Kentsel Dönüşüm Yasası ile yeni iş modeli oluştu

Emlakwebtv Köşe Videosu'na konuşan TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, Kentsel Dönüşüm Yasası ile birlikte yeni iş modeli oluştuğunu söyledi

Makbule Yönel Maya - TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü
21 Mayıs 2013 / Emlakwebtv Köşe Videosu

Piyasada kentsel dönüşüm yasası olarak bilinen ‘Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun’ çıktıktan sonra, bizim gibi değerleme firmalarının yaptıkları işlerle de yeni bir iş modeli oluştu. Bu iş modelini kurgularken de hem müteahhit hem de geliştirici firmalarla bir çok kez bir araya geldik. Bu iş modelindeki esas çerçeve üç ana etaptan oluşmakta.

Bu etaplardan ilki özellikle mevcut durum değeri tespiti.
Mevcut durum değeri tespiti müteahhit firma yada geliştirici firma tarafından neden isteniyor? Özellikle o bölgedeki kat maliklerinin ve bağımsız bölüm sahiplerinin değer tespitini yapmak amaçlı istenmekte. Bu çalışmayı yaparken nelere dikkat ediyoruz? Tabiki her bağımsız bölümün -eğer bir konut sitesinden bahsediyorsak- her bağımsız bölümün şerefiyelerine göre kat, konum, cephe, manzara gibi özelliklerine bağlı olarak değer tespitlerini oluşturduğumuz matrislerle belirliyoruz. Bu belirlediğimiz çerçeve sonunda da müteahhit firma, kat malikleriyle bir araya geldiklerinde bu rapordan çıkan sonuç değerlere bağlı olarak bir mevcut durum değeri tespitini yapıyorlar.

İkinci etap çalışmada müteahhit firmaya ‘Best Use Analizi’ dediğimiz proje alanının en etkin, en verimli kullanımının nasıl olacağına yönelik bir çalışma tespit ediyoruz. Bu çalışma kapsamında pazar analizi yapıyoruz. Bu analizde de yaptığımız pazar araştırmasını ağırlıklı olarak projeye ilişkin konut sektörüyse konut pazar analizi, alış veriş merkezi, ticari birimler, ofis gibi farklı kullanımlar olacaksa her bir fonksiyon bazında alt sektör araştırmalarını yapıyoruz. Ve bu yapmış olduğumuz araştırmalar sonucunda da bir projeksiyonla o bölgenin, o proje alanının en etkin, en verimli kullanımının nasıl olacağını tespit ediyoruz. Bu tespitle beraber, müteahhit ve geliştirici firma kendi mimari ekibiyle beraber daha detaylı mimari ölçekte çalışarak projeyi geliştiriyor.

Projeyi de geliştirdikten sonra oluşacak yeni bağımsız bölümlere yönelik olarak da yeni bir değerleme çalışması tespit ediliyor ki, bu da bizim yapmış olduğumuz çalışmaların 3. etabına tekabül ediyor.

Bu çalışmada neler yapıyoruz?
Bu çalışmada da yeni oluşan bağımsız bölümleri yine aynı ilk çalışmada yapmış olduğumuz gibi şerefiyelerine göre oluşturduğumuz matrisle beraber kat, konum, manzara, cephe ya da her projeye özel çok farklı şerefiye kriterleri olabiliyor. Bunların hepsini bir araya getirerek oluşturduğumuz matrisle beraber yeni projenin de bir şerefiye dağılımını çıkartıyoruz. Bu şerefiye dağılımını da çıkarttıktan sonra yeni oluşacak bağımsız bölümlerin eski bağımsız bölümlere kıyaslamasını yaparak bir dağıtım modeli ortaya koyuyoruz. Bu dağıtım modeliyle beraber müteahhit hak sahipleri ve arsa payı sahipleriyle bir araya geldiğinde uzlaşma ortamını sağlama aşamasında bu raporları birebir kullanma fırsatını buluyor.