Türkiye hala depreme hazırlıklı değil

İZODER Başkanı Levent Pelesen, 17 Ağustos Marmara depreminin yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, Marmara depreminin üzerinden 18 yıl geçmesine rağmen Türkiye'nin hala depreme hazırlıklı olmadığını söyledi

Türkiye hala depreme hazırlıklı değil

İZODER Başkanı Levent Pelesen, 17 Ağustos Marmara depreminin yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, Marmara depreminin üzerinden 18 yıl geçmesine rağmen Türkiye'nin hala depreme hazırlıklı olmadığını söyledi. 

Deprem kuşağında yer alan Türkiye'de can ve mal güvenliğinin sağlanabilmesi için alınması gereken en temel önlemlerin başında uzun ömürlü ve depreme dayanıklı binalar inşa etmek geliyor. Bunun için de, öncelikle yapıların su yalıtımı ile donatılarak korozyona karşı korunması gerekiyor. Deprem ve yalıtım konusunda kamuoyunu bilinçlendirdiklerini vurgulayan İZODER Başkanı Levent Pelesen, “Ülke olarak yaşadığımız büyük acının üzerinden 18 yıl geçmesine rağmen Türkiye hâlâ depreme hazırlıklı değil. Ülke genelindeki yaklaşık 15 milyon konutta halen su yalıtımı yok. 6.5 milyon konut ise deprem açısından riskli bina statüsünde. Öncelikle kapsamlı bir ‘Su Yalıtımı Yönetmeliği’ çıkarılarak, zorunlu hale getirilen su yalıtımı uygulamaları denetlenmeli” diye konuştu. 

Türkiye riskli bir coğrafyada

Türkiye topraklarının yüzde 92'si ve nüfus yoğunluğunun yüzde 95'inin deprem kuşağında yer aldığını söyleyen Levent Pelesen, Çanakkale, Adıyaman ve Bodrum'da arka arkaya meydana gelen depremlerin, riskli bir coğrafyada bulunduğumuz gerçeğini topluma bir kez daha hatırlattığını belirtti. Pelesen, ''Ülke olarak depremle yaşamayı öğrenmeli, güvenli ve kaliteli yapılaşma bilinciyle hareket etmeliyiz. Toplumda çok bilinmese de depremlerin yol açtığı büyük yıkımların en önemli nedenlerinden biri korozyondur. Herhangi bir yoldan binaya sızan su, oksijen ve beton içerisinde farklı kimyasal içeriğe sahip maddeler ile kimyasal tepkimeye girerek paslanmaya, yani korozyona neden oluyor. Korozyon sonucunda binanın taşıyıcı sistemi öyle zayıflıyor ki, su yalıtımına sahip olmayan bir bina, yapımından sonraki 10 yıl içinde taşıma kapasitesinin yarısından fazlasını kaybediyor. Binanın taşıyıcı sistemini zayıflatan korozyonu engellemenin tek yolu ise su yalıtımıdır” diye konuştu.

Doğru ürün, doğru uygulama ve denetim şart

İZODER Başkanı, “İZODER’in de katkılarıyla hazırlanan Su Yalıtımı Yönetmeliği taslağı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunuldu. Bakanlığın inceleme çalışmalarından sonra hızla yönetmeliğe son şeklini vererek ülkemizin Su Yalıtımı Yönetmeliği’ne en kısa sürede kavuşmasını bekliyoruz. Su yalıtım proje ve uygulamalarının denetlenmesini sağlayacak bu mevzuatla birlikte, ülkemizde önemli bir eksiklik giderilmiş olacak” dedi.

Kentsel dönüşüm sürecini fırsat olarak görmeliyiz

Kentsel dönüşüm sürecinde su yalıtımı uygulamalarına da değinen Levent Pelesen, “Tasarım sürecinde ‘su yalıtımı’ uygulamalarının projelendirme aşamasında dikkate alındığını görüyoruz. Fakat uygulama anlamında yetersiz ve eğitimsiz iş gücü, gerekli işçilik kalitesini her zaman elde etmeyi engelliyor. Yapının denetiminden sorumlu firmanın üst düzey yöneticileri konuyu genel olarak biliyor fakat sahada çalışan teknik personelin konuya hakim olmadığı anlaşılıyor. İlgili personelin eğitimi yenilenen kentlerin sağlıklı olması açısından elzemdir. Gelişmiş ülkelerde konusunda uzman uygulayıcı ekip, gerekli eğitimlerden geçtikten sonra uygulama yapmaya hak kazanır haldedir. Bu durum ülkemizde de, dikkate alınmalı, STK’lar ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği ile sertifikalı uygulayıcı kişiler sektöre kazandırılmalıdır. Kentsel Dönüşüm sürecini aynı zamanda bir fırsat olarak da görmeliyiz. Dolayısıyla bu fırsatın tüm paydaşlar tarafından doğru değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.'' diye konuştu. 

Avrupa'da su yalıtımlı bina oranı daha yüksek 

Levent Pelesen, “Deprem tehlikesi altında olmayan Avrupa’da bile su yalıtımına yönelik yaptırımlar var ve tüm yalıtım uygulamaları, denetim ve sigorta şirketleri tarafından çok ciddi bir şekilde denetleniyor. Çünkü korozyon nedeniyle binaların depreme karşı dayanıksız hale geldiğinin bilincindeler. Biz herkesin bu bilince sahip olması gerektiğine inanan bir sivil toplum örgütü olarak, yapıyı oluşturan ana elemanları (demir ve beton), binayı ömrü boyunca koruyacak olan su yalıtımının hayati önemini, her kesime anlatmaya devam edeceğiz” dedi.