Uluslararası finans merkezi olmak ya da olmamak

İstanbul’un uluslararası bir finans merkezi olabilmesi için tüm finans kurumlarının bir araya toplanması, adına da finans merkezi denmesi yeterli mi?

Uluslararası finans merkezi olmak ya da olmamak

İstanbul’u dünyanın sayılı finans merkezlerinden biri haline getirmek amacıyla planlanan İstanbul Finans Merkezi için Maliye Bakanı Naci Ağbal’dan önemli bir açıklama geldi. Ataşehir’in hemen yanı başında planlanan İstanbul Finans Merkezi 2 milyon 266 bin metrekarelik bir alanı kaplıyor. 2008 yılında yapımına başlanan İstanbul Finans Merkezi’nin hafriyat ve altyapı çalışmaları Ağaoğlu Şirketler Grubu tarafından gerçekleştirildi. Bugünlerde ise altyapı çalışmaları tamamlanan alan üzerinde bir bir binalar yükseliyor. Merkez Bankası, SPK, Halk Bankası, Ziraat Bankası ve BDDK gibi bir çok kamu ve finans kurumu İstanbul Finans Merkezi’nde yer alacak. Alan üzerinde İş GYO, Tahincioğlu, Ağaoğlu gibi özel şirketlerin yapıları da yükseliyor.

Uluslararası finans merkezi olmak ya da olmamak

İstanbul’un uluslararası bir finans merkezi olabilmesi için tüm finans kurumlarının bir araya toplanması, adına da finans merkezi denmesi yeterli mi? 2008’de İstanbul Finans Merkezi’nin inşaasına başlanmasının ardından, ilgili bakanlıkların ve kurumların katılımıyla İstanbul’un uluslararası bir finans merkezi olabilmesi için bir koordinasyon kurulu ve master plan oluşturuldu. Bugüne kadar bu kurulun çok sağlıklı çalıştığını göremedik. Bu kurul sadece yıllar içinde Bakan Ağbal’ın ifadesiyle bir kaç kez bir araya gelmiş. Bundan sonrasına ise bakıp göreceğiz.

İstanbul’un uluslararası finans merkezi olabilmesinin yolunun nereden geçtiğini ortaya koymak için Amerikayı yeniden keşfe gerek yok. Önümüzde Londra, Dubai gibi örnekler var. Bu ülkeler ne yaptıysa benzerlerini yapmak gerekiyor. Hatta onlarla rekabet edebilmek için daha fazlasını. Dubai Finans Merkezi’ni ele alalım. Dubai Finans Merkezi İstanbul Finans Merkezi alanının 1/5’i büyüklüğünde, 450 bin metrekare üzerine kurulu. Rakibi olan önemli finans merkezlerini geride bırakarak güçlü bir finansal odak haline dönüştü.

Cezbecici vergi ve hukuk avantajları

Dubai’yi rakiplerinden ayrıştıran ve güçlü bir finans merkezine dönüştüren iki önemli nokta var: Cezbedici vergi ve hukuk avantajları. Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın açıklamaları bu konuda gerekli düzenlemelerin yapılacağının sinyallerini veriyor. Bakan Ağbal, 10 ya da 11 Mayıs’ta gerçekleşecek Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda (EKK) İstanbul Finans Merkezi ile ilgili yasal düzenleme önerilerinin ele alınacağını ifade etti.  Bakan Ağbal’ın açıklaması şöyle:

“Temel yaklaşımımız şu İstanbul, eğer finans merkezi olacaksa diğer rekabet halinde olduğumuz finans merkezlerinde gerek bireysel yatırımcı gerek kurumsal yatırımcı bağlamında hangi kolaylıklar varsa, hangi teşvik edici modeller varsa Türkiye'de de onların olması lazım. Eğer küresel finans merkezi olma iddiamız varsa… Rekabet halinde olduğumuz merkezlerin regülasyonlarını tek tek gözden geçiriyoruz. Her bir kurumumuz kendi alanıyla ilgili karşılaştırma, analizler yapıyor. Bireysel yatırımcının korunmasını önemsiyoruz. Finansal piyasaların derinliğinin sağlanması ve bireysel yatırımcının sermaye piyasalarında çok daha fazla işlem yapması için bireysel yatırımcının hem teşvik edilmesi lazım hem de güveninin artırılması lazım. Bunu sağlayacak gerek şeffaflık düzenlemeleri olsun gerekse bireysel yatırımcıların korunmasını sağlayacak ilave düzenlemelerin hepsini yapacağız."