Mal ayrılığı nedir?

Nal ayrılığı nedir? Mal rejimi nedir?

Mal ayrılığı nedir?

Mal ayrılığı nedir?

Mal ayrılığı, evliliğin herhangi bir sebep ile sona erdiği durumlarda tarafların sahip oldukları malların nasıl paylaşacaklarına dair yapmış oldukları anlaşmayı ifade ediyor.

Evlenmeden önce veya sonra yapılabilen sözleşme noterde düzenleme veya onaylama şeklinde olabiliyor. Mal ayrılığı, herkesin kazancının kendisine ait olduğunu, her eşin kendi malından, borcundan ve alacağından sorumlu olduğu anlamına geliyor.

Türk hukuk sisteminde 4 adet mal rejimine yer veriliyor. Bunlardan 3'ü seçimlik, 1'i ise yasal mal rejimi olup; edinilmiş mallara katılma, mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı şeklinde düzenlenmiştir.


Mal rejimi nedir?
Mal rejimi, boşanma, iptal, ölüm gibi evliliği sona erdiren durumlarda tarafların sahip oldukları malları nasıl paylaşacaklarına ilişkin yapmış oldukları anlaşmadır.
Mal rejimlerini incelediğimiz zaman, Türk Hukuk sistemine dört adet mal rejimi belirlendiğini görüyoruz. Bunlardan üçü seçimlik bir ise yasal mal rejimidir. Seçimlik olan mal rejimleri 2002 yılında yürürlüğe girmiş olan 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimini benimsemiş, mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı rejimlerini ise seçimlik mal rejimi olarak benimsemiştir.

Mal rejimi; Eşlerin evlenmeden önce veya evlendikten sonra kazançları ile elde ettikleri ya da kendilerine miras veya bağışlama yoluyla geçmiş olan tüm mal varlıklarını yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar üzerinde her türlü hukuki işlem yapma hakları ile eşlerin her ikisine ait olan mallar dolayısıyla, birbirlerine veya üçüncü kişilere karşı sorumluluklarını belirleyen kurallardır.

Ayrıca, bu malların evlilik birliği süresince hangi eşe ait olacağı, evliliğin sona ermesi ya da yasanın belirlediği mal rejiminin tasfiyesini gerektiren diğer hallerde, bu malların nasıl paylaşılacağı da yine mal rejimi kuralları ile belirlenmektedir.

İncelediğimiz zaman mal rejimlerinin evlilik birliğindeki eşlerin malvarlığının kullanılmasını neredeyse tamamen düzenlese de Medeni Kanunumuz da belirtilmiş olan bazı özel durumlar, örneğin (M.K 188) evlilik birliğinin temsili ya da (M.K 189) sorumluluğu düzenleyen maddeler evliliğin genel hükümleri bölümünde düzenlenmiş olup bunlar mal rejiminden bağımsız olarak geçerlidirler.

Eski Türk Medeni Kanunu kaynağını İsviçre Medeni Kanun’undan almıştır. Fakat mehaz kanun yasal mal rejimi olarak mal ortaklığı rejimini benimsemişken, Eski Türk Medeni Kanunun’ da yasal mal rejimi olarak mal ayrılığı rejimi benimsenmiştir. İsviçre, 1 Ocak 1988’de edinilmiş mallara katılma rejimini yasal mal rejimi olarak kabul etmiştir. Bu değişimin etkisi Türk Hukukunda da etkisini göstermiş ve 2002 yılında yürürlüğe giren yasa yasal mal rejimi mal ayrılığı rejimi olmaktan çıkarılmış, yerine edinilmiş mallara katılma rejimi yasal mal rejimi olarak kabul edilmiştir. 

Bu durum Türkiye’de evli çiftler için değişik bir durumun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Buna göre daha önceden evlenmiş olan çiftler mal varlıkları için 2002 yılına kadar mal ayrılığı rejimine tabi iken 2002 yılından sonra herhangi bir şekilde seçimlik mal rejimlerinden birini seçmemişlerse edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olmuşlardır. Görüldüğü üzere evlilik birliği içinde iki ayrı rejim olduğundan dolayı 2002 yılı öncesinde edinilmiş mallarda mal ayrılığı rejimi geçerli olacağından ötürü o mal sadece malikine ait sayılacaktır. Fakat 2002 yılından sonra edinilmiş mallarda ise, kanunca belirlenmiş özel durumlar yok ise bu mal karı kocanın ortak malı sayılacaktır.
Eşler mal rejimlerini dilerlerse noter önünde onaylama ya da düzenleme şeklinde veya evlilik başvurusunda yazılı bir dilekçe ile bildirerek değiştirebilirler. Seçilebilecek mal rejimleri sadece yukarıda belirmiş olduğumuz mal rejimleridir. Eşler kendileri için özel mal rejimleri düzenleyemezler. Fakat M.K 203 hükmü gereğince eşler mal rejimini sadece kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilirler.

Lakin doktrinde ki bir görüşe göre mal ayrılığına ilişkin düzenlemelerin mal rejimi sözleşmesi ile değiştirilmesinin mümkün olmayacağını, böyle bir durumun mal ayrılığı rejiminin özünü değiştireceğini ileri sürmektedir. Ancak bu görüşe göre, eşler arasında yapılan diğer hukuki işlemlerle mal ayrılığı rejimini tamamlayıcı düzenlemelere gidilebilir. Örneğin, eşler belirli malvarlığı değerleri üzerinde paylı mülkiyet kurabilirler.(T.M.K 688 vd.)