Taksim'de tarihi mola

Taksim Yayalaştırma Projesi kapsamında yapılan çalışmalar, Taksim Kışlası'na ait olduğu tahmin edilen tarihi kalıntılar bulunması nedeniyle durduruldu

Taksim'de tarihi mola

27 Şubat 2013
İstanbul Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Emre Bilgili, Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi çalışmaları sırasında, asfalttan 60-70 santimetre aşağıda, 80 santimetre çapında tarihi kalıntılar bulunduğunu söyledi.
Yetkililerin haber vermesi üzerine İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Zeynep Kızıltan ile kazı alanına gittiklerini ve incelemelerde bulunduklarını anlatan Bilgili, şunları kaydetti:
''İlk gözlemlere göre, iki ihtimal üzerinde duruyoruz. Bu su gideri Taksim Kışlası'na ait bir su gideri olabilir. Maksem'den kaynaklanan bir su yolu da olabilir. Ama daha çok Taksim Kışlası'nın atık su gideri ihtimali üzerinde duruyoruz. Bunlar ilk tespitler. Koruma Kurulu raportörleri sabah bizimle kazı alanına geldi, raporlarını tuttu. Koruma Kurulu yarın toplanacak ve bu konuya görüşecek. Koruma Kurulu üyeleri, su giderini yerinde görmek isteyebilir. Koruma Kurulu'nun vereceği karar doğrultusunda Arkeoloji Müzeleri çalışmalara devam edecek. Su giderinin bulunması, Taksim Meydanı'ndaki genel çalışmaları engelleyen bir süreç değil. Karar sürecini mümkün olduğu kadar hızlandırmaya çalışacağız'' diye konuştu.

Çalışmalar o bölgede durdu
Su giderinin geç Osmanlı dönemine (1800-1900) ait olduğunu belirten Bilgili, ''Çalışmalar şu anda lokal olarak durduruldu. Diğer çalışmalar devam ediyor. Görevli bir arkeolog, çalışma alanını sürekli gözetim altında tutuyor. Herhangi bir kültürel varlığın tahribatına müsaade etmeyeceğiz'' dedi. Bilgili, su giderinin nereye kadar uzandığını henüz tespit edemediklerini, çalışmaların devam ettiğini bildirdi.
Projenin, kent dışındaki bir otoyol inşaatı yöntemiyle yürütüldüğü öne sürülen açıklamada, projenin hiç olmazsa çok boyutlu olarak, farklı öncelikler dikkate alınarak ve katılımla geliştirilmesi ve yönetilmesi gerektiği savunuldu.

Proje durdurulmalı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin, en temel görevini yerine getirmediği, bir bütün olarak ele alınması gereken kentin en önemli rekreasyon ve kamusal alanının, gelişigüzel ve parça parça inşaata açıldığı iddia edilen açıklamada, projenin arkeoloji boyutunun inşaat aşamasında ortaya çıkmasının da bunun bir göstergesi olduğu öne sürüldü.