İlginç hikayeleri ile İstanbul'un deyimleri

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Çilem Tercüman tarafından yazılan “İstanbul’un 100 Deyimi” isimli kitapta yaşanmış hikayeler ile deyimlerin ortaya çıkışları anlatılıyor. İşte ilginç hikayeleri ile İstanbul'un deyimlerinden bazıları...

İlginç hikayeleri ile İstanbul'un deyimleri

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Çilem Tercüman tarafından yazılan “İstanbul’un 100 Deyimi” isimli kitapta yaşanmış hikayeler ile deyimlerin ortaya çıkışları anlatılıyor. İşte ilginç hikayeleri ile İstanbul'un deyimlerinden bazıları...
 

Üsküdar'da sabah oldu

İlginç hikayeleri ile İstanbul'un deyimleri
Üsküdar’da bulunan Valide Sultan ve Mihrimah Sultan camilerinin müezzinleri, karşıda yaşayan padişaha seslerini duyurabilmek için sabah ezanlarını Beşiktaş’taki  müezzinlerden önce okurlarmış. Günümüzde kullanılmakta olan Üsküdar’da sabah oldu deyimi, zamanında aynı hat üzerinde olmalarına rağmen Üsküdar’ın Beşiktaş’tan önce okunan sabah ezanından kaynaklanıyor. 

 

Marmara Çırası gibi tutuşmak

İlginç hikayeleri ile İstanbul'un deyimleri
Eskiden ocak, soba ve mangallarda ateş yakabilmek için çıralar kullanılır ve bu çıralar çarşıda tutam halinde satılırlarmış. Ani bir şekilde parlayan, öfkelenen insanlar için kullanılan Marmara çırası gibi tutuşmak deyimi, Marmara Adası’ndan toplanan ve reçinesi bol olduğu için kolay yanan çıralardan doğmuştur. 

 

Derdini Marko Paşa'ya anlat

İlginç hikayeleri ile İstanbul'un deyimleri

Cerrah olarak büyük ün kazanan doktor olan Marko Paşa, Sultan Abdülaziz’in hekimbaşısı ve dönemin Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane nazırıdır. Bulunduğu mevkiiye rağmen herkesi sabırla dinlemesiyle bilinen Marko Paşa, dilimize ‘’derdini Marko Paşa’ya anlat’’ deyiminin doğmasına neden olmuştur. Marko Paşa’nın bu tavrının hikayesi ise şöyledir;

Pek çok insanın derdine derman olan Paşa, çaresiz kaldığı durumlarda karşısındakini dikkatle dinledikten sonra,

- Anladım ama ne? diye sorar. Bunun üzerine hasta derdini tekrar anlatır ancak Paşa, önce sorduğu soruyu tekrar eder:

- Anladım ama ne? Bu hal birkaç defa tekrar ettikten sonra ne söyleyeceğini bilemeyen hasta, paşanın yanından ayrılmak zorunda kalır.

 

Çarşamba Pazarına Dönmek

İlginç hikayeleri ile İstanbul'un deyimleri
Fatih Camii avlusunun duvarından Yavuz Selim’e kadar inen ana ve yan sokaklara kurulan Çarşamba Pazarı, kalabalığı, kargaşası, düzensizliği ile günümüze kadar ‘’Çarşamba pazarına dönmek’’ ‘’Çarşamba pazarı gibi’’ deyimi ile ulaşmıştır. Çarşamba pazarı hala kurulmaktadır. 

 

Balık Kavağa Çıkınca

İlginç hikayeleri ile İstanbul'un deyimleri
İstanbul Boğazı’nın Karadeniz’e açılan kısmında yer alan Rumeli Kavağı ve Anadolu Kavağı, çok rüzgarlı ve akıntının kuvvetli olduğu yerlerdir. Balık tutmak burada imkansızdır. Balık fiyatlarının düşük olduğu zamanlarda şehirde tutulan balıklar, Kavaklar’a götürülüp satılırmış. Zamanla düşük ücretle balık almak isteyenlere balıkçılar ‘’o sizin dediğiniz ücret, balık kavağa çıkınca olur’’ derlermiş. Günümüze kadar gelen deyimde kavak kelimesi zamanla semt halinden ayrılarak ağaç zannedilmeye başlamıştır.