Rusya yakınlaşması Nükleer hevesini artırdı

Rusya ile düzelen ilişkiler ve Türk Akımı anlaşmasının imzalanması sonrasında Hükümet, Türkiye'yi nükleer santral merkezine dönüştürecek hamlelere hız verme kararı aldı. Orta ölçekte Türkiye'de 3 nükleer santralin faaliyete geçmesi hedefleniyor

Rusya yakınlaşması Nükleer hevesini artırdı

Rusya ile yaşanan yakınlaşma ve Türk Akımı gibi önemli bir projenin imzası, Türkiye'yi Nükleer Santral hamleleri konusunda daha da cesaretlendirdi. Türk Akımı projesinin imzası sırasında Putin'in "Türkiye'de yeni bir branş doğmuş olacak..." şeklinde nitelendirdiği Nükleer Santral hamlelerini arka arkaya atmaya hazırlanan Türkiye, hali hazırda Akkuyu, sonrasında Sinop ve şu an net olarak belirlenmeyen bir başka yerde daha olmak üzere toplam Nükleer Enerji Santrali'ni orta vadede hayata geçirecek.

Türkiye Nükleer Enerji Cenneti'ne dönüşürken
Türk Akımı anlaşmasının imzası sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Akkuyu Nükleer Santrali'nin çalışmalarına hız verileceği yönündeki açıklamalarının ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak da, Nükleer Enerji Santral inşaatlarının çok yakında başlayacağının işaretlerini verdi. Akkuyu Nükleer'in hayata geçirilme çalışmalarının daha da hızlandırılacağını ve izin ve fizibilite için yoğun mesai harcadıklarını söyeyen Albayrak: "Üç Nükleer santralin açılmasının ardından ülke enerjisinin yüzde 10'luk kısmını karşılayacak bir üretime ulaşacak." ifadelerini kullandı. 

Bir nükleer santral sarmalı: Dünya kaçarken Türkiye ona koşuyor
Türkiye'nin Nükleer Santrallere olan ilgisi aslında tüm dünyada yaygın biçimde planlanan "Nükleer Enerji Santralleri"ne son verme politikalarının da karşısında yer alıyor. Uzmanların tüm güvenlik önlemlerine karşın dünyada nükleer santral kazası ortalamasını 23 yıl olduğu ya da kaza olsu olmasın radyasyon etkisinin sürekli olduğu yönündeki açıklamalarından etkilenmeyen Türkiye Hükümeti, diğer taraftan dünyanın gelişmiş ülkelerinin Nükleer Enerji Santralleri'ne son verme eğiliminin de uzağına düşüyor. Özellikle Fukuşima kazasının ardından Japonya başta olmak üzere Almanya, Fransa ve diğer Avrupa ülkeleri 2020 yılından itibaren Nükleer Enerji Santralleri'ni aşamalı olarak sonlandırma kararını da devreye sokmuş durumda.

Türkiye için kritik bir soru
Bu koşullarda da Türkiye'nin yanıtlaması gereken şu sorular aciliyetini korumayı sürdürüyor:

Japonya'nın güvenliğini sağlayamadığı Nükleer Enerji Santrallerinin güvenliğini, birinci derece deprem bölgesine inşa edilen Akkuyu Nükleer Santrali başta olmak üzere Sinop ve olasılıkla İğneada'da, Türkiye sağlayabilecek mi?