Türkiye’nin 11. sakin şehri: Uzundere

Erzurum’un Uzundere ilçesi İtalya’da yapılan Uluslararası Cittaslow İcra Kurulu Toplantısı’nda sakin şehir olarak seçildi.

Türkiye’nin 11. sakin şehri: Uzundere

Erzurum’un Uzundere ilçesi artık Cittaslow! İtalya’da düzenlenen Cittaslow Ulusarası Koordinasyon Komitesi’nde Cittaslow ilan edilen Uzundere Türkiye’nin 11. Cittaslow ilan edilen kenti. Uzundere Cittaslow seçilerken başlıca etkenler arasında;  Türkiye’nin en yüksek şelalesi, misafirperver insanları, otantik yöresel sivil mimari, temiz bol oksijenli hava, ekolojik yaşam merkezi gibi faktörler bulundu. Tortum Şelalesi, yelken, rafting ve kano gibi su sporlarını yapıldığı Tortum Gölü ve Çayı’nın yanı sıra biyolojik çeşitlilik açısından önemli bir yere sahip olan Uzundere, Kafkasya Ekolojik Bölgesi’nin batı ucunda, ve Çoruh Vadisi’nde yer alıyor. Türkiye’de Uzundere haricinde 10 cittaslow kent daha bulunuyor. Bunlar; Gökçeada, Halfeti, Yalvaç, Vize, Akyaka, Şavşat, Seferihisar, Taraklı ve Perşembe olarak seçildi. Peki, cittaslow nedir? Cittaslow, yavaş yaşamak, hayattan zevk alabilmek, sevdiklerimize ve kendimize zaman ayırabilmek, hız için dünyaya zarar vermemektir. Kent ruhunun korunarak kalkınmasıdır. Kentin doğasına, esnafına, kültürüne, tarihine, yemeklerine, ürünlerine saygı duyarak bir kalkınma sahip çıkarak geliştirmesi sosyal ve ekonomik hayatın canlanması kentin ayakta kalması sağlanır. Kısaca bu gibi imkanlara sahip kentler Cittaslow seçilir. Türkiye’de Cittaslow Koordinatörü, Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer’dir.


Cittaslow felsefesi
Küreselleşmenin etkisiyle şehirler hızlı çalışan , hızlı yaşanılan ve hızlı tüketilen yaşam alanları haline geliyor. Kentlerin kuruluş amacı insanların bir arada güven içinde yaşamaları olsa da , artık bu gerçek dışı bir tanım oldu. Yeni tanım ise, kentlerin insanların daha hızlı yaşamalarını ve daha çok çalışmalarını gerektiren mekanlar olması. Yaşamın hızlanması da daha hızlı yemek yemek, daha hızlı alışveriş yapmak, daha hızlı bir yerden bir yere gitmek gibi faktörleri doğurdu. Bu yaşam tarzı da sağlıksız gıdalar tüketmek, hava kirliliği, tarfik ve yalnızlık gibi sorunları beraberinde getirdi. Bu yaşam tarzı da insanlarda kalp hastalıkları, depresyon, kanser gibi pek çok hastalığın ortaya çıkmasına sebep olurken, kentlerin de sürdürülemez bir hale gelmesine sebep oldu. İnsanların daha çok tüketmesi, bir yerden bir yere daha hızlı gitmesi için tasarlanan kentler, insanları doğadan ve birbirinden kopartıyor. Huzur getirmeyen bu yaşam biçimine karşılık bir alternatif arayışı kentsel boyutta Cittaslow hareketini ortaya çıkardı. Sakinşehir anlamına gelen Cittaslow, insanların birbirleriyle iletişim kurabilecekleri, sosyalleşebilecekleri, sürdürülebilir, doğasına, gelenek ve göreneklerine sahip çıkan, altyapı sorunu olmayan, yenilenebilir enerji kaynakları kullanan, teknolojinin kolaylıklarından yararlanan kentlerin bir alternatif olacağını hedefler.