'Kentsel Dönüşüm' uygulama yönetmeliği nasıl değişti

Danışma ücrete tabi değil programımızda Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uygulama yönetmeliğini değerlendirdik

6306 sayılı yasanın uygulama yönetmeliğinde bazı değişiklikler oldu. Bu değişikliklere değişikliklerden şimdiye kadar çok dile getirilmemiş 4-5 maddeye değineceğim.
Değişiklik metninde benim en çok dikkatimi çeken konu riskli yapıların yıktırılmasını engelleyenler hakkında getirilen bir hüküm. Madde hükmünü okuyorum, “Riskli yapıların tespiti ve tahliyesi ve yıktırma iş ve işlemlerini engelleyenler hakkında idarece veya müdürlükçe tutanak tutulur ve bunlar hakkında Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur.” Memura mukavemet yeni bir suç değil, her zaman suçtu. Riskli yapıların yıkılmasını engellemekte aynı şekilde memura mukavemet suçunu oluşturur. Bu mukavemet memura pasif şekilde bir direnç gösterirseniz memura pasif mukavemet olur. Memuru iter-kakar, içeriye girmesini fiziki kuvvet kullanarak engellerseniz aktif mukavemet olur. Fakat buradaki yönetmelik hükmü böyle bir suç oluştuğu takdirde memura savcılığa suç duyurusunda bulunma yükümlülüğü yüklüyor. Bence bu kanunun ruhuna aykırı çünkü bu kanunun ruhunda uzlaşma vardı. Hukuki bağlamda çok fazla bir eleştiri getiremesek de sosyolojik bağlamda çokta doğru değil.
Riskli yapıların zaten elektriği, suyu ve gazı kesiliyor. Bunun yanında yine yönetmelik hükümlerinde riskli yapıda yaşayan kiracılar veya malikleri hakkında belli bazı yardımlar öngörülmüş. Ama bir kişi elektriği suyu ve gazı kesilmiş bir binada ilkel bir şekilde yaşamaya rıza gösteriyorsa bunun iki anlamı vardır; ya ciddi şekilde direniyordur ya da henüz bu yardıma ulaşamamıştır veya ulaşabilecek durumu yoktur. Ben yine de memurlarımızın bu vatandaşlarımıza gerekli anlayışı göstereceğine inanıyorum. Ancak amirlerin de bu memurlara anlayış göstermesi gerekiyor çünkü yönetmelik hükmü diyor ki; “Riskli yapıların tespiti, bu yapıların yıktırılması iş ve işlemlerine dair görevlerinin gereklerini yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında ise tabi oldukları ceza ve disiplin hükümleri uygulanır. Bence kanunun ruhuna aykırı, gereksiz bir sertleşme diye düşünüyorum.
Bir diğer değişiklik ise yıkım ruhsatının basılması ile alakalı. Çankaya Belediyesi veya Kadıköy Belediyesi gibi 6306 sayılı yasanın sıkça uygulandığı belediyelerde bir sorun yaşamasak da diğer belediyelerde çok ciddi bir sorun yaşıyorduk. Riskli yapının yıkım kararı çıktıktan sonra –bir binayı yıkmak için yıkım ruhsatı gerekli- belediyeye yıkım ruhsatı için başvurduğunuzda belediye kendi imar mevzuatı gereği bütün maliklerin ve arsa payı sahipleri veya kat maliklerinin imzasını arıyordu. Bu karar çoğunlukla ihtilafla alındığı için diğer malikler onay vermeyince çok fazla bürokratik işlemle uğraşmak durumunda kalıyorduk. Yönetmeliğe açık bir hüküm getirildi. Belediyeye sadece maliklerden birinin başvurusu ile ve elektrik, su ve gaz hizmetlerinin kesilmesinin belgelenmesi ile yıkım ruhsatı basma zorunluluğu getirildi.
Yine olumlu iki açıklama var, 6306 sayılı yasada bazı vergi muafiyetleri öngörülmüştü, kentsel dönüşümü özendirme maksatlı olarak. Fakat Yönetmeliği de yasadan farklı bir hüküm içermiyordu. Bizimde noterlerle, belediyelerle ve vergi daireleri ile kavgamız bitmiyordu. Yeni yönetmelik hükmü geniş bir madde hükmü ile hangi işlemlerin vergiden muaf olduğunu teker teker açıklamış. Gayet yeterli bir hükümle fakat bu yeterli hükme rağmen yine de bizim noterlerle ve belediyelerle olan kavgalarımızın biteceğini zannetmiyorum.
Yine bir olumlu gelişme, genişletme de anlaşmaya katılmayan arsa sahiplerinin paylarını satışı konusunda oldu. Şöyle ki eski yönetmelik hükmünde ve kanun hükmünde anlaşmaya katılmayan arsa sahibinin payı satılırdı, açık arttırma ile satılır deyip geçiştiriyordu. Bu arttırmanın usul ve esasları belirlenmiş değildi. Yeni yönetmelik metninde bu usul ve esaslar yine bazı noktalar açıkta bırakılmış şekilde belirlenmiş durumda. Keşke icra iflas yasasına yapılacak bir gönderme veya icra iflas daireleri yoluyla bu satışlar yapılsaydı çok daha sağlıklı olurdu. Bu haliyle bile eskisine nazaran çok daha iyi.