O şirketlerden ev alanların durumu ne olacak?

Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Ali Güvenç Kiraz, Fetö’ye finansal destek sağladığı gerekçesiyle ortaklarının mal varlıklarına el koyulan inşaat şirketlerinin ve bu şirketlerden ev alan kişilerin hukuki durumunu değerlendirdi.

Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Ali Güvenç Kiraz Fetö’ye finansal destek sağladığı gerekçesiyle haklarında soruşturma başlatılan inşaat şirketlerinin ve bu şirketlerden ev alanların hukuki durumunu değerlendirdi. Kiraz’a göre en büyük problem bu şirketlerden ev alan vatandaşlardan henüz tapusunu almamış olanlar için görülüyor. Mevcut şirketlerle ilgili olarak ya da bunun gibi terör finansmanı nedeniyle gerçekleştirilmiş el koymalarda henüz şirketlere bir el koyma durumu yok. Burada yapılan uygulamada şirket ortağı şahısların mal varlıklarına el koyuluyor. Bu noktada mevcut şirketlerle ilgili ikili bir durum söz konusu; ya kayyum atanacak, ya da yeni bir olağan üstü hal karar namesi çıkarılarak tamamen el koyulacak. Dolayısıyla şu aşamada şirketlere ne bir kayyum ataması ne de bir olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesiyle getirilmiş el koyma durumu söz konusu değil. Şirketler şu anda devam işlerine devam ediyor. Verilecek karara göre kişilerin buradaki mağduriyetleri veya hakları netleşecek.

Söz konusu şirketler için ihtimaller
Eğer şirketlere kayyum atanırsa seçenekli bir durum söz konusu olacak. Kiraz bu durumları şöyle açıklıyor;  “Kayyum atanmış şirketlerdeki projelerden ev alıp tapusunu almış ve evi de teslim almışsanız bir problem yok. Ama tapusunu almış fakat evi teslim almamışsanız burada teslimle ilgili bir sıkıntı yaşanabilir. Bu süreç de kayyumla yürütülecek. Burada en büyük problem tapu da ev de teslim alınmamışsa doğuyor. Hem tapunuz yok hem de evi teslim almamışsanız kayyum atanan firmalarda ikili bir durum ortaya çıkacak. Ya bu şirketleri devam ettirip bu projeleri bitirecek bu durumda bir sıkıntı yok, borçlar aynen devam edecek.  Ya da kayyum bu şirketleri iflas ettirecek. Kayyum eğer iflasa götürürse, ev alanların ancak mahkeme nezdinde bir alacak kalemi ortaya çıkarsa bir bedel talep etme hakkı ortaya çıkabilir. İkinci ana durum, ohal kararnamesiyle şirkete tamamen el koyulması durumunda ise yine tapusunu teslim alanlar için bir problem yok. Tapusunu almamış ama evi teslim almış olanlar için kararnamenin içeriğini incelemek gerekir. Ama hem tapuyu almamış hem de evi teslim almamışsa OHAL kanun hükmünde kararnamesiyle el koyulan şirketlerden hiçbir şey talep edilemez. Yani el koyulan inşaat şirketlerinden ev alanların ödedikleri tüm bedeller buhar olur. Talep edilecek bir mekanizma artık olmadığı için hiçbir şey talep edilemez. Burada vatandaşların atacağı adımlar devletin şirketle ilgili göstereceği tasarrufla alakalı.”

Devlet mağduriyetleri önleyebilir
Devlet mağduriyetleri önlemek için bazı adımlar atabileceğini belirten Kiraz, “Tamamen bir örnek vermek gerekirse, gayrimenkul şirketi olduğu için devlet bu şirketin projelerini kamu kuruluşu olduğu için Emlak Konut’a devredebilir hukuken. Böyle bir karar verilirse oradan ev almış ve tapusunu almamış kişiler için devlet özel bir durum yaratıp mağduriyetleri giderebilir. Fakat devlet bundan önceki örneklerde olduğu gibi direk el koyma gerçekleştirirse, hiçbir şekilde alacağa ve borca karışmazsa o zaman tapusu olmayan ve teslim almamış olanların hakları yok olabilir” dedi.

Vatandaş ne yapmalı?
El koyulan inşaat şirketlerinden ev alan vatandaşların hukuki olarak atması gereken adımları anlatan Kiraz, şu anki aşamada devlet yetkililerinin mağduriyetleri giderecek şekilde adımlar atacağını tahmin ettiğini belirterek, “Devlet yetkilileri bu şirketlere el koymak yerine, devam ettirmek istediklerini, şirketlerin projelerine devam etmelerini istediklerini söylemişlerdi. Şirketlerin yaşamasını istiyoruz. Şirketleri değil şahısları cezalandıralım demişlerdi. Eğer bu mantık hakim olursa, kayyum ataması yapılarak şirketlerin devam edeceği anlamına gelir. Kayyum ataması söz konusu olursa ödemesi olanlar ödemelerine devam edecekler. Fakat OHAL kanun hükmünde kararnamesi çıkarsa tapusu olmayan vatandaşa bir tespit yaptırmasını ve borcunu ödememe konusunda bir ihtarname göndermesini öneririm çünkü olağanüstü hal mücbir sebep ve dolayısıyla ödemeye devam etmesi halinde kendi kendine sona erecek ve sonunda hiçbir şey talep edemeyeceği bir hale gelebilir” dedi.