Yıkım Yönetmeliği’nden dinamite yeşil ışık

Kentsel dönüşümde, yıkılacak olan 7 milyon binada farklı yöntemler uygulanacak. Zemini ve çevresi uygun binalar için dinamitte bir yöntem olacak

Yıkım Yönetmeliği’nden dinamite yeşil ışık

31 Temmuz 2012 

Yıkım Müteahhitleri Derneği Başkanı Mehmet Ali Bulut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yıkım sektörünün Türkiye'de gelişmediğini, çok amatör  kaldığını ileri sürdü.
Türkiye'de 1999 depremi öncesinde yıkımın ne olduğunun dahi bilinmediğini  belirten Bulut, afet sonrası yapılan çalışmalar, 2000'li yıllarla birlikte çok  sayıda yabancı yatırımcının ülkeye girmesi, alışveriş merkezlerinin çoğalması ve  şehir merkezlerinde geniş arazilerin bulunmaması nedeniyle yıkım sektörünün ivme  kazandığını anlattı.
Bulut, afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi çalışmalarıyla yıkım  sektörünün daha da gelişeceğini dile getirerek, “İşe ilk başladığımız yıllarda  sektörde inanılmaz problemler yaşadık. Bir alt sektör olarak dahi gözükmüyordu.  Yıkım, aslında inşaat sektörünün altındaki bir alt sektördür. Çok zorluklar  yaşadık. Teknik altyapı yoktu, yönetmelik altyapısı yoktu. Yıkım hakkında ne  yönetmeliklerde ne de kanunlarda en ufak bir ifade yer almıyordu. İdareler,  işverenler ihale açacakları zaman teknik şartnameler oluşturulamıyordu. Konuyla  ilgili bilgiye sahip teknik insan yoktu. Şimdiyse Türkiye'de 'bu işi yapıyorum'  diyen çok firma bulursunuz. Ancak bunlar içinde de sadece yıkım işini yapan çok  az sayıda firma vardır. Yıkım hala maalesef genelde, hafriyat, geri dönüşüm gibi  işlerin yanında yan iş olarak yapılıyor” diye konuştu.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'dan yetkililerin kentsel dönüşüm kapsamında  yaklaşık 7 milyon konutun yıkılacağını açıkladığını anımsatan Bulut, en az 20-30  yıllık uzun soluklu bu çalışmanın yıkım sektörünü coşturacak bir proje olduğunu  dile getirdi.

Doğru yıkım yukarıdan aşağıya yapılır
Bulut, yıkımda doğru yöntemlerin kullanılmasının önemine değinerek,  “Binanın yukarıdan aşağıya yıkılması lazım. Hiçbir zaman aşağıdan müdahaleyle  bina yıkılmamalı. Çökertme metodu, kesinlikle yapılmaması lazım. Profesyonel  olarak çökertme metodunu uygulayanlar var ama doğru bir yöntem değil. Yönetmelik  için Bakanlığa verdiğimiz öneri dosyasında da bunu belirttik. Kesinlikle binalar,  aşağıdan klon keserek, kırarak çökertilmemeli. Van'da bunun benzeri iş kazalarını  gördük. Bina yukarıdan aşağıya yıkılır, kesin ve net” dedi.

Patlatarak yıkmak
Türkiye'de, bir iki aya kadar dinamitli yıkım teknolojisinin uygulanmaya  başlayacağına dikkati çeken Bulut, gelişmiş ülkelerde kullanılan bu metodun,  dünyada sadece 8 ya da 10 firma tarafından uygulandığını kaydetti.
Bulut, uygulaması Türkiye'de yasak olan bu metoda, hazırlanan Yıkım  Yönetmeliği'nin yeşil ışık yaktığını vurgulayarak, ancak Bakanlığın incelemesi  sonrasında vereceği sertifikasyon şartının aranacağını söyledi.
Türkiye'deki yapılaşmanın, genellikle dinamitli yıkıma uygun olmadığına  işaret eden Bulut, şöyle devam etti:
“Türkiye'de patlatma yönteminin uygulanabileceği binalar da  uygulanamayacağı binalar da var. Bu, ayrıntılı çalışma gerektiren bir tespittir.  Bir yerde patlatma yapacaksanız önce çevreyi incelemeniz lazım. Çevredeki  yapıları incelemeniz lazım. Çevredeki binalar uygun mu değil mi? Bunu  belirledikten sonra, etrafta da yeterli güvenli alana sahipseniz neden patlatmayasınız? Örneğin çok yakın yapılaşmasından dolayı Tarlabaşı'ndaki  yıkımlar patlatmaya uygun değil. Mesela Ataşehir'de de binaların etrafında  yeterli, güvenli alanın bulunması ve iyi bir zemine sahip olunması nedeniyle  patlatma yapılabilir. Bunda hiçbir sakınca yok. Türkiye'de patlatmalı teknolojiyi  kullanmaya uygun yerler de var, uygun olmayan yerler de var. Tek tek hesaplar yapılacak ve patlatma teknolojisini uygun yerlerde kullanacağız.”