17 Ağustos'un yıldönümünde kentler bazında sigortalılık oranı

Deprem poliçelerinin sayısı 8.5 milyon seviyesini aştı. Yapılan incelemeler sigortalılık oranının en yüksek olduğu kenti büyük depreme tanıklık eden Düzce olarak gösteriyor

17 Ağustos'un yıldönümünde kentler bazında sigortalılık oranı

17 Ağustos 1999 depreminden bugüne dek geçen süre zarfında sigortalılık oranlarında önemli artışlar kat edildi. Yapılan çalışmalar Türkiye genelinde sigortalılık oranlarında ciddi bir gelişim kat edildiğini gösterse de, halen önemli miktarda binanın da sigorta desteğinden yoksun olduğuna işaret ediyor.

En yüksek sigortalılık oranına sahip şehirler

Bir deprem ülkesi özelliği taşıyan Türkiye genelinde en yüksek sigortalılık oranına ülke tarihinin en büyük depremlerinden birine tanıklık eden Düzce'de ulaşıldı. Koalay.com tarafından yapılan analize göre şehirler ve sigortalılık oranları şu şekilde saptandı: 

- Düzce: Toplam konutların yüzde 89'unda sigorta bulunuyor.
- Bolu: Kentte konutların yüzde 79'unun sigortası bulunuyor.
- Yalova: İzmit depreminin en çok etkilediği şehirlerin başında gelen Yalova'da konutların yüzde 76'sı deprem sigortalı.
- Tekirdağ: Sigortalı konut sayısı yüzde 71.
- Sakarya: Sakarya'da deprem sigortasına sahip konut oranı yüzde 71. 
- Kocaeli: Sigortalı konut oranı yüzde 38

Diğer taraftan konuyla ilgili en ilgi çekici veri , sigortalılık oranının en düşük olduğu bölgeler arasında büyük depremlere tanıklık eden şehirlerin bulunması oldu. Van'da sigortalı konut oranı yüzde 38'lerde seyrederken, yine deprem kuşağı üzerinde bulunan Şırnak'ta yüzde 7.5, Hakkari'de yüzde 8.3 ve Muş'ta yüzde 17.8 oranına ulaşıldı. 

İstanbul'a erken uyarı sistemi nerelere kuruldu? Ayrıntılar için Deprem Erken Uyarı Sistemi konulu haberimizi inceleyebilirsiniz

Deprem poliçelerinin sayısı 8.5 milyonu aştı

2018 yılı verilerine göre DASK'te sigortalılık oranı yüzde 48'ler seviyesine ulaştı. DASK Yönetim Kurulu Başkanı ve Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürü Murat Kayacı, DASK'ın 18'inci yılında Türkiye'deki deprem poliçelerinin sayısının 8.5 milyona ulaştığını belirterek: ". Türkiye genelinde sigortalılık oranı ise yüzde 48’e yükseldi. Elbette temennimiz büyük depremlerin yaşanmaması, can ve mal kaybına neden olmamasıdır. " dedi. 

Depremi değil yıkıcı etkisini engelleyebiliriz

Kayacı, depremin doğal bir afet olması açısından önlenemez bir nitelik taşıdığını, buna karşın yıkıcı etkilerinin önlenebileceğini de vurgulayan Kayacı: "Bunun olmazsa olmaz koşullarında biri ise deprem gerçeğini unutmamak ve ona karşı hazırlıklı olmaktır. Bizlere düşen görev, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu unutmadan depremin öncesine, deprem anına ve deprem sonrasına en hazır şekilde cevap verebilecek güçlü bir yapı kurmaktır" şeklinde konuştu. 

[resim2]

Türkiye için önemli bir eğitim alanı: Deprem mühendisliği

DASK Depreme Dayanıklı Bina Yarıması Başkanı Prof. Dr. Mustafa Erdik de, deprem mühendisliğinin Türkiye gibi deprem kuşağında yer alan ülkeler için özellikle önemli olduğuna dikkat çekerek: "Deprem gibi ne zaman geleceğini bilemediğimiz yıkıcı bir doğal afete hazırlıklı olmak bizim gibi deprem kuşağında yaşayan insanlar için çok büyük bir önem arz ediyor. " dedi. İnşaat mühendisliği ve mimarlık öğrencilerinin okullarında bu konuda önemli teorik bilgilerle donatıldığını ve pratik alanda da deneyim kazanmalarının hiç kolay olmadığını belirten Erdik: "Bu nedenle Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması teorik bilginin deneyimle birleşmesi için büyük bir fırsattır" dedi. 

DASK Fiyatlarını öğrenmek için DASK Fiyatları başlıklı haberimizi inceleyebilirsiniz...

Hedef Türkiye'deki tüm konutlar

Doğal Afet Sigortaları Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kayacı, DASK'ın hedefinin Türkiye'deki tüm konutları zorunlu deprem sigortası güvencesi altına almak olduğunu söyledi. 1-7 Mart Deprem Haftası nedeniyle bir açıklama yapan Kayacı: 'Kurduğumuz işbirlikleriyle deprem bilincini artırarak tüm depremlerde kullanılabilecek gelişmiş bir altyapı kurmayı hedefliyoruz” dedi

Sigortalı konut oranı yüzde 47

Depreme karşı alınabilecek en etkili fiziksel tedbirin başında depreme dayanıklı binalar inşa etmek ya da tüm binaları depreme dayanıklı hale getirmek bulunduğunu dile getiren  Kayacı finansal önlemlerin başında ize Zorunlu Deprem Sigortası'nın geldiğini söyledi. DASK Başkanı Kayacı, her yıl artan sigortalılık oranının Türkiye'nin depreme karşı hazırlıkta kilit bir önem taşıdığının hatırlatarak: "1999 yılında yalnızca 500 bin civarında, 2016 yılında ise 7,6 milyon olan deprem siortalı konut adedi, 2017 sonu itibariyle 8.4 milyon düzeyine çıktı. Türkiye genelinde sigortalılık oranı ise yüzde 47'ye yükseldi." ifadelerini kullandı. Sigortalılık oranının 2016 yılında yüzde 43'ler düzeyinde bulunduğuna da dikkat çeken Kayacı: "2018 yılı sonunda ise poliçe sayısının 9 milyona ulaşması bekleniyor. Bugün Türkiye'de dakikada 15 kişi Zorunlu Deprem Sigortası yaptırıyor ve günde sadece 50 kuruş ayırarak konutları depreme karşı sigortalamak mümkün.” ifadelerini kullandı. 

183 milyon TL'lik hasar ödemesi 

En gelişmiş teknolojileri kullanarak tüm depremlerde kullanılabilecek bir altyapı kurmayı ve vatandaşların yaşamına güven sunmayı hedefleyen DASK'in kurulduğu günden bu yana yaptığı hasar ödeme miktarı ise 183 milyon TL seviyesine ulaşmış durumda. 

Bölgelere göre sigortalılık oranı 

DASK verilerine göre bölgesel bazda sigortalılık oranları ise şu şekilde belirlendi:

- Marmara Bölgesi: Yüzde 57
- Ege Bölgesi: Yüzde 46
- İç Anadolu Bölgesi: Yüzde 46
- Akdeniz Bölgesi: Yüzde 40
- Karadeniz Bölgesi: Yüzde 39
- Doğu Anadolu Bölgesi: Yüzde 38
- Güney Doğu Anadolu Bölgesi: Yüzde 33
 
DASK verilerine göre Zorunlu Deprem Sigortası oranlarının en yüksek olduğu ilk üç şehir Düzce, Bolu ve Yalova oldu.