Türkiye gücünü milletten alıyor

15'inci Uluslararası MÜSİAD Fuarı gala yemeğine katılan Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin gücünü milletten alan bir istikrar dönemi yaşadığını söyledi

Türkiye gücünü milletten alıyor

15'inci Uluslararası MÜSİAD Fuarı gala yemeğine katılan Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin gücünü milletten alan bir istikrar dönemi yaşadığını söyledi. 

İktidarlar gücünü milletten alırsa istikrar gelir
15'inci Uluslararası MÜSİAD Fuarı gala yemeğine katılan Başbakan Ahmet Davutoğlu konuşmasında "12 yıldır birçok vesileyle halktan tekrar tekrar meşruiyet gücü alan, demokrasiyi güçlendiren bir siyasi istikrar dönemi yaşıyoruz. Vurgulayarak söylemek istiyoruz ki bundan sonra da Türk siyasetindeki en temel hususiyet, milletten gücünü alan siyasi iktidarların sağladığı siyasi istikrar olacaktır." dedi.

Ahmet Davutoğlu ve Nail Olpak

Eski Türkiye ve yeni Türkiye
Başbakan Ahmet Davutoğlu "Yeni Türkiye" ile "Eski Türkiye" arasındaki farklara vurgu yaparak "O yıllarda demokrasi ciddi bir hasar görmüş ve iç istikrarı sarsılmış bir ülke içinde iş adamlarımız, iş adamları örgütlerimiz bir gelecek vizyonu geliştirmek konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyorlardı. Bir 28 Şubat tecrübesi yaşanmıştı. İş dünyasının 'şu veya bu ideolojiye mensup' diye ayrıştırıldığı ve siyasi istikrarın ciddi darbe yediği, millet ile devlet arasındaki uçurum haline gelmiş, derinleşmiş problemlerin yaşandığı, iç tehdit tanımlamasının hayatın her aşamasına sirayet ettiği yıllardı o yıllar. Aynı dönemde ciddi ekonomik krizler de yaşandı. 1996'da ilk iş forumu toplantısı yapıldığında, 1994 krizinin sıkıntılarını aşmaya çalışıyorduk. 1999'da ise 2001'de olacak sıkıntıların ön haberleri gelmeye başlamıştı ve nihayet Türkiye, o yıllarda dünyaya kapalı bir ekonomi, siyaset anlayışıyla uluslararası alanda etkisini kaybeden bir ülke konumundaydı. Şimdi o günden bugüne değişimi yine bu 3 eksende tanımlayabiliriz. 28 Şubat şartlarından bugüne, 12 yıldır birçok vesileyle halktan tekrar tekrar meşruiyet gücü alan, demokrasiyi güçlendiren bir siyasi istikrar dönemi yaşıyoruz. O yıllarla bu yıllar arasındaki temel fark, devletin milli kaynakları kullanma ve milletten güç almaya dayalı siyaset anlayışıdır. Bir kez daha geçmişle, o yıllarla bu yılları karşılaştırarak, vurgulayarak söylemek istiyoruz ki bundan sonra da Türk siyasetindeki en temel hususiyet, milletten gücünü alan siyasi iktidarların sağladığı siyasi istikrar olacaktır."

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Nail Olpak ise, muhtemel Serbest Ticaret Anlaşması'nın AB-ABD arasındaki ticarete yıllık 120-200 milyar avro katkı sağlayacağını, Türkiye için ise yüzde 2,5'lik bir refah kaybına yol açacağını söyledi. Nail Olpak ayrıca artık insan hak ve özgürlüklerini görmezden gelen, tek tipleştirici yaklaşımlardan ilhamını alan 100 yıllık bir parantezin kapandığını belirterek "Bu noktada MÜSİAD'ın kapanacak parantezde, reform ve restorasyon hareketine destek vermesi gerekiyordu, öyle de oldu. İnsanımızı prangalarından kurtaracak tüm reformlarda MÜSİAD, millet iradesinden yana oldu ve olmaya da devam edecek." şeklinde konuştu.

Gala yemeğine Başbakan Davutoğlu'nun yanı sıra, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı İbrahim Çağlar, Etiyopya Ticaret Bakanı Yakub Yalla ve çok sayıda iş adamı katıldı. 

MÜSİAD dünyaya dürüstlüğü anlatmak için yola çıktı
Bu yıl düzenlenen fuarın ana temasının "Dünya Değiştirilebilir" ve "İşler Değişecek, Dünya Değişecek" olduğunu söyleyen Nail Olpak, "MÜSİAD olarak diyoruz ki, kendimizi değiştirirsek, dünyayı da değiştirebiliriz" dedi. Bugün modern iş dünyasında başarı kriterinin ahlak ve erdem yerine pragmatik hedefler, yıllık ciroda ve yıllık karda arandığına dikkat çeken Olpak, oysa başarının asıl göstergesinin ahlak ve erdem olması gerektiğini aktardı. Olpak, şöyle devam etti:

"Bize göre, işadamı; çalışma hayatında dürüst olmalı, ticaretini helalinden yapmalıdır. Ticaret, üretmeden tüketmemek; emek harcamadan kazanmamaktır. Ayrımcılık, haksız rekabet, gelir adaletsizliği gibi, çalışma kültürümüze yabancı, bize ait olmayan kavramlar, bugün iş hayatını işgal etmiş durumda. MÜSİAD olarak dünyaya, hakkı, dürüstlüğü ve kıymeti de içine alan, doğru ticareti göstermek ve anlatmak için yola çıktık.

İşadamları olarak, elbette daha fazla yatırım yapacak, daha fazla istihdam oluşturacak ve bunu daha fazla yapan işadamlarımıza da daha fazla teşekkür edeceğiz. Ancak, MÜSİAD'ın üyelik kriteri, ne ciro, ne istihdam, ne de ticari hacimdir. Üyelerimizden beklediğimiz temel kriterimiz ticari itibarlarıdır. Her türlü normdan daha üstün olan ticari itibar; erdemin, hakkaniyetin, vicdanın ve adaletin ürünüdür."