Deprem uzmanlarından çelişkili açıklamalar: Hangisi doğru?

Son bir hafta içinde Marmara Denizi'nde yaşanan sarsıntılar, "Büyük deprem yaklaşıyor mu?" sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar tarafından yapılan açıklamalar ile kafa karıştırmayı sürdürüyor.

Deprem uzmanlarından çelişkili açıklamalar: Hangisi doğru?

1999 Depremi'nden bu yana başta İstanbul ve Yalova olmak üzere Marmara'ya komşu kentlerde yaşamlarını yaklaşan "Büyük Deprem" olasılığı üzerine kuran milyonlarca insan, geçen hafta yaşanan sarsıntılar sonrasında büyük paniğe kapıldı. Cumartesi günü merkez üssü Yalova açıkları olan 4.4'lük depremin ardından, bugün de sabah 09.49 Çanakkale Gülpınar açıklarında yaşanan 4.1'lik sarsıntılar, bu kentlerde yoğun olarak hissedildi. Sarsıntıların ilgi çekici düzeyi, Marmara'da meydana gelen rutin düzeyin üzerinde seyreden bir aralığa yükselmiş olması. Nitekim, Yalova'da yaşanan deprem sonrasında bir açıklama yapan Boğaziçi Kandilli Rasathanesi de, sarsıntının "tali bir fay kırılması sonucu" meydana geldiğini belirtmişti. 

Uzmanlardan çelişkili açıklamalar: Hangisi doğru?
Marmara'da yaşanan hareketlilik deprem gerçeğini büyük kentlerde yaşayan insanlara hatırlatmayı sürdürürken, diğer yandan da, deprem uzmanlarının yaptığı değerlendirmeler de kafa karışıklığı yaratmayı sürdürüyor. Bir önceki hafta Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Avrupa Birliği destekli MARSITE projesi kapsamında yürütülen 3 senelik araştırmanın sonuçlarına yönelik açıklamasında, bölgede biriken enerjinin en fazla 7 şiddetinde bir deprem üretebilecek düzeyde olduğunu vurgulamıştı. Prof. Dr. Nurcan Meral, Marmara fayının tek segmentten meydana gelmediğini ve bunun da daha düşük enerjili bir deprem anlamına geldiğini belirtmişti.

Deprem uzmanlarından çelişkili açıklamalar: Hangisi doğru?

7'den büyük olmaz açıklamasının temeli ne?
Çanakkale'de yaşanan deprem sonrasında bir değerlendirme yapan Yrd. Doç Dr. Oğuz Gündoğdu da, Kandilli Rasathanesi'nin "7'den büyük deprem olmaz" sonucuna nasıl bir çalışma ile varıldığını bilmediğini söyledi. Gündoğdu, Kandilli Rasathanesi'nin 250 yıllık bir periyottan söz ettiğini ve 1766 yılında yaşanan depremin periyodunda, Büyük İStanbul Depremine neden olan fayın iki kırık haline oluştuğunu hatırlattı. 

Gündoğdu, Adalar önündeki fayın ayrı bir oluşumu gösterdiğini ve haritaya bakıldığında da oradaki fayın düşey göründüğünü belirterek: "Haritasına baktığımız zaman oradaki fay düşey görünüyor. Düşey olan fay ancak 1894 depreminin oluşabileceği bir yapı. 1894'ten bu yana 122 yıl kadar bir geçmişi var. Bu süreyi hesaplarsak 1894 depreminin, hasara bakarak değerlendirildiği zaman 6.5-7 büyüklüğünde olduğu tahmin ediliyor." şeklinde konuştu. 

Marmara'da gerilim artıyor
4.4'lük depremin söz konusu fay ile bir ilgisi olmadığını, ancak dolaylı bir etkiden söz edilebileceğini belirten Gündoğdu: "Bunalr ortamın gerildiğini ifade eden depremlerdir. Bunlar bir blokun diğerinin üzerine bindiğini gösterir. Buna ters fay diyoruz. " ifadelerini kullandı.