Vefa, ön üretimli yapılarda entegre çözümler sunuyor

Vefa, dünyaya sunduğu çözümlerin yanında artık teknolojisini ve üretim altyapısını da ihraç etmeye hazırlanıyor

Vefa, ön üretimli yapılarda entegre çözümler sunuyor

2 Mayıs 2014 / Emlakwebtv
Son yıllarda planladığı yatırımlarını tamamlayarak 2014’e güçlü giren Vefa, beş farklı üretim tesisi ile ön üretimli yapı sistemlerinde entegre çözümler sunan bir holdinge dönüştü. Vefa, dünyaya sunduğu çözümlerin yanında artık teknolojisini ve üretim altyapısını da ihraç etmeye hazırlanıyor.

Prefabrike ve çelik yapı sektörünün önde gelen markalarından Vefa, üretim tesisi ve teknoloji yatırımları, yeni şirketleri ve yeniden yapılanması ile birlikte dünyaya entegre çözümler sunmaya başladı. Faaliyetlerini 10 şirket ve 12 marka ile sürdüren, bir yıldır holding olarak yoluna devam eden Vefa, ana faaliyet alanı olan ön üretimli yapı çözümlerini yapı malzemeleri alanında yaptığı yatırımlar ile güçlendirdi. Vefa Holding Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Güner, Türkiye’de 1990 yılından bu yana faaliyet gösterdiklerini hatırlatarak, istikrarlı bir şekilde her yıl büyümeyi sürdürdüklerini ve son yıllarda çok sayıda yatırıma imza attıklarını kaydetti. Güner, “Yaptığımız yatırımlar sayesinde çözümlerimizi artık entegre olarak sunabiliyoruz. Bu durum bizi dünyada bu alanda çok önemli bir noktaya taşıdı. Bugün itibariyle sadece sunduğumuz çözümleri değil, üretim altyapımızı ve kullandığımız bize özgü teknolojilerimizi de ihraç etmeyi konuşuyoruz. Rusya’da, Suudi Arabistan’da, Afrika ülkelerinde önemli görüşmelerimiz var” dedi.

5 farklı üretim tesisi, 2 binin üzerinde kişiye istihdam
Üretimlerini Dilovası, Sultanbeyli, Bilecik, Adapazarı ve Tuzla’daki üretim tesislerinde 70 bin metrekaresi kapalı olmak üzere 150 bin metrekarelik alanda sürdürdüklerini ifade eden Orhan Güner, idari ve teknik kadroların yanı sıra dünya çapındaki uygulama ekipleri ile 2 binin üzerinde kişiyi istihdam ettiklerini kaydetti.

2013 yılının hedefledikleri yatırımların tamamlandığı bir yıl olduğunu dile getiren Orhan Güner, Dilovası’nda faaliyete geçirdikleri ana üretim üssünde mevcut rollforming üretim hatlarına yaptıkları ilaveler sayesinde yapı profili üretim kapasitelerini bir önceki yıla göre iki katına çıkardıklarını ifade etti. Güner, sözlerine şöyle devam etti:

“Sakarya’da yeni bir yapısal çelik üretim tesisi kurduk ve bu alanda bize çok önemli bir rekabet avantajı sağlayacağını düşündüğümüz Hollanda menşeli tam otomatik yapısal çelik üretim hattını devreye aldık. Böylece mevcut üretim hatlarımızın da entegrasyonu ile büyük ölçekli ve çok katlı yapıları Türkiye’de gerçekleştirebilecek bir üretim altyapısına kavuştuk. Bir başka yeni üretim tesisini ise Bilecik’te faaliyete geçirdik. Fibercement levha ürettiğimiz tesisimiz tam kapasite ile üretimlerine başladı. Artık ürettiğimiz yapılarda kullandığımız ana malzemelerden biri olan levhayı kendi tesislerimizde üretmiş oluyoruz. Tuzla’da yeni faaliyete geçirdiğimiz üretim tesisinde kapı ve pencere profili üretimlerini gerçekleştiriyoruz. Sultanbeyli’deki üretim tesisimizde ise EPS hattı çalışmalarını tamamlayarak üretime geçmesini sağladık. Bu sayede uzun yıllardır üretimini sürdürdüğümüz sandviç ve kompozit panellerin izolasyon malzemesini de kendi tesislerimizde üretiyoruz. Böylece üretimlerimizi entegre bir şekilde sürdürür duruma geldik.”

Yerli çözüm üretiyor, ekonomiye katkı sağlıyor
Ön üretimli yapı sistemlerinde dünya çapında önde gelen markalardan biri olduklarını vurgulayan Orhan Güner, “Bu noktaya gelmemizde üretimlerimizi entegrasyon içinde yapmamız ve Türkiye’de sektöre öncülük etmemizin payı büyük. Kurulduğumuz günden bu yana tüm süreçlerimizde inovasyonu kullanıyoruz. İnovasyonun gücü ile de yeni ürünler tasarlıyoruz. Sektöre kazandırdığımız ürünler, ürettiğimiz fikir ve çözümler entegrasyonun parçalarını oluşturuyor. Bu parçalar bir araya geliyor ve ortaya bir güç birliği çıkıyor. Böylece hızlı, ekonomik ve çok daha önemlisi yerli bir çözüm üretiyoruz. Ülkemizin malzeme ve iş gücü kaynaklarını kullanarak ürettiğimiz çözümleri de dünyaya gönderiyoruz. Ortaya çıkardığımız bu yüksek katma değer sadece Vefa’nın büyümesini sağlamıyor aynı zamanda ülkemize de katkı sunuyor” görüşünü kaydetti.

Büyümeye inovasyon dopingi
Holdingleşme sürecinden önce dört şirket ile faaliyet gösterirken şu an yollarına 10 şirket ile devam ettiklerini bildiren Orhan Güner, son beş yıl boyunca katlanarak büyüdüklerinin altını çizdi. Bu büyüme grafiğinde inovasyonun katkısının büyük olduğunu ifade eden Güner, “Yeni geliştirdiğimiz ürünler ve teknolojiler bugün itibariyle toplam ciromuzun neredeyse % 50’sini oluşturuyor. Ürettiğimiz katma değerli çözümler hem sektörün standardını ve müşterilerimizin konforunu yükseltiyor hem de büyümemizin ve rekabet üstünlüğümüzün lokomotifi oluyor” diye konuştu.