Türkiye'nin yargı kararlarından etkilenmeyen proje atılımı

Türkiye, olumsuz yöndeki mahkeme kararlarına rağmen devam eden büyük ve orta ölçekli proje cennetine döndü. Kapsamlı imar faaliyetlerinin hukuki kararlardan etkilenmeyen "gücü"nün kaynağını tartışmaya açan "hukuktan üstün proje" listesi her geçen gün daha da büyüyor

Türkiye'nin yargı kararlarından etkilenmeyen proje atılımı

Türkiye, aksi yönde alınan mahkeme kararlarını umursamayan, büyük, orta ve küçük ölçekte imar faaliyetlerine sahne olmayı sürdürüyor. Başta 3. Havalimanı ve 3. Boğaz Köprüsü gibi mega projeler olmak üzere,  doğaya verdiği zararlarla tartışma konusu olan HES ve RES projeleri ve daha küçük ölçekte konut projelerinden oluşan liste gün geçtikçe büyümeye devam ediyor. 1 Kasım seçimlerinin tek parti iktidarını işaret eden sonuçları, kamuoyuna tanıtımı yapılan, ancak uygulanabilirliği ve iklim dengeleri üzerindeki olumsuz etkileriyle uzmanlardan tepki alan "Kanal İstanbul" gibi  projelerin de bu listeye dahil olma ihtimalini güçlendiriyor. Sizler için aksi yöndeki mahkeme kararlarına rağmen yapımı tamamlanan, devam eden ve projelendirilen çalışmaları derledik.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı

Türkiye'nin yargı kararlarından etkilenmeyen proje atılımı

3. Havalimanı ve 3. Boğaz Köprüsü gibi mega projelere kıyaslanamayacak düzeyde de olsa Atatürk'ün mirasına uygunluğu ve kamu kaynaklarının israf edilmesi gibi hususlarda kamuoyunda çok daha büyük bir ilgiyle takip edilen Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın aleyhine alınmış çok sayıda mahkeme kararı bulunuyor.  Bu mahkeme kararlarından sonuncusu Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından alındı. Kurul, Atatürk Orman Çiftliği'ne Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın yapımını mümkün hale getiren 2013/3074 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın durdurulması ve iptali yönünde 5 meslek odası tarafından yapılan itirazları kabul etti. Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ilgili olarak daha önce de Ankara 5. İdare Mahkemesi'nin "yürütmeyi durdurma" kararının yanında yine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun sit alanına saray yapımının önünü açan Koruma Kurulu ilke kararını bozma kararı bulunuyor. 

3. Boğaz Köprüsü

Türkiye'nin yargı kararlarından etkilenmeyen proje atılımı

Kesilen ağaçların sayısı ve yaban domuzlarının şehre akın etmesi gibi ekolojik sorunlarla kamuoyunun gündemine gelen 3. Boğaz Köprüsü de alınan aksi yöndeki mahkeme kararlarına rağmen devam ediyor. Projeye ilişkin olarak alınan en önemli mahkeme kararlarından birinin altında Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun imzası bulunuyor. 14. İdare'nin 3. Köprü'nün ÇED'den muaf tutulması kararını bozan Kurul, davanın yeniden görülmesini istedi. Kararla birlikte Danıştay 14. Daire'nin 3. Boğaz Köprüsü'nün ÇED'den muaf tutulması yönündeki kararı da bozulmuş oldu. 3. Boğaz Köprüsü ile ilgili olarak ayrıca Haziran ayı içerisinde İstanbul 8. İdare Mahkemesi'nin 3. Köprü bağlantı yolları imar plan iptaline ilişkin kararı da bulunuyor. Karara ilişkin yorumunda Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi, kararın "bağlantı yollarını" değil, projenin bütününü kapsadığını iddia etmişti. 

3. Havalimanı Projesi
Göçmen kuşların göç yolları üzerinde kurulan, İstanbul'un son bakir orman arazisi üzerine projelendirilen ve bataklık arazisi üzerindeki kurulumu ve düşük kot problemiyle gündeme gelen 3. Havalimanı projesi ile ilgili en önemli karşı karar Haziran 2015'te yine Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu tarafından alındı. Kurul 3. Havalimanı projesiyle ilgili olarak alınan kamulaştırma hakkını bozma kararına rağmen işlemler sürüyor. Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu, karara gerekçe olarak "acele kamulaştırma" için "yurt savunması" koşulunun oluşmamasını gösterdi. 

Karaburun RES'leri devam ediyor

Türkiye'nin yargı kararlarından etkilenmeyen proje atılımı

3. Boğaz Köprüsü ve Havalimanı ile kıyaslandığında "mega" unvanını hak etmeyen ancak ekolojik sistem üzerindeki tehdidiyle çevre halkı tarafından protestolarla karşılanan Çalık Holding'in İzmir Karaburun Yarımadası'nda hayata geçirmeyi düşündüğü "Sarpıncık RES Projesi"ne ilişkin en dikkat çekici mahkeme kararı İzmir 5'inci İdare Mahkemesi tarafından alındı. Mahkeme proje için alınan ÇED Raporu iznini iptal etmişti. Ancak İzmir Valiliği söz konusu karardan etkilenmemiş ve ÇED Raporlarını masaya yatırmayı da içeren bürokratik işlemlerin devam ettiğini açıklamıştı. 

Dubai Port Projesi

Türkiye'nin yargı kararlarından etkilenmeyen proje atılımı

Kocaeli Körfez Yarımca'da inşa edilen ve inşaat çalışmaları 2009 yılında start alan Dubai Port Limanı da aksi yöndeki kararlara rağmen devam eden projelerden biri. Çevreci grupların girişimiyle açılan davayı görüşen Danıştay 14. Dairesi ÇED raporunun usule aykırı olduğuna hükmederek projede iptal kararı almıştı. Karara rağmen yapımına devam edilen Dubai Port projesi. 504 bin metrekarelik bir alan üzerinde ve İzmit Körfezi'ne doğru uzanan bir yayılım gösteriyor. 

16/9 Kuleleri
Türkiye'de yalnızca mega ya da orta ölçekte projeler değil, konut projelerinin de mahkeme kararından etkilenmediğine tanık olundu. Proje ile ilgili en önemli karar İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin yıkım kararının Danıştay 14. İdare tarafından tarihi silüeti bozduğu gerekçesiyle yıkım kararı aldığı projede ayrıca, kararı uygulamayan Zeytinburnu Belediyesi hakkında da suç duyurusunda bulunmuştu. 3 Kuleden toplam 25 katın yıkımını içeren karar bir tarafa proje Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Traşlayın dedim, traşlamadılar. Kırıldım, 5 yıldır konuşmuyorum..:" sözleriyle gündeme gelmişti. 

Liste büyür mü: Nükleer Santral'den Kanal İstanbul'a

Türkiye'nin yargı kararlarından etkilenmeyen proje atılımı

1 Kasım seçimlerinin ardından mega projelere tam gaz devam edileceği yönündeki  haberler, imar faaliyetleri söz konusu olduğunda hukukun güçsüzlüğünü gözler önüne seren yakın tarih göz önüne alındığında, ekolojik bir felaket riskini de gündemimize sokmuş durumda.  Ekim ayının ortalarında Enerji Bakanı Alaboyun tarafından İğneada'da nükleer santral yapılacağı yönündeki açıklamalarda da bu risk bir kez daha gündeme geldi. Avrupa'nın en büyük longoz ormanının yer aldığı bölgeye santral yapımının Danıştay kararı ile engellenmiş olmasına rağmen, "hükümet isterse yapar" tehdidi yanı başımızda duruyor. 

Çılgın proje mi, çılgın felaket mi sorularının altında ülke gündemine ekonomik bir değer olarak sunulan Kanal İstanbul projesi de, kanalın derinliğindeki yetersizlik nedeniyle Akdeniz ve Marmara'dan gelen sıcak ve tuzlu suyun Karadeniz'e geçememesi, canlı yaşamı ve iklimsel etkiler hususunda ciddi riskler içeriyor. Karadeniz'in kuruması ve Marmara ve Akdeniz'in sıcaklık ve tuz oranlarının bozulması gibi etkiler henüz herhangi bir resmi kurum tarafından değerlendirilmedi. Ancak olası bir mahkeme kararına rağmen projenin hayata geçirilmesi kararının engellenebilmesi yolunda ciddi çalışmaların yürütülmesi gerekecek. 

Türkiye'nin yargı kararlarından etkilenmeyen proje atılımı

Proje Bilgisi: 3. köprü