Tarihsel Grand Tarabya otelinde Hande Tözün İmzası

Başarılı iç mimar Hande Tözün’e, Tarabya Oteli’nde yaptığı çalışmaları, en çok merak edilen kısım olan Kral Dairesi’ni sorduk

Tarihsel Grand Tarabya otelinde Hande Tözün İmzası

03 Mayıs 2013 / emlakwebtv
Tarabya Oteli’nin Kral Dairesi, 300 metrekare alana sahip ve 2 kattan oluşuyor. Tarabya Koyu’nu 270 Derece gören bu özel bölümde, ilk kat yatak odasına ayrılmış. Oldukça zevkli döşenen bu odada, yatağınızda dinlenirken deniz manzarasını izleyebiliyorsunuz. Televizyon izlemek istediğinizde ise yatağın ayakucunda, özel kabininde gizlenen televizyon ekranının görünmesi için bir tuşa basmanız yeterli. Dubleks Kral Dairesi’nin üst katı bir çalışma odası olarak düzenlendi. Kubbeli bir mimariye sahip olan bu oda aydınlık, yalın ve oldukça konforlu…
Banyodaki deniz manzaralı jakuzi de spa keyfine farklı bir boyut getiriyor. Krallara layık bu odanın terasından görülenler ise tekneler, Marmara Denizi’nin yunusları, yalılarla tamamlanan yaşayan bir İstanbul tablosu kadar göz kamaştırıcı.

Otel projelerinde deneyimli bir iç mimar olarak, projede yer alma sürecinizden ve sizin için öneminden bahseder misiniz?
-Grand Tarabya Oteli, İstanbul’un geçmişinde çok önemli yeri olan binalardan biri. Belli bir kuşağın Grand Tarabya Otel’i ile ilgili pek çok hatırası var. Bu kadar önemli bir projenin bir parçası olmak bizim için de gurur verici. Biz tasarım ekibi olarak, Otel’in genel mekan ve kral dairesine ait iç mimari tasarımları gerçekleştirdik.

-Büyük Tarabya Oteli’nde sizin düzenlediğiniz bölümler hangileri?
-Bizim tasarladığımız bölümler Otel’in tüm genel mekan alanlarıdır. Bu bölümler, otel lobisi, pastane alanı, balo salonu fuayeleri, toplantı odaları, restoran, bar ve kral dairesi olarak sıralanabilir.

Tözün: “Otelde, Zamansız ve Lüks Bir Çizgi Hakim”
- Geçmiş halini bilenler için yeni düzenlemelerde şaşırtıcı gelecek ya da geçmiş dokusunu koruyan bölümler var mı?
-Genel mekanlara ait iç mekan tasarımında biz klasik unsurları modern unsurlarla birleştiren bir tasarım yaptık. “Klasik ve zamansız lüks” diye tanımlayabileceğimiz bir genel tasarım dili mevcut. Binada uzun yıllar bulunacak genel öğeler, sağlam bir zamansız alt yapı üzerine kuruldu, hareketli mobilya ve aksesuarlarda ise mekanlara göre değişik modern ve klasik bir harman kullanıldı.

Tözün: “Proje, bizi organik form arayışlarına sürükledi”
-Tasarım aşamasında yola çıkış noktanız ne oldu, tasarım sürecinden bahseder misiniz?
-Tasarım aşamasında binanın mimari formu, Tarabya’daki konumu da dahil olmak üzere pek çok çıkış noktamız vardı. Bina yapıldığı dönemin öncü binalarından biri, modern bir yapı ve organik bir forma sahip… Bu organik yapı, Tarabya koyunun güzelliği ile birleştiğinde bizi de çeşitli organik form arayışlarına sürükledi. Bu arayış yerini 2 boyutlu düzlemde de, mobilya ve dekoratif unsurlarda da kendini gösterdi. Binanın form sebebi ile çeşitli yapısal zorlukları da vardı. Bu zorlukları da birer tasarım unsuru haline getirip çözümlemeye çalıştık. Genel olarak, binanın içinde bulunduğu panorama ve mimarisi ile yarışmayan, misafirlere huzur verecek, dinginliğinin içinde lüksü ve kaliteyi hissettiren bir tasarım konsepti oluşturduk.

Birçok önemli bölümün iç mimari düzenlemelerini hazırladınız. Bu bölümleri tasarlarken ortak bir konsept üzerinde durdunuz mu? Her biri kendi özel ihtiyaçlarına göre mi şekillendi?
-Lobi ve birbirine akan genel mekan hacimlerinde devam eden ve zamansız diye nitelendirebileceğimiz bir ana konsept mevcut… Bu konsept üzerinde, her mekanı kendine özgü bir stilde kurguladık. Bazı bölümler klasik unsurları daha fazla, bazı bölümler çağdaş unsurları daha fazla olacak şekilde düzenlendi. Mekanlara ait işletme konseptleri de iç mimari stillerin oluşturulmasında belirleyici oldu.

Tözün: “Kral dairesi’nde, 3 cepheden görünen mavilik bize kılavuz oldu”
-Otelin en merak edilen kısmı şüphesiz Kral Dairesi… Kral dairesi için nasıl bir çalışma yaptınız? Büyüklüğü, tarzı hakkında neler söylemek istersiniz?
-Kral dairesi binanın en üst katında ve üç cepheden deniz gören bir konumda yer alıyor. 300 metrekare kapalı alan ve müthiş manzaraya sahip bir teras alanından oluşuyor. Kral dairesi tasarımında da bize kılavuz olan Boğaz’ın müthiş mavisi oldu. İçeriye üç cepheden dolan bu maviliği, iç mimari renk şemasına taşıdık. Kırık beyazın tonları arasında gezinen fakat şarkısını alçak tondan söyleyen maviler, gümüş ve altın pırıltılarla desteklendi. Burada da amacımız, genel mekanlarda olduğu gibi karmaşa ve kalabalık yaratmadan lüks ve kaliteyi sakin ve zamansız detaylarla ortaya koymaktı.

Tözün:“Pastane Kısmında, Klasik ve Artdeco Unsurlar Kullandık”
- Pastane kısmı için neler söylemek istersiniz?
-Keyifli sohbetlerin gerçekleştirildiği pastane bölümünde mobilyaların daha konforlu olmalarına dikkat ettik. Bununla beraber pastane kısmında klasik ve artdeco unsurların varlığından söz edebiliriz.

- Davet ve müzik programları için sahne gibi düzenlemeler, teknik detaylar var mı?
-1200 metrekarelik balo salonuna ilave olarak terasa açılan ve Boğaz manzarasına hakim ikinci bir davet alanımız var. Bu mekanda her tür davete olanak sağlayan sahne, projeksiyon gibi unsurlar mevcut.

-Konferans salonları da muhteşem bir deniz manzarası görüyor. Kaç salon hazırlandı?
-Toplam 13 adet çeşitli ebatlarda toplantı salonu hazırlandı. Odaların hepsinde ve fuayelerde muhteşem bir manzara var. Manzaraya bu kadar hakim, bu sayıda toplantı odası olan sanırım tek otel Grand Tarabya... Toplantı odalarında, toplantı anında gereken her ihtiyacı karşılayacak alt yapı planlandı. Dekorasyon ise bu işlevleri giydirmek ve şıklık üretmek üzerine kuruldu. Toplantı odalarındaki genel konsept olarak deri ve ahşabın birlikteliği ile oluşan bir kalite amaçlandı.