Kentsel dönüşümde yıkım şart mı? İsteğimiz dışı yıkımı nasıl engelleriz?

Kazandığı dava ile kentsel dönüşüm yasasını işlemez hale getirdiğini söyleyen Süha Fazlı Erik evi isteği dışında yıkılacak vatandaşa yol gösteriyor

Avukat Süha Fazlı Erik, “Danışma Ücrete Tabi Değil” programında gündemdeki konuları değerlendirmeye devam ediyor.

Açtığı dava ile kentsel dönüşüm yasasını işlemez hale getiren Süha Fazlı Erik evi isteği dışında yıkılacak vatandaşa yol gösteriyor.

Kentsel dönüşüm sürecinde riskli binalar yıkılmak zorunda mı yoksa binayı yıkmadan güçlendirme yapılabilir mi? Güçlendirme nedir? Güçlendirme kredisi alınabilir mi?

 “Şimdi şöyle bir konu var. Biz Yasa çıktıktan sonra zaten uzunca bir süre bu yasanın getireceği tehlikeleri kestirmekle birlikte, yasanın ne dediğini anlamaya çalıştık çünkü kanun yapma tekniği açısından berbat ve çelişkilerle dolu bir yasa. Daha çok bir toplantı sırasında kaleme alınmış izlenimi veriyor. Hesapta bu yasa riskli yapıların yıkılması ve afet riskini önlemek için çıkarıldı. Ama Kentsel Dönüşüm Müdürlüklerindeki karşılığı pek öyle olmadı. Müdürlükler müteahhitle vatandaş arasında aracılık görevi üstlendi.  Milletin evini barkını yıktı. Vatandaşa dedi ki; bak arsanı satarım müteahhitle anlaş dedi. Müteahhit de dedi ki vatandaşla anlaş; böyle bir ortam doğdu.

Bu ortamda şimdiye kadar kentsel dönüşüm müdürlükleri güçlendirme seçeneğini hiç değerlendirmedi. Halbuki kentsel dönüşüm sadece yıkıp yenisini yaparak olmaz. Birçok model var. 

Hukuk müşavirliğini aldığım bir işte müteahhit Esentepe’de bir binanın 2/3’ünü almış geri kalan 1/3’ünde hissesini önüne %3’lük bir anlaşma sunarak zorla almaya çalışıyor. Neyse riskli yapı kararı alındı. Sonuçta 55 yaşında bina. Biz de dedik ki, evet burası riskli ama bakın bu binalar az katlı ve güçlendirmeye uygun. İşte dedik bu da güçlendirme projemiz. İdare bize cevap verdi. Dedi ki, itirazınızı değerlendirdik yapı riskli, yahu biz risksiz demiyoruz ki, yapı riskli ama güçlendirme ile kurtarılabilir.

Neye dayanarak söyledik. 6306 sayılı Yasada bir madde var. Diyor ki,  “Kanunun öngördüğü amaçlar bakımından güçlendirilebileceği teknik olarak tespit edilen yapılar için, Bakanlar Kurulunca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde Bakanlıkça dönüşüm projeleri özel hesabından güçlendirme kredisi verilebilir.”

Şimdi binanın güçlendirilebileceğini kim tespit edecek, “kentsel dönüşüm müdürlüğü”. Demek ki; kentsel dönüşüm müdürlüğü yapının güçlendirilebilip güçlendirilemeyeceğini değerlendirmekle yükümlü.

Biz de bu iddia ile dava açtık ve İdare Mahkemesi dedik ki; tamam bina riskli ama İTÜ den raporumuz var. Bu bina güçlendirilebiliyor. 

“söz konusu başvuru üzerine davalı idarece, sunulan bilimsel rapor da dikkate alınarak, gerekirse tekrar mahallinde inceleme yapmak suretiyle, yapının güçlendirilmesi yoluyla riskin bertaraf edilip edilemeyeceği yönünde bir araştırma yapılmaksızın, yıkım kararı verilemez” diyor.

Şimdi vatandaş ne yapacak?

1. Size tapudan riskli yapı kararı geldiği zaman öyle boş beleş itiraz etmeyin, süreniz kısa hemen bir statik büroya veya üniversiteye gidin ve güçlendirme projesi çizdirin.

2. Sonra kentsel dönüşüm müdürlüğüne itirazda bulunun deyin ki, evet bina riskli ama güçlendirme projemiz burada. Bina güçlendirilsin ayrıca kredi istiyoruz deyin.

3. Kentsel dönüşüm müdürlüğü reddederse de bir avukat arkadaşımız ile idare mahkemesine başvurun; yürütmenin durdurulmasını isteyin.

4. Burada bir nokta var. Öyle sekiz katlı binanız var ve amacınız da müteahhitten menfaat elde etmekse bu yola girmeyin. Çünkü güçlendirme teknik olarak yüksek katlı yapılarda çok zordur ve çok maliyetlidir. Evinizin mimari anlamda kullanışlılığını da bozar. Yani pişman olursunuz.

5. Ama benim gibi düşünüyorsanız; yani üç dört katlı bir eviniz var ve bahçe içindeki binanızdan çıkıp o zevksiz soğuk 20 katlı evlerde oturmak istemiyorum diyorsanız yaptırın güçlendirme projenizi itirazınızı verin. Ve diyorum ki; yapılma felsefesinden ötürü bu kanunda daha çok açık var.