Renaissance’da Arap İstilası

Polat Holding’in Balmumcu'da inşa ettiği Renaissance İstanbul Bosphorus’un yarısından fazlası bayram için Araplar tarafından tutuldu

Renaissance’da Arap İstilası

1 Ağustos 2012

Polat Holding’in Balmumcu’da 120 milyon dolara inşa ettiği Renaissance İstanbul Bosphorus Oteli bugün açılıyor. Bürokratik işlemlerin 1 yıl sürdüğü, gündüz makineler giremediği için inşaatın çoğunlukla gece yapıldığı otel 3 yılda tamamlandı. Vatan Gazetesinden Necla Dalan’ın haberine göre, Renaissance İstanbul Bosphorus’u bayram için tabir yerindeyse Araplar kapattı. Oteldeki 212 odanın yarısından fazlasını bayram için Arap turistler tuttu.
Polat Holding’in Balmumcu’da 120 milyon dolara inşa ettiği Renaissance İstanbul Bosphorus Oteli bugün kapılarını ziyarete açıyor. Bürokratik işlemlerin 1 yıl sürdüğü, gündüz makineler giremediği için inşaatın çoğunlukla gece yapıldığı otel 3 yılda tamamlandı. Otel, Türkiye’nin LEED yani yeşil sertifikalı ilk 5 yıldızlı oteli olacak. Grubun İstanbul’daki ikinci oteli olan Renaissance İstanbul Bosphorus’u bayram için tabir yerindeyse Araplar kapattı. Oteldeki 212 odanın yarısından fazlasını bayram için Arap turistler tuttu.
Polat Holding’in yeni oteliyle ilgili bilgi almak üzere holdingin patronu İbrahim Polat, kızı Songül Sel, torunu Ceylan Sel Sohtorik, holdingin Mali İşler Grubu Başkanı Baran Demir ve otelin Genel Müdürü Anıl Boydaş Tınaz ile buluştuk. Otelin yönetiminde kadınların ağırlıklı olduğunu ve adeta mimar-müteahhit gibi çalıştıklarını söyleyen İbrahim Polat, “Biz burada Türkiye’ye yeni müteahhitler yetiştirdik. Bir yandan onlara hesap verdik, bir yandan otele adını veren 4 bin oteli olan Marriot’a hesap verdik. Otel mi yaptık biblo mu anlayamadım. Bir an önce açsak da kurtulsak” esprisiyle sözlerine başladı.

Yangın kalitemizi gösterdi
İnşaat sektöründeki 65 yıllık tecrübesini otelin inşaatına yansıttığını kaydeden Polat, “65 senelik tecrübemizi, otelcilikte en iddiali ve en iyi markası olan Marriott grubuyla birleştirerek Renaissance markasıyla en kaliteli ve en konforlu otelcilik hizmetini verirken insan ve mal güvenliğini de en üst düzeyde sağlamaktayız. Biz binamız için kendi kontrol ve testlerimizin yanı sıra Marriott’un kendi ekiplerinden de yangın ve can güvenliği konusu ile ilgili sertifikasyon alıyoruz. Odaklanmış olduğumuz bu iki başlık çok yakın tarihte Polat Tower’da yaşamış olduğumuz yangınla ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha gözler önüne serdi. Biz orayı yaptık ve sattık. Ama yangında oğlum Adnan Polat oradaydı. Çünkü bina bizim adımızı taşıyor” diye konuştu.
Otelle ilgili bilgi veren Genel Müdür Anıl Boydas Tınaz da şunları söyledi: “Renaissance Istanbul Bosphorus Otel 212 adet odası; 1 ana restaurant, Barbaros Bulvarı üzerinde bulunan brasserie’si, Boğaz manzaralı barı, en büyüğü 500 metrekareye yakın olmak üzere 12 adet konfor ve teknolojiyi birleştiren toplantı odası ile İstanbul’un merkezinde yeni bir konaklama anlayışı sunuyor. Otelin mimari tasarımı Mimar Sinan Kafadar ve Renaissance markası stil danışmanları ile birebir yürütülerek, renk seçimlerinden aydınlatmalara, sanat eserlerinden aksesuarlara kadar tüm detaylarıyla markayı en iyi yansıtan şekliyle oluşturuldu. Bizi rakiplerimizden ayıran en büyük fark Türkiye’nin belki de İstanbul’un ilk 5 yıldızlı Yeşil oteli olmamızdır. Bu açıdan sahip olduğumuz Leed Certification bunun en büyük kanıtı. Projemizde yüksek verimli elektromekanik cihazları kullanıyoruz. Suyu minimum tüketiyoruz. Hem su verimli armatürler ver hem de gri su ve yağmur suyu geri dönüşüm sistemlerimiz var. Bu yolla şebekeye de daha az atık su gönderiyoruz. Trijen ile enerjimizin büyük kısmını kendimiz üretiyoruz.”

Yüzde 10 büyüyecek
Baran Demir ise Basın Ekspres yolu üstünde, 212 AVM’nin yanında yaklaşık 350 odalı, 58 bin metrekareye yakın inşaat alanı olan 5 yıldızlı bir otel projesi üzerinde çalıştıklarını kaydetti. Demir,”200 milyon dolarlık projeyi anahtar teslimi olarak yapıp satmak niyetindeyiz. Onun dışında, İstanbul’da merkezi yerlerde uygun arsa bulursak yeni oteller yapmak her zaman ajandamızda bulunuyor. Şehir otelciliğini seviyoruz ve bu alanda büyümeyi arzu ediyoruz” değerlendirmesini yaptı.
Demir, 5 bin kişinin istihdam edildiği holdingin cirosunun geçen yıl 300 milyon dolar olduğunu, bu yıl yüzde 10 büyümeyi öngördüklerini de belirtti.

Yangından sonra bir arkadaşı boğa hediye etti!
İbrahim Polat, kendilerinin yaptığı Polat Tower’daki yangından sonra bir arkadaşının kendisine ‘şükür’ niyetine bir boğa gönderdiğini anlattı. Polat, “Bir arkadaşım kimsenin canına birşey olmadı diye kestirmem için bir arabada 3 kişiyle birlikte 750 kiloluk tosun yolladı. Tosunu oraya götürürken Mustafa Sarıgül Darülaceze’ye bağışlamamızı önerdi. Biz de kabul ettik” diye konuştu.

‘Devletin çeşmesinden bir bardak su içmedim’
Siyaset ve ekonomiyle ilgili yorum yapmaktan kaçınan İbrahim Polat, “Ben hep iyiyi görürüm, kötüyü görmem. Hükümetten çok memnunuz, ekonomi iyi, sağlık iyi... Kötülük düşünmezsen kötülük olmaz. Bilmediğin işe burnunu sokarsan yanlış yaparsın. Bana turizmden, inşaattan, sanayiiden sor. Futbolu sor bilmem, siyaseti sor hiç anlamam. Zaten vakit de yok siyaset yapayım. 65 yıldır devletin çeşmesinden bir bardak su içmedim. Özal, Demirel çok iyi dostlarımdı ama hiç birinden iş almadım. Devlete vergi verdim, insanlara iş” diye konuştu. Emekli olmayı düşünmediğini de anlatan Polat, şöyle devam etti: “Torunlar da geldi ama bana göre hala iş var. Bence emeklilik yok. Sabah kalktığında bir heyecan olmalı. Emekli olunca ne yapacaksın? Karınla kavga mı edeceksin? O yüzden çalışacaksın.”

65 yılda yaptığı binaları tek tek elden geçirdi
İbrahim Polat, yaptığı işlere sahip çıktığını yineleyerek, 1999’daki depremden sonra yaptığı her binayı kontrol ettiğini anlattı. Polat, “Nişantaşı’nın yarısını ben yaptım. Depremden sonra yanıma mimarları, mühendisleri aldım ve 65 yılda yaptığım tüm binaları tek tek gezip elden geçirdim” dedi.