Yeni kanuna göre tarla satışı nasıl yapılıyor?

Yeni kanuna göre tarla satışı nasıl yapılıyor?

Yeni kanuna göre tarla satışı nasıl yapılıyor?

Toprak Koruma Kanunu ve Türk Medeni Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’a göre tarlada hisse satışları nasıl yapılacak? Yeni kanuna göre tarla satışı konusunu mercek altına aldık.

Söz konusu kanunla, tarım arazilerinin bölünmesi ve daha fazla küçülmesinin önü kapanmış oluyor. Kanun gereğince, belli bir alanın altındaki tarım arazileri el değiştiremiyor. Tabii hissedarlar arası satış yapılabildiği gibi tapu işleminde alt sınır da bulunmuyor.

Hissedarlar arası satışa sınır getirmeyen yeni kanuna göre tarla satışı 3. Kişilere yapılmak isteniyorsa, bu durumda, yalnız tapu dairesi Tarım Bakanlığı’na yazı yazıp arazinin tarım arazisi vasfını kaybettiğine dair "olur" alınırsa gerçekleştirilebiliyor.

Konu ile ilgili açıklamayı ise aşağıda görebilirsiniz:

"Ülkemizdeki tarım arazileri, küçük ölçekte, birbirinden uzak ve çok sayıda parçadan meydana gelmektedir. Miras veya satış yolu ile meydana gelen arazi parçalanmaları her geçen yıl artmakta ve tarım arazileri ekonomik parsel büyüklüklerinin altına düşmektedir. Bu durum tarımsal yapıyı ve üretimi olumsuz yönde etkilemektedir. Türkiye'de, tarım arazilerinin mirasa konu olması sebebiyle tarım arazileri sürekli parçalanmış, bölünmüş ve bugün ortalama işletme büyüklüğü 5,9 hektara kadar düşmüştür. Avrupa Birliği ülkelerinde ve Amerika Birleşik Devletlerinde alınan önlemler sayesinde tarım arazilerinin büyüklükleri çok daha fazla miktardadır. Örneğin, ortalama tarım işletmesi büyüklüğü İngiltere'de 53.8 ha. Fransa'da 52,1 ha. Almanya'da ise 45,7 hektardır. Bugünkü koşulların devam etmesi diğer bir ifade ile herhangi bir önlem alınmaması durumunda 2023 yılında ülkemizdeki ortalama işletme büyüklüğünün 5 hektara kadar düşmesi beklenmektedir. Böyle bir yapı içerisinde verimli bir ekonomik faaliyette bulunmak ve verimli bir tarımsal üretim yapmak neredeyse imkânsızdır. Türkiye'nin tarımla ilgili en önemli sorunlardan birisi de budur.

Bu nedenle Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu ve Türk Medeni Kanununda köklü değişiklikler yapılarak köklü çözümler getirmek zorunluluğu doğmuştur."