Kentsel dönüşümde sözleşmeler nasıl yapılmalı?

Emlakwebtv 'İşimiz Gayrimenkul" programında Gayrimenkul Hukuku Derneği Başakanı Ali Güvenç Kiraz, kentsel dönüşümde imzalatılan sözleşmeler konusuna dikkat çekti

11 Ocak 2013 / emlakwebtv / Av. Ali Güvenç Kiraz
Afet riski altındaki alanların dönüşümü sürecinde yeniden yapımda 2/3 uygulamasıyla ilgili ortaya çıkan en büyük itilafı, vatandaşlara kötü niyetli kişilerce imzalatılan sözleşmelerin hukuki durumu oluşturuyor. Bize, bugüne kadar gelen en temel soru, "Biz müteahhitlerle sözleşmeler imzaladık. Bize geldiler burası riskli yapı dediler, biz sözleşmeleri imzaladık. Bu sözleşmelerle ilgili siz bize yeni bir durumdan bahsediyorsunuz. Bakanlık bu durumu yeni bir yönetmelikle düzenledi diyorsunuz. Bizim sözleşmelerimizin hukuki durumu ne olacak" sorusu. Biz bu konuda Gayrimenkul Hukuku Derneği olarak da, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı temsilcileriyle görüşme yaptık. Kendileriyle yapmış olduğumuz görüşmelerde bakanlık temsilcilerinin söylediği ilk şey, kesinlikle böyle bir sözleşmenin, bahsetmiş olduğumuz kat malikleri toplantısı yapılana kadar imzalatılamayacağıdır. 

Yani bakanlık temsilcisi şunu söylüyor, "Bu süreç gerçekleşene kadar, Riskli yapı tespiti yapılıp itirazlar, kesinleşip yıkım yapılıp, toplantı yapılıncaya kadar yapılan her türlü sözleşme, aslında hukuki tehdit altında imzalatılmış bir sözleşmedir." Bize bu sözleşmeleri imzalatanları savcılığa şikayet etmemiz yönünde uyarılarda bulundular. aynı zamanda da bu sözleşmelerle ilgili, sözleşmenin geçersizliğini dava yoluyla, dava açarak iddia edebileceğimizi belirtiyorlar. Bizde hukuki olarak, çeşitli görsel ve tazılı medya organlarında da söylediğimiz üzere, bu sözleşmelerin hukuki durumlarını tartıştığımızda, geçerliliklerinin olmadığı yönünde bir görüş beyan ediyoruz.

Normalde kat karşılığı, inşaat sözleşmeleri ve satış vaadi sözleşmeleri aslında mahkemeler tarafından iptal edilmesi gereken sözleşmelerdir. Normal Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre yapılmış bir sözleşme elimizde olmuş olsaydı, bu sözleşmeler serbest irade ile imzalatılmış sözleşme olacağından, aslında geçeri olarak devam edecekti. Fakat, bize imzalatılan şu an süreçle ilgili, kentsel dönüşüm yasasıyla ilgili imzalatılan sözleşmelerin neredeyse tamamı aslında hukuki tehtid altında imzalatılmış sözleşmeler. Dolayısıyla, borçlar Kanunu'muzda çok net bir biçimde tehtid, ikrak yoluyla yapılan her türlü sözleşme geçersizdir şeklindeki ana temel maddeden hareket ederek, bizler vatandaşlarımıza bu sözleşmelere öncelikle imza atmamalarını, eğer imza atmışlarsa da bu sözleşmelerin geçerlilikleriyle ilgili dava açarak sözleşmenin iptalini dava etmelerini öneriyorum. Bizim görüşümüzde bu sözleşmelerin geçerlilikleri konusunda geçerli olmadıkları yönündedir.

Ali Güvenç Kiraz ve AGK Hukuk Bürosu Hakınnda Detaylı Bilgi İçin: http://www.agkhukuk.com/