3. Havalimanı'na ironik sembol: Lale biçimli kule

Son olarak uğruna 50 hektarlık orman arazisi kumtaşı ocağı ve kırma eleme tesisi olarak adanan 3. Havalimanı için düzenlenen kule yarışmasında birinciliği "lale" biçimli tasarım kazandı.

3. Havalimanı'na ironik sembol: Lale biçimli kule

İstanbul Kuzey Ormanları'nın bağrında, göçmen kuşların göç yolları üzerine projelendirilen, arazi yapısındaki uyumsuzluk nedeniyle içme suyu kaynakları kurutulan, gerek duyulan dolgu malzemesi için Karadeniz'in çeşitli noktalarından kum çekilen ve son olarak uğruna Eyüp'e bağlı Ağaçlı ve Işıklar Köyleri'ne bağlı 50 hektarlık orman arazisi "kumtaşı ocağı" ve "kırma eleme" tesisine adanan Üçüncü Havalimanı Projesi'nin sembol kulesi "bitki" biçimli olacak.

50 hektarlık orman arazisi taş ocağı mı olacak?

Doğa katliamından doğan projeye ironik sembol: Lale
Dünyanın en önemli tasarımcı firmalarının iştirak ettiği Üçüncü Havalimanı Kule Tasarım Yarışması'nda birinciliği, projenin doğa katliamı ile anılan makro etkilerine inceden bir gönderme yaparcasına "bitki" biçimli bir kule tasarımına verildi. Zaha Hadid, Moshe Safdie, RMJM Architects, Fuksas ve Pininfarine Aekom gibi isimlerin katıldığı yarışmada birinciliği AECOM ve Pininfarina tarafından geliştirilen lale biçimli kule kazandı. 

3. Havalimanı tasarım yarışmasına hangi firmalar, hangi projeleriyle katıldı?

Osmanlı'nın ve İstanbul'un sembolü
Dünyanın en önemli firmalarının yarışma için birbirinden değerli tasarımlar sunduğunu söyleyen İGA CEO'su Yusuf Akçayoğlu, Hava Trafik Kontrol Kulesi'nin AECOM ve Pininfarina tarafından hazırlanan lale biçimli olarak inşa edileceğini açıkladı. Seçilen tasarıma uygun biçimde kule yapımının 2016 yılı Mayıs ayında başlanacağını 2017 yılının Ekim ayında tamamlanacağı bilgisini de veren Akçayoğlu:

"2017 yılının Ekim ayında bitmesi planlanan kule, yüz yıllardır İstanbul’un simgesi haline gelen ve Türk tarihinde kültürel öneme sahip lale figüründen esinlenerek tasarlandı" ifadelerini kullandı.

Pininfarina Yönetim kurulu Başkanı Paolo Pininfarina da, tasarımı İstanbul'un simgesi olmaya aday anıtsal bir yapı olarak tanımladı.