Konut satışında rekorun önündeki engeller kalkarken

2016 yılına rekor satış hedefiyle giren konut sektörü, yılın ilk 7 ayında yabancıya satışı ve konut kredi faizlerindeki olumsuz tabloya rağmen başarılı bir performans göstermişti

Konut satışında rekorun önündeki engeller kalkarken

2015 yılını rekor konut satışıyla kapatan sektör 2016 yılına, bu rekoru geliştirme hedefiyle girdi. Ancak yılın ilk 7 ayında iki temel problemin ağırlığı yeterince hissedildi: Yabancıya konut satışındaki düşüş ve konut kredi faizlerinde beklenen düşüşün bir türlü gerçekleşmemesi...Bu iki baskı aracına rağmen, konut sektörünün performansı oldukça başarılıydı. Ancak, yaşanan olumsuzluklara rağmen, geçen yıla yakın rakamlarda satış gerçekleştiren konut sektörü rekor düzey için bu sorunlarda iyileşme bekliyordu. 

Problemin ilk ayağı: Konut kredisi faizleri
Konut kredisi faizlerinin düşmesi yönündeki ilk adım Merkez Bankası tarafından atıldı. Faiz koridorunun üst bandını üst üste indirme kararı alan Merkez Bankası'nın hamlelerinin bankaları etkilemesi umudu ise ilk başlarda boşa çıktı. Ancak, Hükümet, Merkez Bankası tarafından atılan adımların bankalar düzeyinde bir karşılığının olmama ihtimalini ele alarak, stratejik hamleler yürütmeye başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da dahil olduğu süreçte, 15 Temmuz sonrasında oluşan konjonktüre destek olma ve demokrasiye sahip çıkan halk ile yan yana yürüme sloganı üzerinde daha güçlü durulmaya başlandı.  Emlak Konut ve GYODER gibi kuruluşların yüzde 0.70'lik faiz oranları içeren kampanyalarına yönelik ilgiyle birlikte eğilim daha da belirgin hale geldi. Sonrasında ise  Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakanlar da konut kredisi faizlerindeki düşüş baskısını artırdı. 

 

Konut satışında rekorun önündeki engeller kalkarken

 

Beklenen dün (10 Temmuz 2016) günü gerçekleşti. İlk adımı bir kamu kuruluşu olan Ziraat Bankası attı. 1-24 aylık vadeli kredilerde faizleri yüzde 0.82'ye çektiğini açıklayan Ziraat Bankası'nı bir grup banka daha izledi. 

Yüzde 1'lik psikolojik sınır
Bankalar tarafından alınan karar bir kaç hususta önem taşıyor: Faizlerde gelinen düzey, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "yıllık yüzde 9 ya da aşağısı" önerisinin hala çok uzağında. Buna karşın sektörün, psikolojik sınır olarak tanımladığı yüzde 1'in altında seyreden faiz oranlarının talebi canlandırması yönünde yaygın bir görüş ortaya çıkardı. Önümüzdeki süreçte maliyetlerdeki düşüşe paralel olarak faizlerdeki gerilemenin sürmesi, konut sektöründeki satışların daha da ivme kazanmasını sağlayacak gibi gözüküyor.

Yabancıya konut satışı ve Rusya adımı
2016 yılının rekor satış yılı haline gelmesinin önündeki bir diğer engel ise Yabancıya Konut Satışı kategorisendeki gerilemeydi. Bu gerileme sektörde küçük çaplı bir şok etkisi yaptı; zira bu kalem konut satışlarında azımsanmayacak bir orandaydı. Çok daha önemlisi sektörün kendine en yüksek düzeyde güven duyduğu kategoriyi kapsıyordu.

Yabancıya konut satışı ilk olarak Rusya ile yaşanan uçak krizi ve terör olayları gibi, Türkiye'nin güvenli ülke imajını uluslararası düzeyde tehdit eden faktörlerden beslendi. Özellikle Avrupalı alıcıların yöneliminde düşüş gözlemlenirken, açık başta Iraklılar olmak üzere Körfez Ülkeleri'nden gelen yatırımcılar tarafından dolduruldu. Buna rağmen, 2016 Mart ayından itibaren yabancıya konut satışı kategorisindeki bu güçlü yatırımcı profilinin de geri adım attığı görüldü.

Sektör ise yabancıya konut satışındaki gerilemeyi dönemsel olarak niteledi. Ancak dışarıya güven vermeye yönelik bu demeçlere rağmen, atılması gereken adımlar olduğu kesindi. 

Bu anlamda atılan en önemli adım, Rusya ile ilişkilerin iyileştirilmesi oldu. Türkiye konut sektörünün en önemli ve istikrarlı alıcıları olarak dikkat çeken Rusların önümüzdeki dönemde yeniden Türkiye pazarına yönelmesi bekleniyor.

Sonuç: Konut sektörü 2016 yılında rekor satış hedefinin önündeki en önemli engellerden kurtulmaya başladı.