Su yalıtımı olmayan binalar depreme yenik düşüyor

“Kentsel dönüşümle birlikte yıkılıp yeniden yapılacak binalara su yalıtımı uygulanırsa depremden korunmak adına çok önemli bir adım atılacak”

Su yalıtımı olmayan binalar depreme yenik düşüyor

28 Şubat 2013 / emlakwebtv
Ülkemizde her yıl 1-7 Mart tarihleri arasındaki hafta ‘Deprem Haftası’ olarak anılıyor. Depremlerde can güvenliğini sağlamak için alınacak bireysel tedbirlerin başında ise binalara su yalıtımı yaptırmak geliyor. BİTÜDER, sağlıklı su yalıtımının binalar için depreme karşı kalkan görevi gördüğünü belirterek mevcut ve yeni yapılacak tüm binalarda su yalıtımı yaptırmanın önemine dikkat çekiyor.

Deprem Haftası dolayısıyla açıklamada bulunan Bitümlü Su Yalıtımı Üreticileri Derneği (BİTÜDER) Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Karahan basit önlemlerle depremin yıkıcı etkilerine karşı mücadele edebileceğimizi vurgulayarak şunları söyledi: “Ülkemizde peş peşe yaşanan depremlerdeki acı kayıplarımız, ‘Türkiye depremlerde neden bu kadar çok kayıp veriyor?’ sorusunu sormamıza yol açtı. Toplumda çok bilinmese de depremlerin yol açtığı büyük yıkımların en önemli nedeni korozyon. Korozyon, herhangi bir yoldan binaya sızan suyun donarak veya kimyasal tepkimelere girerek donatının özelliğini yitirmesine ve binanın taşıyıcı sisteminin zayıflamasına neden oluyor.”

Korozyonun yıkıcı etkileri hakkında bilimsel raporlar ışığında bilgi veren BİTÜDER Başkanı Burhan Karahan: “İstanbul’da 1999 depreminin ardından Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı araştırma sonucunda depremlerdeki yıkımların en önemli nedeninin korozyon olduğu raporlandı. İstanbul’da 1999 depreminin ardından incelenen 55 bin 651 konut ve işyerinin yüzde 79’u hasarlı bulundu. Bu binaların yüzde 64’ünde korozyon tespit edildi. Bu da söz konusu binalarda su yalıtımı olmadığı için taşıyıcı sistemlerindeki demirlerin çürümüş olduğu anlamına geliyor. Su yalıtımsız bir bina 10 yıl sonra taşıma kapasitesinin yüzde 66’sını kaybediyor. Türkiye geneline baktığımızda 19 milyon konut olduğu ve bunların 6,5 milyonunun deprem açısından riskli bina statüsünde bulunduğunu görüyoruz. İstanbul’un, 19 ilçesinde son yapılan incelemelere göre 700 bin binanın 300 bininin riskli bina sınıfında olduğu ortaya çıktı. Bu rakamlar çok çarpıcı ve aynı zamanda su yalıtımının zorunlu olmasının gerekliliğini ortaya koyuyor.”

Su yalıtımının maliyeti bina maliyetinin sadece yüzde 3’ü
Kentsel dönüşüm sürecinin su yalıtımlı binaların sayısını artırmak için çok iyi bir fırsat olduğunu söyleyen Burhan Karahan, “Ülkemizdeki binaların yüzde 85’inde su yalıtımı maalesef yok. Kentsel dönüşüm bu açıdan iyi değerlendirilirse çok iyi bir fırsat olacak. Su yalıtımı henüz binalarda zorunluluk olmadı; ancak kentsel dönüşümle birlikte yıkılıp yeniden yapılacak bu binalara su yalıtımı uygulanırsa depremden korunmak adına çok önemli bir adım atılacak. Su yalıtımı sanıldığı gibi pahalı bir uygulama da değil, toplam bina maliyetinin sadece yüzde 3’ünü ayırarak binanın daha güvenli ve sağlam olmasını sağlayabiliyorsunuz. Su yalıtımının depreme karşı binayı koruduğu da düşünüldüğünde kesinlikle ek bir maliyet olarak görülmemeli” diye konuştu.

BİTÜDER Başkanı, su yalıtımı yaptırırken dikkat edilmesi gereken noktaların altını da şu şekilde çizdi: “Kalitesiz standart dışı malzemelerle yapılan su yalıtımı uygulamalarının kısa bir süre sonra işlevini yitireceği ve beklenen sonuçları doğurmayacağı açık. BİTÜDER olarak su yalıtımı uygulamalarında zemine en uygun ürünün kullanılması gerektiğini vurguluyoruz. Bu noktada birçok zeminde bitümlü su yalıtımı örtüleri büyük avantajlar sunuyor. Su yalıtımı örtülerini seçerken ise mutlaka CE Belgesi bulunan kaliteli ürünler tercih edilmeli ve uygulama işin uzmanları tarafından yaptırılmalı.”