Ukrayna da nükleer güvenliği sağlayamadı

Akkuyu ÇED raporu ile birlikte Nükleer Santrallerin güvenliği sorunu yeniden tartışmaya açılırken, Ukrayna'da yer alan bir nükleer tesisten kaza haberi geldi

Ukrayna da nükleer güvenliği sağlayamadı

Akkuyu ÇED raporu ile birlikte Nükleer Santrallerin güvenliği sorunu yeniden tartışmaya açılırken, Ukrayna'da yer alan bir nükleer tesisten kaza haberi geldi. Ukrayna Başbakanı Arseniy Yatsenyuk, ülkenin güney doğusunda bulunan Saporoshye bölgesindeki bir nükleer tesiste kaza meydana geldiğini açıkladı.

Tehdit oluşturuyor mu?
Kaza ile ilgili duyuru en yetkili ağızlardan geldi. Ukrayna Başbakanı Arseniy Yatsenyuk'un ardından bir açıklama yapan Ukrayna Enerji Bakanı Volodymyr Demchyshyn, kazanın herhangi bir tehdit oluşturmadığını ve diğer reaktörlerde herhangi bir sızıntının yaşanmadığını vurguladı. Avrupa'nın en büyükllerinden biri olan söz konusu santral, 1985 yılından beri faaliyetlerini sürdürüyor.

Fukuşima Nükleer Santral Kazası

Nükleer santrallerde güvenlik riski
Geztiğimiz günlerde, Antalya Nükleer Karşıtı Platformun etkinliğinde konuşan Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Deniz Akgün de, bir Dünya Sağlık Örgütü yayınına referansta bulunarak, atom santrallerinin atmosfere radyasyon sızıntısı yapacak denli büyük bir kazaya maruz kalma olasılığının 1/1.000 ile 1/10.000 düzeyinde bulunduğunu söylemişti. Akgün: 'Dünya üzerinde 400'ün üstünde nükleer santral olduğu hesaba katılırsa, dünya genelinde Çernobil ve Fukuşima türü nükleer kaza oluşma sıklığı 2-23 yılda 1 olarak tahmin edilmektedir.' ifadelerini kullanmıştı.

Fukuşima ile güvenlik paradigmasının çöküşü
Konuyla ilgili bir açıklama yapan Antalya Nükleer Karşıtı Platformu da, Fukuşima gibi kazalarla birlikte, nükleer santrallerin güvenlik paradigmasının tamamen çöktüğünün altını çizdi. 'Greenpeace tarafından Japonya'da 100.000'i aşkın kişinin nükleer kaza sonrası kendilerine yeni bir hayat kurmayı sağlayacak finansal ve sosyal desteğe ulaşamadıkları belirtilmektedir. Fukuşima nükleer kazası sonrasında, devreye sokulması planlanan acil müdahale ve kurtarma planlarının da çalışmadığı görülmüştür.' diyen Platform, nükleer kazaların yaşanmaması durumunda da radyoaktif sızıntıların canlı yaşamını tehdit ettiğini vurguladı.