Yeraltında bir gizem: Yerebatan Sarnıcı

Geçmişi çok eskilere dayanan Yerebatan Sarnıcı, Bizans İmparatoru Justinianus tarafından Büyük Saray'ın su ihtiyacını karşılamak için yaptırılmış

Yeraltında bir gizem: Yerebatan Sarnıcı

Geçmişi çok eskilere dayanan Yerebatan Sarnıcı, Bizans İmparatoru Justinianus tarafından Büyük Saray'ın su ihtiyacını karşılamak için yaptırılmış. Suyun içerisinde yükselen mermer sütunların arasındaki ihtişamdan dolayı, halk tarafından Yerebatan Sarayı olarak anılıyor. İşte Yeraltının gizemi Yerebatan Sarnıcı hikayesi... 

9 bin 800 metrekarelik bir alanı kapsayan sarnıçtaki sütunların her biri 9 metre yüksekliğe sahip. Toplam 336 sütun bulunan sarnıç aynı zamanda yaklaşık 100 bin ton su depolama kapasitesine sahip. Yerebatan Sarnıcı'nın inşasında 7 bin kölenin çalıştığı ve sarnıcın suyunun, Valens Kemeri ve Mağlova Kemeri yardımıyla şehre 19 kilometre mesafedeki Belgrat Ormanları'ndan getirildiği söyleniyor. 1453 yılında İstanbul'un fethinden sonra bir müddet daha kullanılmış ve Topkapı Sarayı'nın bahçelerine buradan su verilmiş. Durgun su yerine çeşme suyunu tercih eden Osmanlılar, şehirde kendi su tesislerini kurduktan sonra sarnıçı kullanmamışlar.

Yeraltında bir gizem: Yerebatan Sarnıcı

1544-1550 yıllarında Bizans kalıntılarını araştırmak için İstanbul'a gelen Hollandalı gezgin P. Gyllius tarafından yeniden keşfedilen Yerebatan Sarnıcı, kurulduğundan bu yana birçok onarımdan geçmiş. Osmanlı İmparatorluğu'nda ilk defa restore edilen sarnıcın ilk onarımı 18. Yüzyıl'da III. Ahmet zamanında Mimar Kayserili Mehmet Ağa tarafından yaptırılmış. 19. Yüzyıl'daki büyük onarım ise Sultan II. Abdülhamit zamanında olmuş. Cumhuriyet dönemindeki en büyük onarım ise 1985 yılında İstanbul Belediyesi tarafından başlatılmış. 1985 yılındaki onarım ile birlikte içerisindeki 50 bin ton çamur çıkartılmış ve gezi platformu yapılmış. Onarımın ardından ise 1987 yılında tekrar ziyarete açılmış. 

Yeraltında bir gizem: Yerebatan Sarnıcı

Yerebatan Sarnıcı, suyun içerisinde yükselen sütunları şıklığı, içinde gri ve kırmızı renkli balıkları ve bir ormanı anımsatan görüntüsü ile yerin altında olduğunuza inanamayacağınız bir atmosfer sunuyor. Ters duran Medusa başlı sütunlar, sütunlar üzerindeki oyma ve kabartmalı tavus gözü, sarkık dal ve gözyaşı şekillerini ile dikkat çekiyor. Yerebatan Sarnıcı Gözyaşı sütunu, gözyaşı şekillerinin tekrarı ile döşenmiş. Söylentiye göre, üzerindeki şekillerin gözyaşına benzemesinin sebebi Büyük Basilikanın inşasında ölen yüzlerce kölenin anısına dikilmiş. Onların dramını anlatmak için oraya simgesel olarak konulmuş. 

Yeraltında bir gizem: Yerebatan Sarnıcı

Yerebatan Sarnıcı'nda bulunan Medusa başları ise düz değil ters ya da yatık olarak yerleştirilmiş. Riyavetlerden birine göre Medusa, Yunan miyolojisinde yeraltı dünyasının dişi canavarı olan üç Gorgona'dan biridir. Üç kız kardeşten sadece yılanbaşlı olan Medusa ölümlüdür ve kendisine bakanları taşa çevirme gücüne sahiptir. O dönemlerde büyük yapıları ve özel yerleri kötülüklerden korumak amacıyla Gorgona kafalarının resim ve heykellerinin konulduğu Yerebatan Sarnıcı Medusa heykelinin de bu amaçla konulduğu söyleniyor.