Uyanık müteahhitten 2/3 tehdidi

Bazı müteahhitler kat maliklerine ‘Afet yasası çıktı, gelin benimle anlaşın, aksi halde 2/3 kuralıyla yerlerinizi ucuza alırım’ baskısı uyguluyor

Uyanık müteahhitten 2/3 tehdidi

31 Ağustos 2012
Kentsel dönüşüm yasasının devreye girmesiyle birlikte yasadaki bazı maddeleri bahane gösteren bazı müteahhitler vatandaşlara ‘benimle anlaşın’ baskısı yapmaya başladı. Milliyet Ekonomi Servisi’nden Yavuz Karaman’ın haberine göre, ellerinde sözleşmelerle vatandaşların kapısını çalan bazı müteahhitlerin ‘Afet yasası çıktı, gelin benimle anlaşın, aksi halde 2/3 kuralını işletirim ve yerlerinizi neredeyse bedavaya alırım” dediği öğrenildi. Özellikle İstanbul’un değerli lokasyonlarında bu durumlar yaşanırken, Bağdat Caddesi’nde de benzer durumların yaşandığı ifade ediliyor.
Vatandaşların da yasayı tam olarak bilmemeleri nedeniyle bu sözleşmelere imza ettiği belirtiliyor.
Yasa ne diyor?
Kentsel dönüşüm yasası kapsamında bir binanın yıkılabilmesi için binanın ya riskli alanda yer alması ya da depreme dayanıksız raporunun olması gerekiyor. Bu durumda da riskli alanda yer almayan ya da riskli yapı ilan edilmeyen bir taşınmazla ilgili Kat Mülkiyeti Kanunu’nun oy birliği kuralı hâlâ devam ediyor. Yani bir binanın yıkılıp yeniden yapılması için tüm kat maliklerin onayı gerekiyor.
Fakat bazı müteahhitler 2/3 kuralını sanki tüm binaları ilgilendiriyormuş gibi göstererek, sözleşmeye yanaşmayan kat malikleriyle anlaşmaya çalışıyor.
‘Maddeler çarpıtılıyor’
Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Avukat Ali Güvenç Kiraz da, yasadaki bazı maddelerin bazı müteahhitler tarafından çarpıtılarak kullanıldığını belirterek, “Riskli alanların veya rezerv yapı alanlarının belirlenmesi yetkisinin Bakanlar Kurulu’nda olduğunu ve bu kararın çıkabilmesi için de birçok sürecin geçmesi gerektiğini belirterek, şunları söyledi:
“Riskli yapıların tespiti içinse  belediye, inşaat, jeoloji, jeofizik odaları, yapı denetim kuruluşları direkt yetkili oluyor. Ayrıca mimar ve mühendis odaları kanuna göre kurulmuş tüzel kişiler de Bakanlık tarafından lisans aldıkları takdirde bu tespiti yapabilecekler. Riskli yapı tespiti için maliklerden herhangi biri de masrafı ödeyerek talepte bulunacak. Her şey bitip riskli yapı ilanı kesinleştikten sonra yıkım süreci başlıyor. Yıkım konusunda maliklerin yıkıma ‘evet’ veya ‘hayır’ deme şansları yok. Bunun yerine idare maliklere ‘60 gün içinde sen yık, aksi halde gelip yıkarım’ ben yıkarsam da bu bedeli senin tapuna hissen oranda yansıtırım’ diyor.”
3/2 kararının ancak binanın yıkılıp yeni proje yapılacağı zaman gündeme geldiğinin altını çizen Kiraz, “Hak sahipleri 2/3 oranında uzlaşamazlarsa 1/3’ün payı öncelikle açık arttırma suretiyle diğer maliklere teklif ediliyor. Bunu alan olmazsa da acele kamulaştırma yolu ile idare bu hisseleri satın alıyor ve yeni yapılacak projenin ortağı oluyor” dedi.
‘Mülkiyet hakkına tecavüz’
Kentsel dönüşüm yasasını düzenleyen yönetmelikteki bazı noktaları atlayan ve kanunu kendi lehine abartılı yorumlayan bazı müteahhitlerin sözleşmeleri şimdiden kat maliklerine sunmalarının büyük hukuk felaketlerine yol açacağını vurgulayan Kiraz, “Daha önemlisi, bu mülkiyet hakkına açık bir tecavüzdür” dedi.
Uydurma sözleşme uyarısı
Kiraz, kentsel dönüşümü planlayan yönetmelikte çıkan ilginç noktalardan birisinin de kiracılara 1 yıl orada oturduklarını belgelemeleri halinde uygulama yapıldığında taşınmaz verilebileceği yönündeki madde olduğunun altını çizerek, “Bu birçok suiistimali beraberinde getirebilir. Çok değerli taşınmazlarda uydurma kira sözleşmelerinin ortaya çıkması söz konusu olabilir. Kişilerin bu taşınmazlara hak sahibi olmak için de devletin belirlediği rakam genelde düşük olduğu için bu rakamı ödeme şansı getirilebilir” uyarısını yaptı.