İstanbul'un en ünlü köşkleri ve hikayeleri

Yıllar geçmesine rağmen hala ayakta kalabilen ya da restorasyonlar ile yeniden canlandırılan ve geçmişten kalan en büyük hatıralar olan İstanbul'un en ünlü köşkleri ve hikayelerini derledik...

İstanbul'un en ünlü köşkleri ve hikayeleri

Yıllar geçmesine rağmen hala ayakta kalabilen ya da restorasyonlar ile yeniden canlandırılan ve geçmişten kalan en büyük hatıralar olan İstanbul'un en ünlü köşkleri ve hikayelerini derledik... 

Hızla büyüyen ve gittikçe betonlaşan İstanbul'da ahşap köşkler ve konaklar hala tüm ihtişamını koruyor. Günümüze meydan okurcasına ayakta durmaya çalışan İstanbul'un köşkleri ve konakları yüksek binalar arasında kaybolmuş durumda. 

İstanbul'un ünlü köşkleri ve hikayeleri
 

1. Ziverbey Köşkü 

İstanbul'un en ünlü köşkleri ve hikayeleri
Erenköy, 19 Mayıs Mahallesi'nde yer alan köşkün asıl adı Zihni Paşa Köşkü'dür ve zaman içerisinde yıkılmıştır. 12 Mart döneminde işkence evi olarak bilinen köşk, 1900'lü yılların başında yapılmıştır. 

 

2. Mecidiye Köşkü

İstanbul'un en ünlü köşkleri ve hikayeleri
Mecidiye Köşkü, Topkapı Sarayı bünyesine katılan son binadır. 1859 yılında, Serkis Balyan Kalfa'ya yaptırılan köşk, zaman içerisinde 'Yeni Köşk' olarak anılmaya başlamış. Zamanla Sultan Abdülmecid'e atfedilen bina 'Mecidiye Köşkü' olarak adlandırılmış. Mecidiye Köşkü, padişahların dinlenme alanı olarak hizmet vermiştir. 

 

3. Ragıp Paşa Köşkü

İstanbul'un en ünlü köşkleri ve hikayeleri
Caddebostan'a gidenlerin gördükleri bu köşk dışarıdan bakıldığında heybeti ile büyülüyor. 1906 yılında yığma taş olarak inşa edilen köşkün sonrasında dışı ahşapla kaplanmış. Binanın sahibi olan Ragıp Paşa, Osmanlı İmparatorluğu'nın son dönemlerinde en varlıklı kişilerden biriydi. 1920 yılında bu köşkte hayatını kaybeden Ragıp Paşa'dan sonra avukat İbrahim Ali Bey'e satılmıştır. Daha sonrasında ise Sait Çiftçi'ye satıldı. 

 

4. Perili Köşk

İstanbul'un en ünlü köşkleri ve hikayeleri
Sarıyer'de Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün bitişiğinde yer alan Perili Köşk'ün asıl adı Yusuf Ziya Paşa Köşkü'dür. Şimdilerde özel bir şirket bünyesinde olan köşk 1911 yılında inşa edildi. Köşkün inşası sırasında başlayan Birinci Dünya Savaşı nedeniyle, çalışmaları yürüten ustaların askere alınması ile birlikte inşasına uzun zaman ara verilmiştir. Köşkün yarım kalan inşaatı ile birlikte boş kalması durumu, adının Perili Köşk olarak anılmasına neden olmuştur. 

 

5. Çinili Köşk

İstanbul'un en ünlü köşkleri ve hikayeleri
Topkapı Sarayı'nın dış surlarının içinde bulunan Çinili Köşk, 1472 yılında inşa edilmiştir. II. Mehmet tarafından yazlık saray olarak yaptırılan köşkün, mimarının Atik Sinan olduğu belirtiliyor. Sırça Köşk olarak da tanınan köşk, 1875 ile 1891 yılları arasında İmparatorluk Müzesi olarak hizmet vermiştir. 1953 yılında ise Türk ve İslam Sanatları Müzesi olarak kamuya açılmış ve İstanbul Arkeoloji Müzesi bünyesine katılmıştır. 

 

6. Malta Köşkü

İstanbul'un en ünlü köşkleri ve hikayeleri
İstanbul Yıldız Parkı içinde yer alan Malta Köşkü ismini Sultan Abdülaziz döneminde Malta'dan getirilen taşlardan alıyor. Malta'dan getirilen taşlar ile yapılan köşkte, tahta çıkarılmak istenen Sultan V. Murat başarısız olunca güvenlik gerekçesiyle alıkonulmuş. Mithat Paşa ise bu köşkün arkasındaki düzlükte kurulan çadırda yargılanmış. 

 

7. Bağdat Köşkü

İstanbul'un en ünlü köşkleri ve hikayeleri
İstanbul Topkapı Sarayı içerisinde yer alan Bağdat Köşkü'nün yapımına IV. Murat Bağdat seferine giderken başlanmış ve 1639 yılında tamamlanmış. Bağdat Köşkü ayrıca padişahın sabah namazından sonra kahvesini içtiği dinlenme yer olarak biliniyor.  I. Abdülhamit (1774-1789) ve III. Selim (1789-1807) dönemlerinde köşk has odanın kütüphanesi olarak kullanılan Bağdat Köşkü, 2006 yılında Anıtlar Müdürlüğü denetiminde restore edilmiştir. 

 

8. Sarı - Beyaz - Pembe Köşkler

İstanbul'un en ünlü köşkleri ve hikayeleri
Emirgan Korusu Köşkleri olan Sarı, Beyaz ve Pembe köşkler, Sarıyer'de Emirgan Korusu'nun içerisinde yer alıyor. 17. yüzyılda Osmanlı padişahı IV. Murad tarafından İranlı Emir Güne Han'a armağan edilen Emirgan Korusu, 19. yüzyılda Osmanlı Padişahı Abdülaziz tarafından Mısır Hıdivi İsmail Paşa'ya verilmiştir. 1871-1878 yılları arasında koru içinde 3 köşk yaptırılmış. Köşklere Sarı, Beyaz ve Pembe Köşk isimleri verilmiştir. 1940 yılında dönemin İstanbul Belediye Başkanı Lütfi Kırdar'ın girişimi ile kamulaştırılıp park olarak düzenlenmiş ve halka açılmıştır. 

 

9. Barış Manço Köşkü

İstanbul'un en ünlü köşkleri ve hikayeleri
Moda'da yer alan Barış Manço Köşkü, 1895 yılında Mr. Dowson isimli bir ingiliz tarafından yaptırıldı. İnşası 5 yılda tamamlanan köşkün yanında da ikizi vardı. Mr. Dowson, Pappa Kalfa'ya yaptırdığı iki yapıdan birisini kendisi, birini de oğlu için inşa ettirmişti. Oğlu için yaptırılan köşk günümüze kadar ayakta duramadı. Oğluna ait olan köşkün yerinde şu an bir apartman bulunıyor. 1965 yılında Hames Whittall'un mülkiyetine geçen köşk, 20 yıl sonra Barış Manço tarafından alındı. Sonrasında ise adresi ile hafızalarımızda yer edindi: ''Barış Manço, Moda, 81300, İstanbul''

 

10. Aşiyan Köşkü

İstanbul'un en ünlü köşkleri ve hikayeleri
Rumeli Hisarı sırtlarında yer alan Aşiyan Köşkü, muhteşem İstanbul manzarasını saklanmış olduğu ağaçların arasında izliyor. Planını Tevfik Fikret'in çizdiği köşkün ismi 'Kuş Yuvası' anlamı taşıyor. 1906 yılında yaptırılan köşkte, Tevfik Fikret hayatının son 9 yılını geçirdi. Tavfik Fikret'in ölümünden sonra, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 1940 yılında, şairin eşi Nazime Hanım'dan satın alınan köşk, kamulaştırıldı. 1961 yılında ise Tevfik Fikret'in mezarı Eyüp'ten alınarak köşkün bahçesine nakledildi ve köşk Aşiyan Müzesi adını aldı. 

 

11. Atlı Köşk

İstanbul'un en ünlü köşkleri ve hikayeleri
1927 yılında İtalyan mimar Edouard De Nari'ye yaptırılan köşkün ilk sahipleri Mısır Hıdiv ailesi olmuştur. Uzun yıllar yazlık konut olarak kullanılan köşk, kısa bir süre Karadağ Sefareti olarak hizmet vermiştir. 1950 yılında Hacı Ömer Sabancı tarafından satın alınan köşkün bahçesine aynı yıl Fransız heykeltraş Louis Doumas'ın 1894 yılı yapımı at heykelinden dolayı 'Atlı Köşk' olarak anılmaya başlanmıştır. Köşkün arazisi içerisinde ikinci at heykeli ise 1204 yılında 4. Haçlı Seferi sırasında Haçlı Kuvvetlerinde yağmalanan İstanbul Sultanahmet Meydanı'ndan alınarak, Venedik San Marco kilisesi önüne yerleştirilen 4 attan birisinin dökümüdür. 1966 yılından itibaren köşkte yaşamaya başlayan Sakın Sabancı, 1998 yılında zengin hat ve resim koleksiyonu ile birlikte köşkü içerisindeki eşyalar ile birlikte müzeye dönüştürülmek üzere Sabancı Üniversitesi'ne tahsis etmiştir.