin bulunduğunu belirtti. Agregaların doğal kaynak olduklarını açıklayan Çakır, yakın gelecekten agregaların tükenmesi durumunda inşaat sektörünün zorlanacağını ifade etti. Kentsel dönüşümün de başlanmasıyla yakın gelecekte agregaların depolanmasının çok mühim bir konu olduğunu belirten Çakır, atık miktarının çok fazla miktarda olması, sürdürülebilir bir büyümede ülke ekonomisi için büyük problem yaratan bir durum olduğunu söyledi. Geri kazanılmış malzemelerin kullanılamadığı zaman, bizlerin sürdürülebilir bir büyümeden bahsetmemizin mümkün olmadığının altını çizen Çakır, gelişmiş ülkelerin doğal kaynaklarının olamamasına rağmen, geri kazanılmış malzemeyi çok iyi kullanabildiklerini söyledi. Çakır, kentsel dönüşümün başlanmasından ötürü yüksek miktarda atık beklediklerini, bu atıkların kesinlikle geri dönüşüme hazırlanması ve bu hazırlıkların bir plan dahilinde yapılması gerektiğinin belirtti.

Geri dönüşüm yıkımdan önce başlamalı
DİSAN Başkanı Hayrettin Can ise geri dönüşüme, binaların yıkımından önce başlandığını, yıkılmadan önce tahtaların, pencere ve kapıların, metal eşyaların, kabloların ve tehlikeli maddelerin öncelikle ayrıştırıldığını, ardından binanın sadece beton yığınını parçalayarak, ve beton parçalarından da agregaları ayrıştırarak dönüşüme hazır hale getirdiklerini anlattı.
Geri dönüşüme hazırlanılan agregaların elde edilmesinin zahmetli bir iş olduğuna da değinen Hayrettin Can, geri kazanılmış atık sahalarının daha fazla yapılması gerektiğinin altını çizdi. Kentsel dönüşümde en fazla bizlere geri dönüşüm sahalarının fazlalaştırılmasının önemini henüz kavrayamadığımız için, geri dönüşüme yeteri kadar yatırım yapılmadığına değinen Hayrettin Can, kendilerinin geri dönüşümü önemsediklerini, geri dönüşümde bu ülkenin ekonomisi için sermayelerin bulunduğunu belirtti.
Dünyada ve Türkiye’de her yıl hızla büyüyen geri dönüşüm ve atıkları yeniden ekonomiye kazandırma yatırımları IWES 2012’nin odak konuları arasında yer alıyor. Bu alanda özellikle belediyelerin yaptığı yatırımların arttığı gözlenirken bu yılki IWES 2012 ana temalarından biri ise belediyelerin ekonomiye yarattıkları katma değer olacak.