Kentsel dönüşümün finans kapısı da açılmalı

İNDER’in düzenlediği ‘Kentsel Dönüşüm Çözümleri’ toplantısında kentsel dönüşüm sürecinde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı

Kentsel dönüşümün finans kapısı da açılmalı

3 Haziran 2013 / emlakwebtv
İNDER Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım, kamuoyunda Afet Yasası olarak bilinen 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un Türkiye için bir şans olduğunu belirterek “Bu şansı iyi kullanmamız lazım’ dedi.

Toplantıya katılan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar da yasayı bir milat olarak değerlendirdi. Bayraktar “Önemli olan deprem geldiğinde yıkacak bina bulamasın. Bulsa da bu binalar boş olsun. Bizim çıkardığımız Afet Yasasının ana teması bu” diye konuştu.

İstanbul İnşaatçılar Derneği’nin (İNDER) Türk Ekonomi Bankası’nın (TEB) desteğiyle düzenlediği ‘Kentsel Dönüşüm Çözümleri’ toplantısı, kentsel dönüşümün aktörlerini bir araya getirdi. ‘6306 sayılı afet alanlarının dönüştürülmesi yasası ile kentsel dönüşüm yasasının pratiği ve finansman çözümleri’ başlığı altında gerçekleşen seminerde, kentsel dönüşüm konusu teknik, sosyal ve kültürel açıdan ele alınırken çözüm önerileri ortaya kondu.

Seminerin açılış konuşmasını yapan İNDER Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım, sürdürülebilir kentsel dönüşümün önemine vurgu yaparak “Afet Yasası bir şans, bunu iyi değerlendirmemiz lazım” dedi. Kentsel dönüşüm projelerinin kendi kendini finanse ettiğine dikkat çeken Durbakayım, bu kapsamda 2007 yılında yürürlüğe giren ve pratiğe geçirilmeyen mortgage yasasına dikkat çekti. Mortgage’ın ikincil piyasalarının hala oluşmadığını kaydeden Durbakayım, Mortgage yasanını tam anlamıyla işlerlik kazanması halinde konut kredilerinin gelişmiş ülkelerde olduğu gibi yüzde 0.20 seviyelerine inebileceğini ifade etti.

Erişilebilir konut fiyatlarının ancak Mortgage Yasası’nın işlerlik oluşabileceğini vurgulayan İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım şunları söyledi:
“Her yıl ortalama 450 bin konut ihtiyacının olduğu ülkemizde, maalesef bu rakamın ancak yüzde 20’si karşılanabiliyor. Talep tarafının bu kadar yüksek olduğu bir ülkede, sınırlı sayıda konut üretilebilmesinin tek nedeni konut fiyatlarının erişilebilir seviye olmamasıdır. Bilindiği gibi her geçen gün artan konut talebine paralel olarak konut arzı geliştirilmezse, konut fiyatları şişer, orta gelirlinin erişimi azalır ve gayrimenkul balonları oluşur. Bu nedenle Mortgage Yasası’nın işlerlik kazanması ile erişilebilir konut fiyatları oluşturulabilir.”

Hala sivil bir kentsel dönüşüm örneği olmadığını anlatan Durbakayım, 2/3 yani nitelikli çoğunluk kuralı işlemeye başladığı anda kanunun işlemeye başlayacağını belirtti. Bu noktada özel sektöre, inşaat firmalarına büyük iş düştüğünü anlatan Nazmi Durbakayım “Kanunun getirdiği değerlerle dönüşümü sağlayacak projeler geliştirmemiz lazım. Yoksa emsalleri zaten yeteri kadar yüksek olan bölgelerde emsal artışıyla bu dönüşümleri yapmak çözüm olursa yarın yeni kanuna ihtiyacımız olabilir” diye konuştu.

Bakan Bayraktar: 28 ilde 1666 hektar alan inceleme altında
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar da 6306 sayılı Afet Yasasının kentsel dönüşüm için bir milat olduğunu belirterek Türkiye’de 6,5 milyon konutun acil yenilenme ihtiyacı içinde olduğunu söyledi. Afet Yasasıyla birlikte dönüşüm yapılacak her projeye vergi, harç vs gibi muafiyetler sağlandığına vurgu yapan Bakan Bayraktar, bugüne kadar sağlanan destek tutarının 52 milyon 198 bin lira olduğunu açıkladı. Bakan Erdoğan Bayraktar bu süre zarfında 19 ilde 4008 hektar alanın riskli alan olarak belirlendiğini, bu alanlarda ise 101 bin 221 bina olduğunu belirtti. “28 ilde 1666 hektarlık alan ise riskli alan olarak incelememiz altında” diyen Bakan Bayraktar, riskli alanların süratle tespit edilmesi için 443 kurum ve kuruluşa lisans verildiğini kaydetti.

‘Deprem yıkacak bina bulamasın’
Türkiye’de son 10 yılda inşaat ve yapı sektörü konusunda çok ciddi bir gayret olduğuna dikkat çeken Bakan Bayraktar, bütün eleştirilere ve eksikliklere rağmen son 10 yıl içinde yapılan 5 milyon konutun mühendislik hizmeti almış, sağlam, ABD ve Avrupa’da yapılan konutlarla yarışacak düzeyde konutlar olduğunu söyledi.

Türkiye’de şehir kabul edilen yerleşimlerde bulunan 20 milyon konut stokunun kötü yapı stoku olduğunu belirten Bayraktar, bu durumun Türkiye ekonomisini geri çektiğini söyledi. Her şeyden önce bu binaların depreme dayanıksız olduğunu söyleyen Bayraktar, “Önemli olan deprem geldiğinde yıkacak bina bulamasın. Bulsa da bu binalar boş olsun. Bizim çıkardığımız Afet Yasasının ana teması bu” dedi. Yasanın vatandaş eksenli bir yasa olduğunu da kaydeden Bayraktar, vatandaşın da bina güvenliği açısından duyarlı olması gerektiğini belirtti.

‘Fikirtepe örneğinde olduğu gibi dönüşüm sadece rantla olmuyor’
Muhalefet partilerinin kentsel dönüşüm çalışmalarına rant eleştirisi getirdiğini anlatan Bayraktar, var olan rantın vatandaşın yararına bir rant olduğunu söyledi. Devletin rant yapmakla ilgilenmediğini ifade eden Bayraktar “Fikirtepe’de 2,5 yıl önce imar planı yaptık, vatandaşımız orada kentsel dönüşümü gerçekleştirsin diye. Bugüne kadar başlanamadı. Demek ki sadece rantla olmuyor bu iş” diye konuştu. Fikirtepe’de verilen 4.14 emsalin bodrum katlarla birlikte 5’e kadar çıktığını belirten Bayraktar “Verilmeseydi keşke. Şimdi bizim kentsel dönüşümünde önümüzü tıkıyor” açıklamasında bulundu.

Gezi Parkı ile ilgili eleştirileri de değerlendiren Erdoğan Bayraktar, bu tip konularda hiç kimsenin siyaset yapma hakkının olmadığını söyledi. Önemli olanının şehrin menfaati olduğunu belirten Bayraktar şunları söyledi:
“Orada yapılmak istenen yayalaştırmanın artırılması, yeşilin artırılması. Orada iki ağaç sökülecek ama yerine 12 ağaç dikilecek. Araç trafiği kaldırılacak. Yapılan bu… Bakınız Salı Pazarı’nda biz bir plan yaptık. ‘Kadıköy’de park alanı az’ dediler. Tamamını yeşil alan yaptık. Son 10 yılda İstanbul’un yeşillendirilmesi 10 kat arttı. İstenilen boyutta değil ama… İmar artışları ve siluet bozulması da var. Onları engelleyeceğiz. Benim hayatıma da mal olsa bu konuda her şeyi yapacağız.”

Oda talebine Bakan’dan jet yanıt
İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım, İNDER’in çıkan bütün kanun, kararname ve yönetmeliklerde görüşünü ortaya koyduğunu ve bu görüşlerin yetkililerce dikkate alındığını belirterek “Ancak biz oda olmadan dertlerimizi, önerilerimizi fazlasıyla ele aldırma imkanımız yok. Burada, Sayın Bakanımızın huzurunda biz bu işe talibiz” dedi. 

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’a “İNDER olarak biz oda olmak istiyoruz Sayın Bakanım” diye seslenen Nazmi Durbakayım, oda oldukları taktirde sektörü daha faydalı ve çağdaş bir noktaya getirebileceklerini söyledi. Durbakayım, şöyle devam etti:
“Biz devletin politikalarına, bakanlığın çalışmalarına ayak uyduramazsak çağı yakalayamayız. Çünkü inşaat, çabuk girilen çabuk çıkılan bir sektör. Fakat sanayide böyle olmuyor. Bir sanayici, sanayiye başladığında o işin esiri oluyor, sonuna kadar gidiyor. Ancak herhangi bir sektörde iş yapan bir firma ‘Ben konut yapacağım’ dediğinde sektöre giriyor. Tüketici kanunun 5 sene bağlayıcılığı var. Daha sonra çıkıp gidiyor. Hiçbir araç bu kadar kısa sürede marka olup piyasadan kaybolmaz. Firmalar uzun ömürlü olmalı ki tüketicinin korunması ve yapılan eserlerin de kalıcı olması mümkün olabilsin.”

‘3 masayla bizimkiler çırak çıkıyor’
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım’ın talebini yanıtsız bırakmadı. İnşaat sektörünün oda kurması konusunu sürekli dile getirdiğini anlatan Erdoğan Bayraktar, bu konunun ticaret ve sanayi odalarının çatısı altında yürütülecek bir mesele olmadığını söyledi. Bakanlık olarak oda kurulmasına öncülük etmeye hazır olduklarını belirten Bayraktar şunları söyledi:
“Berberler oda kuruyor, inşaatçılar kuramıyor. Ticaret odası müsaade etmiyor. Çünkü her sektöre bir masa veriyorlar. İnşaatçıların en fazla 3 masası oluyor, malzeme, inşaat tesisat diye… Diğer sektörlerin tekstilden gıdaya kadar 100 birim var. Oylamaya gidince orada oylamayı alıyorlar, bizimkiler çırak çıkıyor devamlı. Şimdi burada değişik bir kulvardan gidip odayı mutlaka kurmak lazım ki inşaat sektörünün ayağı yere daha iyi bassın. Ama tabi inşaat sektörünün de seviyesini yükseltmesi lazım.”

Yüzde 0,38’le kredi desteği
Türk Ekonomi Bankası (TEB) Bireysel Bankacılık Satış Direktörü Tuğbay Kumoğlu ise “Kentsel Dönüşüm Çözümleri” toplantısıyla ortaya konan çözüm alternatiflerinin sürece büyük katkı yapacağına inandıklarını belirtti. Kumoğlu, TEB olarak, deprem açısında riskli alanda yer alan veya ‘riskli yapı’ olduğu teknik raporlarla tespit edilmiş olan yapıların yeniden inşası veya güçlendirilmesi amacıyla hak sahiplerine uygun şartlarda finansal destek sağladıklarını söyledi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Kentsel Dönüşüm Kredisi protokolü imzaladıklarını hatırlatan Kumoğlu, bu konuda bilgi ve danışmanlık almak isteyen kişilerin TEB şubelerine başvurabileceğini belirterek şunları söyledi: “TEB olarak riskli yapılarını yıkıp yeniden yaptırmak isteyen kat maliklerinin yüklenici müteahhitlere yapmaları gereken ödemelerin finanse edilmesinden, yeni evlerine taşınmalarına kadar her aşamada yanlarında yer alıyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca Riskli Yapı Tespiti Lisans Belgesi verilmiş kurumlar tarafından depreme dayanıksız raporu bulunan yapılarda ikamet eden kat sahipleri, bankamıza başvurarak Kentsel Dönüşüm Kredisi fırsatından ve 120 ay vadeye kadar yüzde 0,38 faiz oranı ve dosya masrafsız kredi kullanım imkanından faydalanabiliyor.”