Yeşil Olmayan Bir Kentte Binalar Yeşil Olabilir mi?

Mimarlık ve yapı sektörünün profesyonelleri Dünya Çevre Günü’nde “Yeşil Binalar ve Ötesi Konferansı”nda buluştu

Yeşil Olmayan Bir Kentte Binalar Yeşil Olabilir mi?

Mimarlık ve yapı sektörünün profesyonelleri Dünya Çevre Günü’nde “Yeşil Binalar ve Ötesi Konferansı”nda buluştu. Ekoyapı Dergisi tarafından VitrA ana sponsorluğunda, ‘yeşil binalar konusunda farkındalığı artırmak’ amacıyla düzenlenen etkinlikte, sürdürülebilir mimari ve kentsel tasarımın dünyadaki en önemli örneklerine imza atan mimar ve planlamacılar,  yeşil bina, kent ve mimarlıkta sürdürülebilirlik, yeşil altyapı planlamaları ve ekolojik yaşam alanları konularını tartıştı.  

Mimarlık ve yapı sektörünün profesyonelleri tüm dünyada Çevre Günü olarak kutlanan 5 Haziran 2015 tarihinde, sürdürülebilir mimari ve kentsel tasarımı konuşmak üzere “Yeşil Binalar ve Ötesi Konferansı”nda bir araya geldi. Ekoyapı Dergisi tarafından VitrA ana sponsorluğunda düzenlenen ve ‘yeşil binalar konusunda farkındalığı artırmak’ hedefiyle yola çıkan etkinlik, İstanbul Lazzoni Hotel’de gerçekleştirildi. Dörken Sistem, Trakya Cam, Forbo Flooring ve Nurus’un “Platin Sponsor” olarak yer aldığı etkinliğe, Kilsan “Altın Sponsor” olarak, AKG Gazbeton, Sapa Group, EAE Aydınlatma, Efendioğlu Mermer ve ETY İnşaat firmaları ise “Gümüş Sponsor” olarak destek verdi.  

Yeşil binalar konusunda farkındalığı artırma hedefiyle düzenlenen konferansta, Studio Libeskind Başkanı Mimar Yama Karim sürdürülebilir kentsel tasarım pratikleri hakkında deneyimlerini aktardı. “Ortak Şehir: Mimari ve Sosyal Alanlar” başlığını taşıyan sunumunda halka açık alanlara, mimariye ve gelecek vadeden, sürdürülebilir şehir planlama yöntemlerine yoğunlaşan Yama Karim konferasında “Dünya Ticaret Merkezi’nin master planından, Milano'nun tarihi fuar alanlarının yeniden düzenlemesi ve Singapur'un tarihi limanlarının planlanmasına kadar önemli projelerinden kesitler sundu.” 

Mimari Tasarımın Gelişimini Belirleyen Yönler ve Kriterler
RIBA Ödülü başta olmak üzere çok sayıda ödüle layık görülen Behnisch Architekten kurucusu Mimar Stefan Behnisch sürdürülebilirlik merkezli mimari projeleriyle “Yeşil Binalar ve Ötesi” konferansının konuğu oldu. Behnisch, konferans izleyicileriyle, daha sürdürülebilir bir dilde inşa edilmiş yapılı çevre için başarılı tasarım çözümleri arayışını aktararak, bunun için kültürel, politik, coğrafi ve iklimsel yönlerin ele alınması gerektiğini savundu. 

Konferansında “Geçtiğimiz yüzyılın politik, sanatsal, sosyal ve mimari ideolojileri bize çevremizi kontrol edebileceğimizi düşündürüyordu, durumu, çevresi ve kültüründen etkilenmeden heryerde aynı görüntüye ve teknik çözümlere sahip binalar yapabileceğimizi düşünüyorduk. Bunu yapabilmek içinde mimari konuda geri kaldığımız yönleri ucuz enerji kullanımını arttırarak kapatıyorduk” diyen Stefan Behnisch “Kendi yarattığımız bu problemleri çözebilmemiz için nasıl alternatifler üretebiliriz? Etkisini azaltıp inşaat sektöründe yarattığı sorunları nasıl yok edebiliriz?” sorularına cevap aradı. 

Ekolojik yaşam alanı oluşturma ve restorasyonu ile yeşil altyapı planlaması, saha tasarımı ve yönetimi üzerine 30 yıllık bir deneyime sahip olan dünyaca ünlü Ekolojist Gary Grant ise “Yeşil Binalar ve Ötesi” konferansında yeşil çatılar ve yaşayan duvarlar ile ilgili güncel uygulamaları izleyicilerle paylaştı.  

Sunumunda dünyanın her yerinden yeşil çatı, yaşayan duvar ve yetiştirilmiş bahçe örnekleri kullanarak, kent ısı adası, sel, hava ve su kalitesi problemleriyle başa çıkmaya yardımcı olmak için şehirlere nasıl daha fazla toprak, su ve bitki örtüsü getirileceğine ve şehirlerde nasıl yiyecek yetişebileceğine, doğal yaşamın nasıl korunacağı ve şehirlerin iklim değişimlerine karşı nasıl daha dayanıklı hale getirileceğine dair düşüncelerini aktaran Gary Grant “Öncelikle bütün bitkilerin yeşil olmadığını hatırlamakta fayda var. Kuraklık toleransını ve yerel bitki örtüsünü iyi yönde kullanabiliriz. İkinci olarak, farklı bir şekilde değerlendirilmesi mümkün olmayan atık sular toplanıp sulamada kullanılabilir. Yağmur suyu biriktirilip, depolanıp, tekrar kullanılabilir. Güvenilir bir kaynak olan gri-su (duş ve banyolarda kullanılan sular), kolayca temizlenip sulama için tekrar kullanılabilir. Bu nedenlerle de yeşil olmayan bir şehirde yeşil bir bina yapmak mümkündür ve ben bu konuda oldukça olumlu düşünüyorum” dedi. 

Yeşil Olmayan Bir Kentte Binalar Yeşil Olabilir mi? 
Yama Karim, Stefan Behnisch ve Gary Grant, sürdürülebilir yapı ve yerleşimler hakkındaki birikimlerini proje ve uygulamaları üzerinden paylaştıkları konuşmalarının ardından, GAD Mimarlık yönetici mimarı Mustafa Kemal Kayış, Bahadır Kul ve Bünyamin Derman gibi Türk mimarlığının yerel ve uluslararası başarılara sahip isimleri ve panel sponsoru Forbo Flooring’in Sürdürülebilirlik Şefi, aynı zamanda ASTM ve ISO Sürdürülebilirlik Komiteleri Üyesi olan Tim Cole ile  “Yeşil Olmayan Bir Kentte Binalar Yeşil Olabilir mi? Yeşil Kalabilir mi?” başlıklı panelde, Yeşil Bina Danışmanı Cemil Yaman’ın moderatörlüğünde bir araya geldi. Son yıllarda dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla yaygınlaşan yeşil binaların plansız büyüyen, ormanları ve su havzaları yapılaşmaya açılan, altyapı sorunlarının yaşandığı, çevresel ve kültürel koşulların göz ardı edildiği kent kurgusundaki yalnızlığının tartışıldığı panelde sürdürülebilir kentlerin gerekliliği ve önemi üzerinde duruldu.

Yeşil Rapido'nun Amacı
Ekoyapı Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Neşe Jones etkinlik bitiminde yaptığı açıklamada; "Ekoyapı Dergisi’nin bir sosyal sorumluluk projesi olan ve bugüne kadar 5 eğitim organizasyonu ile hayata geçirdiğimiz Yeşil Rapido, bu anlamlı günde eğitim boyutunu bir üst noktaya taşıyarak bir konferans tadında sizlerle birlikte oldu. Yapı sektörünün yeşil dönüşümüne destek vermek amacıyla çıktığımız yolda oldukça mesafe katederek bu gün burada Dünya'dan ve ülkemizden önemli isimlerin söylemlerinin yer aldığı, yapı sektörünün geleceğine ışık tutacak fikir ve önerilerin paylaşıldığı, yaşanabilir yerleşimler konusunda ufuk açacak tezlerin ilk kez tartışıldığı bir gün geçirdik. Umuyoruz ki katılımcılar adına ülkemiz yapı sektörü açısından faydalı bir gün olmuştur. Değerli sponsorlarımızın da katkılarıyla ülkemizde bina-yeşil bina  ayrımını konuşmaya ihtiyaç kalmayana kadar ve ayrıca gücümüz yettiğince bu tip organizasyonlar yapmaya devam edeceğiz. Organizasyonumuzda bize destek veren ve emeği geçen herkese teşekkür ederiz. ” dedi.