Kentsel Dönüşüm deprem için önemli

“Depremin zararlarını önleme çabalarından en önemlisi, son iki yılda gündemimize oturan kentsel dönüşüm. Kentsel Dönüşüm Kanunu birçok faydayı aynı anda sunuyor”

Kentsel Dönüşüm deprem için önemli

15 Ağustos 2013 / emlakwebtv
Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı Prof. Dr. Gürsel Öngören 1999 depreminde 15 bin kişinin öldüğünü, 24 bin kişinin yaralandığını ve sakat kaldığını hatırlattı. 90 bin konut - işyerinin ise yıkıldığının veya hasarlandığının, depremin ülke ekonomisine 15 milyar dolarlık bir zararı olurken, ekonominin 1 yıl içerisinde yüzde 10 küçüldüğünün bilgisini veren Prof. Dr. Öngören “17 Ağustos 1999’da bir imtihan olduk” dedi.

Bundan sonraki süreçte önlem almanın önemine dikkat çeken Prof. Dr. Öngören şöyle devam etti: “Depremin zararlarını önleme çabalarından en önemlisi, son iki yılda gündemimize oturan kentsel dönüşüm. Kentsel Dönüşüm Kanunu birçok faydayı aynı anda sunuyor. Kentsel dönüşüm ile ülkemizdeki depreme dayanıksız binaları yenileyerek, sağlam binalar gerçekleştirerek can ve mal kaybını önlerken, bir yandan da ülke ekonomisinin zarar görmesini engelliyoruz.”

Öngören: “Zaaflar tekrarlanmayacak”
2012 yılı sonunda başlayan “deprem odaklı kentsel dönüşüm” çalışmalarında kamu ve özel sektör işbirliğiyle toplumda olumlu bir algı oluşturulduğunu söyleyen Prof. Dr. Öngören, “Kentsel dönüşümle depremde can ve mal güvenliğini sağlamanın yanı sıra devraldığımız doğayı daha iyi bırakabileceğimiz; düzenli, sağlıklı ve güzel şehirler yaratabileceğimiz bir fırsat oluştu” dedi. Prof. Dr. Öngören riskli alanlarda yapılan dönüşüm çalışmalarıyla da karmaşadan uzak, düzenli; sosyal ve kültürel yapıları ile fiziksel ve ruhsal sağlığımızı koruyan şehirler oluşacağını, şu anki çarpık kentleşmeyi doğuran önceki zaafların tekrarlanmayacağını sözlerine ekledi.

Öngören: “Kentsel dönüşümde sağlam binalarla depremi karşılayacağız”
Son üç yılda inşaat yapma ve imar verme konusunda Hükümetin tüm kuralları yeni baştan yazdığını, İmar Kanunu’nun da Meclis açılınca değişeceğini söyleyen Profesör Öngören; artık yeni yapılan binaların eskisi gibi yıkılmayacağını, genel olarak 8-9 şiddetindeki depreme dayanıklı binaların yapımına izin verildiğini, ancak herkesin hızlı hareket edip, bir an önce kentsel dönüşümün olanaklarından yararlanarak binalarını yenilemeleri gerektiğini, can güvenliği söz konusu iken metrekare pazarlıklarıyla vakit kaybedilmemesini, depremin hepimizi kovaladığını belirtti.

Öngören: “Bireysel mağduriyetler önlenmeli”
Siyasilerin ve kamu yöneticilerinin kentsel dönüşüm için gereken 500 milyar doları bulacak finansal tablo için sağlam mali politikalar ve istikrar üretmesi gerektiğine işaret eden, Prof. Dr. Öngören şunları söyledi: “Bakanlık görevlileri adaletli kararlarıyla bireysel mağduriyetleri önlemeli, belediye yöneticileri de kentsel dönüşümde toplu bina inşaatlarını bu konuda deneyimli firmalara eşitlik ve kamu yararı doğrultusunda dağıtmalıdır. 17 Ağustos imtihanından geçmek için; inşaat firmaları ve müteahhitler özellikle riskli bina yenilemelerinde bir yandan rakiplerine karşı mesleki etik değerleri korumalı, diğer yandan da daire paylaşımlarında komşuları birbirine kırdıracak haksızlıklara fırsat vermemelidir. Sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler de; çevreyi koruma önlemleri, depreme dayanıklı binalar üzerinde çalışmalı ve kentsel dönüşüm çalışmalarının, ekonomik, sosyal ve psikolojik boyutlarını irdeleyip, politikalar üretmelidir ki 17 Ağustos sınavından geçsinler. Depremi önleyemeyiz, ama kentsel dönüşüm olanaklarıyla binalarımızı hızla yenileyip, sevdiklerimizi ve ülkemizi depremin zararlarından koruyabiliriz. Bu yüzden her 17 Ağustos’ta sınavımız var.”