Kentsel dönüşüm 'yıkıp' yapmak değildir

Kuyaş Genel Müdürü Salih Sağında, yıkımın kentsel dönüşümün küçük bir parçası olduğunu söyledi

Kentsel dönüşüm 'yıkıp' yapmak değildir

2. Her Yönüyle Kentsel Dönüşüm Kongresi'nde konuşan Kuyaş Genel Müdürü Salih Sağında, "Dönüşüm oldukça hassas bir mesele. Yıkıp yenisi yapmak kentsel dönüşümün sadece küçük bir parçası. Buna sosyolojik bir olay olarak bakmak gerekiyor" dedi.

Her Yönüyle Dönüşüm Kongresi
2. Her Yönüyle Kentsel Dönüşüm Kongresi bugün İstanbul'da yapıldı. Kuyaş'ın platin sponsor olduğu etkinliğe Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Alt Yapı ve Kentsel Dönüşüm Genel Müdürü Vedat Gürgen, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve sektör temsilcileri katıldı. Zirvede bir konuşma yapan Kuyaş Genel Müdürü Salih Sağında, kentsel dönüşümün sadece yıkıp yenisini yapmak olmadığını söyledi. 

Mesele insanların hayatına değer katmak
Kentsel dönüşümün hassas bir konu olduğunu ifade eden Sağında, dönüşümün temel felsefesinin insan hayatına değer yaratmak olduğunu belirtti.  İstanbul'daki bazı kentsel dönüm uygulamalarının hayal kırıklığı yarattığını belirten Salih Sağında, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Kentsel dönüşümde, özellikle İstanbul'da bugüne kadar gördüğümüz bazı modeller bizi hayal kırıklığına uğrattı. Dönüşüm, eski bir binayı yıkıp yerine yenisi yapıp insanları oraya taşımak anlamına gelmiyor. Müteahhit elbette para kazanacak, hepimiz para kazanacağız. Ancak dönüşüm inşası ile sıfırdan bir kompleks inşa etmek arasında çok ciddi farklılıklar olduğunu düşünüyoruz.'

Kentsel dönüşüm sosyolojik bir mesele
Kentsel dönüşümün sosyolojik bir mesele olduğunu ifade eden Kuyaş Genel Müdürü, "Bir bölgede dönüşüme başlamadan önce o bölgenin dinamiklerini, yerel değerlerini çok iyi bilmek gerekiyor. Siz 3 kuşağın yaşadığı bir mahalleye yeni bir bina inşa edip 'Kentsel dönüşümü yaptım, oldu' derseniz bize göre yanlış bir hamle yapmış olursunuz. Bunun örneklerini maalesef görüyoruz. Bu konu daha kapsamlı ele alınmalı. Kentsel dönüşümdeki paydaşlarımız sadece taşeron firmalar, mimarlar ve tedarikçiler olmamalı. Burada biz inşaat şirketlerinin en önemli paydaşı, dönüşümün gerçekleştireceği bölgelerde yaşayan insanlar olmalı. Kentsel dönüşümde 'İnsan' faktörünü asla ve asla göz ardı edemeyiz. Sonuçta dönüşüm yaparken insanların bir şekilde hayatlarını değiştirmiş oluyorsunuz. Hassas bir mesele" dedi.

Türkiye'nin, özellikle çarpık yapılaşmada dünyada üst sıralarda yer alan İstanbul'un kentsel dönüşüme şiddetle ihtiyacı olduğuna vurgu yapan Sağında, "Bu ihtiyacı beklentilere göre şekillendirerek insanların hayatına değer katmak ise bizim görevimiz. En kritik madde insan hayatı. Biz sektör temsilcileri olarak bu maddeyi göz ardı etmezsek, bana göre bu konuda başarıya ulaşabiliriz" şeklinde konuştu.