Kentsel dönüşümde vatandaş muhatap bulamıyor

Kentsel dönüşüm yasası çıktığı günden bugüne, binanın yeniden yapımı konusunda birçok bölgede çok ciddi sorunlar oluşmuş durumda

Kentsel dönüşümde vatandaş muhatap bulamıyor

27 Mart 2013 / emlakwebtv
Kentsel dönüşüm yasası çıktığı günden bugüne yasa ile ilgili sıkıntılar bitmek bilmiyor.
Yasanın en önemli ayaklarından birisi olan binanın yeniden yapımı konusunda birçok bölgede çok ciddi sorunlar oluşmuş durumda. İhtilaflar genelde;

a)    Süreci en başından itibaren yönetmeye çalışan müteahhit ile kat malikleri arasında sözleşme yapmaya zorlama şeklinde,
b)    Apartman yönetimleri ile kat malikleri arasında yasanın ve yönetmeliklerin  yöneticiler tarafından doğru uygulanmaması şeklinde
c)    Kat malikleri ile diğer kat malikleri arasında binanın yeniden yapımında eski dairenin konumu, cephesi, arsa payları ve yeniden yapım usulüne karar verememe şeklinde oluşmaktadır.

Tüm bu ihtilaflarda yasanın bir uzlaşma modeli içermemesi veya uzlaşmaya yöneltici bir mekanizmanın oluşmaması apartmanlarda adeta patlamaya yakın bir bomba etkisi yaratıyor. Halihazırda neredeyse tüm binalarda yeniden yapım konusunda çok ciddi ihtilaflar var ve daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz üzere komşular komşularıyla konuşmaz haldeler. Kamunun bun konuda bir uzlaştırma modeli getirmemiş olması da bu ihtilafları derinleştirmiş durumda

Peki tüm bunlar yaşanırken vatandaşların temel muhatapları neler yapıyor veya bu konuda kendilerine başvuran vatandaşlar nasıl bilgilendiriliyor?

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yetkisi dahilinde yürüyen yasa ile ilgili Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri adeta vatandaşlar tarafından dilekçe yağmuruna ve sözlü danışma taleplerine maruz kalmış durumdalar. Genelde yukarıda belirtmiş olduğumuz sorunları yaşayan vatandaşlar açısından en temel hakkı olan mülkiyet hakkı ile ilgili yaşanan belirsizliklerde veya yine kötü niyetli sürecin engellenmesi konularında il müdürlükleri çok ciddi yetersizlik yaşıyor.

Çevre Ve Şehircilik İl Müdürlükleri kendilerine yapılan riskli yapı tespitine itirazları inceleme dışında neredeyse süreçle ilgili vatandaşları bilgilendiremiyorlar. Çoğunlukla da çaresiz kalan görevliler vatandaşları “bu konudaki itirazlarınızı Bakanlığa bizzat yapın” diyerek bir şekilde bu süreci çözümsüz bir şekilde sonlandırıyorlar. Bakanlığa yapılan başvurularda ise Bakanlığın taşınmazın bulunduğu yerden uzak oluşu ve o taşınmaz ile ilgili ihtilafın taraflarını ve içeriğini  detaylı bilememesi nedeniyle çok genel bilgilerle yine ihtilafa çözüm bulamıyorlar. İşte hem İl Müdürlükleri hem de Bakanlık nezdinde çare bulamayan vatandaş açısından sorununa çare bulamadığı ve hatta doğru yönlendirilemediği bir süreç oluşuyor. Bu adeta çözümsüz bir daire gibi kendini tekrar ediyor ve vatandaş zoraki olarak bir şeyleri imzalamaya veya inadına bir ısrar ile yapımın önüne geçmeye çalışıyor.

Oysa ki süreci yöneten Bakanlık ve İl Müdürlükleri bu konuda uzman bir ekiple hem hukuki hem de teknik bir danışma ve uzlaştırma süreci öngörseler yaşanan muhatapsızlığın önüne geçebileceklerdir. Bu konuda eğer Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kadro sorunu yaşarsa ilgili belediyelerden  destek almalıdır. Aksi halde kentsel dönüşüm yasası  çıktı çıkalı yaklaşık 1 yıl olmasına rağmen neredeyse tam uzlaşma ile binaların çok azının yıkıldığı ve yenilendiği gerçeği karşısında hayıflanmaya devam edeceğiz. Kentsel dönüşümün ülkemiz açısından en önemli yasalardan birisi olduğunu düşündüğümüzde uzlaşmanın önemi ve zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.
Saygılarımla
Av.Ali Güvenç KİRAZ
Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı