Konkordato ilan eden firma sayısı 356

Ticaret Bakanı Pekcan, Türkiye genelinde konkordatoya yönelen firma sayısını 356 olarak açıkladı

Konkordato ilan eden firma sayısı 356

Son dönemde özellikle inşaat firmalarının katılımıyla gündeme gelen konkordatoya yönelim, farklı sektörlerden gelen etkiyle büyümeye devam ediyor. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, bugüne dek 356 firmanın konkordato ilan ettiğini açıkladı. En yüksek katılımın 132 adet ile İstanbul'dan geldiğini belirten Pekcan: "Ankara'da 50, İzmir'de 27, Kocaeli'nde ise 26 firma konkordato ilan etti." dedi. Pekcan Bursa'dan 13, Hatay'dan 11, Mersin'den ise 9 firmanın katıldığını vurgulayarak: "Diğer illerden ise 88 firma konkordato ilan etti." dedi. 

Konkordato ilan eden firma sayısı 356

Emlak Konut'tan stok adımı

Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı'nın, başta stok problemi olmak üzere konut sektörünü güçlendirecek ilkelerden oluşan bir eylem planı oluşturduğu iddia edildi. Bloomberg HT'de yer alan Sefer Yüksel ve Ceren Dilekçi imzalı habere göre, KONUTDER, GYODER ve İNDER gibi çatı kuruluşlarına gönderilen yazıda, bu oluşumlar bünyesinde faaliyet gösteren şirketlerin ellerindeki stoklar hakkında bildirimde bulunmaları istendi. Emlak Konut GYO ise KAP'a yaptığı açıklama ile medyada yer alan haberlerin gerçeği yansıtmadığını duyurdu. 

Konkordato firmalarına öncelik verilecek iddiası

Sektörün çatı kuruluşlarına Emlak Konut GYO tarafından gönderilen yazıda, GYODER, KONUTDER ve İNDER üyelerine 7 Kasım tarihi saat 12.00'a kadar ellerindeki stokları Emlak Konut ya da GYODER'e bildirmeleri istenirken, önceliğin gelir gider dengesi bozulmuş, konkordato ilan etmiş ya da bankalarla sıkıntıya girmiş firmaları verileceği iddia edilmişti. Buna göre planlanın destek paketinin çerçevesinde öncelikli olarak bankalar nezdinde takibe düşmüş firmalar ve banka kredi borçlarını azaltmak ya da kapatmak isteyen firmaların katılımı mümkün olacaktı.  

Daha ayrıntılı bilgi için Emlak Konut KAP açıklaması

Emlak Konut'un stok paketinde öncelik konkordato firmalarının

 

Firmaların borçlarını kapatacak sistem iddiası

Yine iskanı alınmış orta segmentte konut stoku bulunan firmaların katılım gösterebileceği  uygulama, Emlak Konut'un listelerdeki gayrimenkulleri bizzat değerleme sistemine tabi tutup iskontolu bir bedelden karşılıklı rıza ile satın alınması üzerinden yürüyecek. Satın alınan bedelin yüzde 70 gibi önemli bir kısmı da bizzat o firmaların banka borçlarının ödenmesi için kullanılacak. Yüzde 30 ise bankaların kendi iş süreçlerinin yönlendirilmesi adına değerlendirilecek. Söz konusu paket bizzat Maliye ve Hazine Bakanlığı'nın kontrolünde yürütülecek ve tüm görevlendirmeler de bakanlık tarafından yapılacak. 

Konkordatoya yönelimde ilk sıra inşaatçıların

Döviz kriziyle birlikte medyada kendine geniş yer bulan konkordato haberleri inşaat sektörü açısından da işaretler vermeye devam ediyor. BBC Türkiye'ye konuşan iflas ve konkordato hukukçusu Avukat Ali Rıza Yılmaz, konkordatoya yönelimde ayakkabi ve inşaat firmalarının ilk sırada yer aldığına dikkat çekerek, inşaat sektörünün yatırım araçları karşısındaki değer yitiminin bu süreci hızlandırdığını söyledi. 

İnşaat firmaları neden konkordatoya yöneliyor?

Yılmaz, döviz kurlarındaki değişim ve Türk Lirası mevduatlarda faiz artışı nedeniyle yaşanan hareketliliğin gayrimenkulü doğru bir yatırım aracı olmaktan çıkardığına da vurgu yaptığı açıklamasında: "Parasını faize yatırdığında gayrimenkule göre daha fazla kar edeceğini düşünenler, gayrimenkul ile ilişkisini yitirdi." şeklinde konuştu.

 

Konkordatoya yönelimde ilk sıra inşaat firmalarının

 

İnşaat sektörünün reel durumu

İnşaat sektöründeki arzın gayrimenkul talebinin çok üstünde olduğunu, buna karşın fiyatların ulaşılabilir bir seviyede olmadığını belirten Avukat Yılmaz: "İstanbul'da bir gayrimenkul almak istediğinizde fiyatlar 500 bin TL'den başlıyor. Banka kredilerine başvurmak gerek. Ancak şu and konutta uygulanan kredi düzeyleri de çok yüksek. Bankaların kredi vermek istememesi de cabası." şeklinde konuştu. 

Firmaları konkordatoya sürükleyen koşullar

İnşaat sektörü özellikle 2018 yılının ikinci çeyrek dönemi sonrasında ciddi bir nakit sıkışıklığı ve borç baskısı içine girdi. Aralarında Ceylan İnşaat, Nafia İnşaat, Palet İnşaat ve Neo Yapı gibi kapsamlı konut ve altyapı projelerine imza atan firmaların konkordato taleplerindeki temel gerekçe ise "mali yapıdaki bozulma" olarak öne çıkıyor. 

 

Konkordatoya yönelimde ilk sıra inşaat firmalarının

 

Mali Yapıdaki bozulma

Son bir kaç ay içinde Türkiye genelinde konkordato talebinde bulunan firmaların hukuki mercilere başvurusunda "mali düzeyde"ki bozulmaların önemli bir yer tuttuğu görüldü. Atatürk Barajı inşasını tamamlayan ve yarım asra yakın süredir inşaat sektöründe faaliyet gösteren Palet İnşaat, Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurusunda "mali sıkıntılar", jeopolitik riskler ve kur hareketlerine dikkat çekti. Nafia İnşaat Genel Müdürü Emin Yıldız da döviz kurlarındaki artış sonrasında maliyetlerin 3 katına çıktığına dikkat çekerken, Ceylan İnşaat ve Yeşil GYO gibi köklü firmalarda nakit sıkışıklığı ve mali yapıdaki bozulma gerekçelerini sunmuştu.

 

İnşaat sektöründe iflas ve konkordato baskısı

 

Ayrıntılı bilgi için Hangi firmalar konkordato talebinde bulundu?

Şirketleri iflas ve konkordatoya sürükleyen koşullar

İnşaat firmalarını yoğun biçimde konkordato tedbirini yönelten sebeplerin başında ciddi borç yükü ve inşaat sektöründe satışları engelleyen yapısal faktörler yer alıyor. Konut yatırımcısını alıma sürükleyen değerlenme eğiliminin diğer yatırım araçları karşısında güçsüz kalması ve oturum amaçlı alımların da yüksek fiyat ile konut kredisi faizlerindeki yükseklik sebebiyle geri çekilmesi gibi faktörlerin etkisiyle oluşan arz fazlası, inşaat firmalarını zora sürükleyen esas unsur olarak gözüküyor.

 

İnşaat sektöründe iflas ve konkordato baskısı

 

Özellikle borçlanarak konut projesi geliştiren firmaların faizleri geri ödeme problemindeki zorluklar ve nakit sıkışıklığı zincirleme etkileşime sebep olurken, hükümetin geçici ve zamansal önlemleri de süreci düze çıkarmada yeterli olamıyor. Diğer taraftan kentsel dönüşüm hamlesindeki aksaklıklar, inşaat firmaları ve müteahhit enflasyonundaki artış sebebiyle gerçekleşen kontrolsüz ve fazla üretim satış potansiyelindeki daralmayı da beraberinde getiriyor. Son olarak döviz fiyatlarındaki artış, dövize endeksli inşaat malzemesi fiyatlarının artışı ve dövizle borçlanan firmalar için yüksek maliyet ortaya çıkarırken, iflas ya da konkordato talepleri de ağırlık kazanmaya başladı. 

İflas nedir?

İflas iş hukukunda bir firmanın borçlarının alacaklarından fazla olması ve aynı zamanda şirketin finansal verilerinin bozulmuş olması anlamına gelir. Bu durumda firma iflas istemekle yükümlü olarak tanımlanırken, firmanın iflasını istememiş olmasıİcra ve İflas Yasası'na göre suç olarak tanımlanmaktadır. Bu suçu işleyenler hakkında hapis cezası bulunmaktadır. 

Konkordato nedir?

Konkordato ise sarsılmış ve ödeme gücünü belirli oranda yitirmiş firmalara yönelik koruma uyglaması olarak gözüküyor. İyi niyetli ve dürüst borçluların korumasını amaçlayan uygulama ticaret mahkemeleri ile yürütülen görüşmeler sonrasında netlik kazanır. 

Daha ayrıntılı bilgi için Konkordato Nedir? Konkordato Şartları Nelerdir? konulu haberimizi inceleyebilirsiniz

Sektörde barter kullanımı yüzde 10'a ulaştı

Türkiye İMSAD Başkanı Erdoğan, nakit sıkışıklığı sebebiyle müteahhitler arasında aldıkları malzeme karşılığında daire verme yönteminin yaygınlık kazandığını söyledi. Sistemi yürütme eğilimindeki yöntem olarak barter kullanımının da yüzde 10'lar düzeyine ulaştığını belirten Erdoğan: "Bu oran yüzde 15'lere yaklaşırsa, sanayide ciddi sorunlar yaşanacak."dedi. 

 

İnşaat sektöründe iflas ve konkordato baskısı

 

Sektörün kamu alacakları sorunu

Türkiye İMSAD Başkanı sektörde yaşanan nakit akışı sorununun önemli bir kısmının müteahhitlerin büyük kısmının kamudan alacağını tahsil edememesinden kaynaklandığını da belirterek: "Kamunun bunları nasıl ödeyeceğine ilişkin bir plan sunması gerek. Böylece sektörde bir rahatlama oluşacaktır." dedi. 

Üçüncü çeyrekte baskı, dördüncü çeyrekte ivmelenme

Erdoğan yurt içi siparişlerde gerileme yaşandığını, maliyet ve enflasyon artışının da fiyatlara yansıtılmamasına paralel olarak düşen karlılıklar ve nakit sıkışıklığının da sektör için önemli problemlere işaret ettiğini de belirterek: "Bu sorunlar üçüncü çeyrekte de sektör için baskı oluşturacak. Açıklanan 100 günlük İcraat Programı ilkelerinini hayata geçirilmesiyle dördüncü çeyrekte sektörde ivmelenme bekliyoruz." dedi. 

Ali Ağaoğlu iflas haberlerini reddetti. Açıklamalar için Ali Ağaoğlu'ndan İflas Açıklaması başlıklı haberimizi inceleyebilirsiniz