İmar Barışı 2018

İmar Barışı Yasası Nedir 2018 Son Dakika gelişmeleri! İmar barışı ve yapı kayıt belgesi hakkında 7 kritik soru: İmar Barışı Hangi Binaları Kapsayacak, ekonomik getirisi ne olacak bu yazıda!

İmar Barışı 2018

Çevre ve Şehircilik bakanı Mehmet Özhaseki, Bakanlar Kurulu tarafından kabul edilen ve son bir kaç haftanın en önemli gündem maddelerinden biri olan İmar Barışı uygulamasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bu sabah saatlerinde gazetecilerin karşısına çıkan Özhaseki: "Bir gelir hedefimiz var. Bu 40-50 milyarlardan aşağı olmayacak." ifadelerini kullandı. 

Belediyelere dev gelir

Elde edilecek bu gelirin kentsel dönüşüm yani depreme hazırlık için kullanılacağını ve buradan elde edilecek gelirin de belediyelere yüzde 0 faizle ve 3 yıl vadeli kredi olarak kullandırılacağını dile getiren Bakan Özhaseki: "Her yıl ortalam 500 bin bağımsız birimi hedeflemeyi panlıyoruz. Bu ise bugünkü şartlarda 100-150 milyar dolarlık paranın girmesi gerek." şeklinde konuştu. 

Hedefimiz yalnızca tespit yapmak, ayrıcalık vermek değil

Bakan Mehmet Özhaseki, İmar Barışı düzenlemesi ile hedeflerinin bir tespit yapmak olduğunu ve kimseye bir avantaj vermediklerini de belirterek: "Depremsellik sonraki konu. Biz bir tespit çalışması yürütüyoruz. Bundan bir sene kadar önce başladık. Şehircilik Şura'sında önemli bir başlığımız Kentsel Dönüşüm idi. Burada toplumun bir çok bileşeni bir araya geldi ve kentsel dönüşümün temel esaslarını belirledik. Buradan ise yerinde dönüşüm ilke kararını aldık. Burada aldığımız temel kararlar vatandaşla belediyeleri bir araya getirmekti.  Mahalle bazlı çalışmalar olacak Zemin+ en fazla 5 katlı olacak. Fikirtepe gibi sorunlu bölgelerin oluşmasını engellemeyi hedefliyoruz." ifadelerini kullandı. 

İmar Barışı'nın temel ilkeleri

İmar Barışı uygulamasına vatandaşların yoğun bir ilgi göstermesi bekleniyor. Ruhsatsız ya da ruhsat ve eklerine aykırı biçimde, ya da imar mevzuatına uymayacak şekilde inşa edilmiş yapıların kayıt altına alınmasını hedefleyen yeni uygulamadan elde edilecek gelirin ise kentsel dönüşüm projelerinin finansmanına yönlendirilmesi bekleniyor. Başvurular sonrasında ise başvuruda bulunan yapılara belediye rayiç değeri üzerinden de harç alınarak Yapı Kayıt Belgesi sunulması mümkün olacak.  İmar Barışı düzenlemesi kapsamında 13 milyonu aşkın konutun ruhsat ve imar probleminin de çözümlenmesi bekleniyor. Tüm Türkiye'nin yakından ilgilendiği yeni düzenlemenin kapsamı ise şöyle:

- İmar Barışı düzenlemesinden 31 Aralık 2017 tarihinden önce inşa edilen ruhsatsız ya da ruhsat eklerine aykırı binalar yararlanabilecek. Başvuru sonrasında da bu yapılara "Yapı Kayıt Belgesi" sunulacak
- Vatandaşlar bu kapsamda başvuruda bulunmaları halinde iskan alacak ve altyapı hizmeti alabilecek. 
- Aynı zamanda Yapı Kayıt Belgesi alınan yapılarla ilgili yıkım kararları ya da tahsil edilemeyen cezalar da iptal edilmiş olacak
- İmar Barışı'ndan yararlanmak isteyen vatandaşlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yetkilendirilecek kuruluşlara başvuruda bulunacak. 
- Son başvuru tarihi ise 31 Aralık 2018 olarak belirlendi. Bakanlar kurulu bu süreyi 1 yıla kadar uzatabilecek. 
- Vatandaşlar yürütülen tespit çalışmaları sonrasında da arsa emlak değeri ile yapının toplam maliyetinin yüzde 3'ü oranında kayıt bedeli verecek. Bu ise 100 metrekarelik bir ev için ödenecek tutarın 2.250 TL olacağını gösteriyor. Lüks konutta ise Yapı Kayıt Belgesi alma bedeli 5 bin TL olarak tahmin ediliyor. 
- Yapı Kayıt Belgeleri ise yapının yeniden yapımı ya da kentsel dönüşüme dahil olduğu zamana kadar geçerli olacak. Yapıların yenilenmesi durumunda ise yürürlükteki imar mevzuatı hükümleri uygulanacak

Rekor talep bekleniyor

Yeni düzenlemeyi değerlendiren sektör uzmanları ise özellikle yapılar üzerindeki yıkım kararları ve para cezalarının iptali sebebiyle vatandaşların yeni düzenlemeye yoğun bir ilgi göstermesinin beklendiğini söyledi. Altın Emlak Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı kat irtifaklı ya da kat mülkiyetli olan ve yapı tatil tutanağı nedeni ile yıkım kararı bulunan ve kredi çekilmeyen bir çok yapının krediye uygun hale geleceğini de belirterek: 

"Çatı katlarındaki büyütmeler yasal hale gelecek. İskan olmadan cins değişikliği ile kat mülkiyetine geçiş sağlanmış olacak. Yapı Kayıt Belgesi için alınacak bedel emlak değeri üzerinden arsa tapulu yerlerde yüzde 3, kat mülkiyetli yerlerde yüzde 6 olacak” ifadelerini kullan." ifadelerini kullandı. 

Yıkım kararı ve para cezası olan çok sayıda yapı var

Özelmacıklı, mevcutta arsa tapulu bulunan, yapı tatil tutanağı düzenlenmiş ve 3194 sayılı İmar Kanununun 32'inci Maddesi kapsamında yıkım, yine 42'inci maddesi kapsamında da para cezasına sahip olan çok sayıda yapının bulunduğunu hatırlatarak, bu yapıların zaten uygulamada yıkılmadığını söyledi. Bununla beraber 2008 yılı sonrası yapılar ve yapı ruhsatına olan aykırılıkları nedeniyle iskan verilmeyen yapılarda da elektrik ve su gibi altyapı hizmetlerindeki aboneliklerde önemli problemlerin yaşandığını dile getiren Özelmacıklı: 

"Bu türdeki yapılarda şantiye elektriği ve suyu kullanılarak süzme sayaçlar ile paylaşımlar yapılmaya çalışılıyor. İmar Barışı bu aksaklıklarında önüne geçmiş olacak" şeklinde konuşştu. 

Kentsel dönüşüm uyarısı

Altın Emlak Genel Müdürü Özelmacıklı, ilgili düzenlemelerin yapıları risksiz veya depreme dayanıklı hale getirmediğini ve İmar Barışı uygulamasının da bu anlamda kentsel dönüşüm faaliyetlerini aksatmaması uyarısında da bulundu. Arsa tapulu ve eski yapılar için riskli yapı tespit raporunun zorunlu olması gerektiğini ve bunlara Yapı Kayıt Belgesinin bile verilmemesi gerektiğini söyleyen Mustafa Hakan Özelmacıklı: 

"Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bu kısa sürede talepleri karşılaması da çok zor. Belki de yapı denetim şirketleri veya riskli yapı tespit şirketlerine yetki verilebilir. Çalışmaya belediyeler destek olmalı. Dosyalarında yıkım kararı bulunan binalara tebligatlar göndermeli. Çünkü birçok malik sahip olduğu yapılardaki ruhsata aykırılıklardan da habersiz" ifadelerini kullandı. 

İmar barışında yanıt bekleyen 7 soru 

Ayrıntıları  Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki tarafından açıklanan "imar barışı" uygulaması, tüm ülkenin gündemine girdi. Çok sayıda vatandaş "imar affı" düzenlemesinin kendisini de kapsayıp kapsamadığı sorularını sormaya devam ederken, hukukçular da sürecin ayrıntılarına ilişkin önemli açıklamalayar yapmaya başladı. Kentsel dönüşüm sürecini yakından takip eden Avukat Şenol Saltık da, "imar barışı" ve "yapı kayıt belgesi" düzenlemesine ilişkin kritik sorulara yanıt verdi. 

İmar barışı ve yapı kayıt belgesi hakkında 7 kritik soru

Türkiye'de ilk olarak 1966 yılında 775 sayılı yasa ile sunulan "İmar Affı" düzenlemesinin 1984 yılında yürürlüğü koyulan 2981 sayılı kanun ile daha geniş bir kapsama kavuştuğu bilgisini veren Avukat Saltık, yakın dönemde yasalaşacak yeni İmar Affı ile tüm imara aykırı binalara "Yapı Kayıt Belgesi"nin oluşturulacağını söyledi. 

Soru 1: Yapı Kayıt Belgesi Hangi Binaları Kapsayacak?

Avukat Şenol Saltık, düzenlemeni 31.12.2017 tarihinden önce inşa edilmiş olan, inşaat ruhsatı bulunmayan ve inşaat ruhsatı eklerine de aykırı biçimde inşa edilmiş bina sahiplerini kapsadığını belirterek: "Bina sahiplerinin, 31.12.2018 tarihine kadar, Bakanlığın yetkilendirdiği yapı denetim kuruluşlarına başvurması şartıyla, Yapı Kayıt Belgesi verilecektir. Başvurular, Bakanlığın oluşturacağı Yapı Kayıt Sistemine işlenecektir." dedi. 

Soru 2: Yapı Kayıt Belgesi İçin Ne Kadar Ödenecek?

Yapının tahmini değeri ile binanın bulunduğu arsanın emlak değeri toplamı baz alınarak "yüzde 3" oranında harç alınacağını söyleyen Şenol Saltık: "Arsanın emlak beyan değeri, bağlı olduğu Belediyelerde, m2 birim bedeli olarak kayıtlıdır. Ancak, binanın yaklaşık maliyetinin nasıl hesaplanacağı yasada belirtilmemiştir." dedi. Saltık, Yapı Kayıt Belgesi ile birlikte Kat Mülkiyeti ve Cins Değişikli kuruluş işlemlerinin yapılması istenmesi halinde, bu bedeller üzerinden yüzde 6 oranında harç alınacağını da hatırlatarak: "Kat Mülkiyeti tesis edilebilmesi için, yapı sahiplerinin en az yarısının muvaffakati şarttır. Kat Mülkiyeti kuruluşu ve cins tashihi işlemleri için, yapı kayıt belgesi yeterli olacak, iskan ruhsatı istenmeyecektir." ifadelerini kullandı. 

Soru 3: Binalar hazineye ait taşınmazları üzerinde ise ne olacak?

Saltık, hazineye ait taşınmazlar üzerinde inşası gerçekleştirilen binaların durumuna ilişkin düzenlemenin ilgili yasa maddesinin 8'inci fıkrası kapsamında ele alındığını ve buna göre de hazine arazisinin üzerine yapılmış binaların öncelikle bakanlığı tahsisinin gerçekleştirileceğini belirterek: "Rayiç Bedeli karşılığında, yapı kayıt belgesi sahiplerine Bakanlık tarafından satılacaktır. Hazine arazisi üzerine gecekondu inşa eden vatandaş, halihazırdaki mevzuata göre de hazineden bedeli karşılığında işgal ettiği arsayı alabilmektedir." dedi. 2981 sayılı yasa  kapsamında gecekondu saiplerinin de üzerinde bulundukları hazine arazini öncelik hakkı ile satın alma şanslarının bulunduğunu belirten Saltık: "Kanunla getirilmek istenen yeniliğin kapsamı ve vatandaşa ne gibi bir avantaj sağlayacağı anlaşılamamıştır" ifadelerini kullandı. 

Soru 4: Yapı Kayıt Belgesi ne gibi yararlar sağlayacak?

Yapı kayıt belgesine sahip binaların altyapı hizmet aboneliklerinin yapıldığını ve  bu binalara ilişkin yıkım kararları ve tahsil edilmemiş idari para cezalarının iptal edileceği bilgisini de veren Avukat Saltık: "Eskiden yapılmış olan birçok kaçak binada, elektrik, su ve doğalgaz aboneliği zaten mevcuttur. Buradaki asıl avantajın para cezaları ve yıkım kararlarının iptal edilmiş olmasıdır. " dedi. Saltık, buna karşın imar dosyasında yıkım kararı bulunan pek çok binanın da senelerdir yıkılmadığının bilindiğini belirterek, bu durumda da yapı kayıt belgesi sisteminden toplanan harçlarla fayda sağlayacak asıl aktörün bakanlık olduğunu dile getirdi. 

Soru 5: Yapı Kayıt Belgesi ile Kentsel Dönüşüm Kapsamına girme arasındaki ilişki nedir?

Yenilikle birlikte iskan ruhsatı bulunmayan bir binanın Kentsel Dönüşüm Kapsamına girebilmesi için öncelikli olarak Yapı Kayıt Belgesi alma zorunluluğunun oluştuğunu da belirten Avukat Şenol Saltık: "Bakanlar Kurulu tarafından alınan, 21.03.2016 tarih ve 2016/8663 tarihli Karar uyarınca, Gecekondu Sahiplerinin, 6306 sayılı yasadan faydalanabilmesi için çeşitli imkanlar tanınmıştır. Kentsel Dönüşüm Yasası uyarınca, iskan ruhsatı bulunmayan yapılar direkt olarak kentsel dönüşüm kapsamına alınırken, bahse konu yasa yürürlüğe girdikten sonra, ancak yapı kayıt belgesi aldıktan sonra, kentsel dönüşümden faydalanabilecektir" dedi. 

Soru 6: Yapı Kayıt Belgesinin Hukuki Geçerliliği nedir?

Avukat Saltık, Yasa tasarısında bulunan kimi hükümlerin yapı kayıt  belgesinin geçici bir nitelik taşıdığı ve hukuki geçerliliğinin de tartışmalı olduğunu gösterdiği yorumunda da bulunan Saltık, yapı kayıt belgesinin iskan ruhsatı benzeri bir güvence sağlamadığı ve hatta yapı kayıt belgesi alınmış olsa dahi binanın riskli alan kapsamında değerlendirilebileceğinin anlaşıldığını söyledi. Avukat Saltık, yasa tasarınının 16/6 madde fıkrasında bu hususun açık biçimde kabul edildiğini dile getirerek: 

"İlgili maddeye göre, yapı kayıt belgesi almış binalar, 6306 sayılı yasanın EK1 maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez denmiştir. İlgili Kanunun EK1 maddesi imar mevzuatına aykırı yapıların yoğun olduğu bölgelerin, Bakanlar Kurulu tarafından, riskli alan ilan edilebileceğini düzenlemektedir. " dedi. 

Soru 7:  Yapı Denetim Mevzuatına ilişkin değişiklikler nelerdir?

Avukat Şenol Saltık, 4708 sayılı Yapı Denetim Kanununun 1'inci maddesine göre binasını kendisi yapmak isteyen ikişilere sağlanan kolaylıkların da kaldırıldığını hatırlatarak: "Yapı Denetim hizmetine ilişkin ücretlendirme sabitlenmiştir. Yapı denetim sisteminde bir dizi değişikliler yapılarak, yapı denetim firmalarının müteahhitler tarafından yönlendirilmesinin önüne geçilmek istenmiştir." ifadelerini kullandı.  

İmar barışı kaçak konut değerini artıracak 

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden geçen "İmar Affı" düzenlemesi ile, konut kredisi piyasasına dahil olan konut sayısında da önemli bir artış bekleniyor. Yeni düzenleme ile  "Yapı Kayıt Belgesi" alan ve böylece kaçak statüsünden çıkan konutların değerinde de önemli bir artış yaşanacak. Gazete Habertürk'ten Erdem Aktürk'ün haberine göre, konut kredisine uygun olmayan 300.000 TL'lik bir konut, konut kredisi olanağını kazandıktan sonra 350.000 TL'ye satılabilecek.

Konut-işyeri değerleri etkilenecek

Türkiye Veri İşleme Merkezi - TUVİMER verilerine göre İstanbul'da kaçak konumda bulunan ve krediye uygunluk arz etmeyen konutlar, kredi olanağı bulunan muadillerine kıyasla yüzde 16 oranında düşük bir bedelle satış potansiyeli taşıyordu. İmar Affı ile birlikte Konut Kredisi makasının içine giren bur daireler, aynı nitelikle yapıların satış değerlerine yükselmiş olacak. Böylece 300.000 TL'lik konut kredisine uygun olmayan bir konutun, 350.000 TL'ye satılır hale gelmesinin de önü açılmış oldu. 

Krediye uygun hale gelecek yapı sayısı 1.7 milyon

Konuyla ilgili açıklama yapan TÜVİMER Strateji ve İş Geliştirme Direktörü Ömer Türkoğlu, İstanbul'da imar barışından etkilenecek ve krediye uygun hale gelecek yapı sayısının 1.7 milyon adet olarak tahmin edildiğini söyledi. Ortalama metrekare değerlerinin 3.120 TL, ortalama büyüklüğünün 105 metrekare ve toplam değerinin 556 milyar TL'yi bulduğu bu konutların fiyatlarının yeni statüyle yüzde 16'lık artış yaşayacağını vurgulayan Türküoğlu: "Yüzde 16 oranında bir artışla 89 milyar TL'lik ek bir değerin oluşumunu bekliyoruz. Böylece tolamda 645 milyar TL'lik bir hacim ortaya çıkacak." şeklinde konuştu. 

2.6 trilyonluk ekonomik değer

Zingat.com CEO'su Ahmet Kayhan da imar affı ile birlikte Türkiye'de 13 milyona yakın olduğu tahmin edilen imarsız yapınını yasal statü kazanacağına dikkat çekerek: "Her bağımsız üniteye tahmini olarak 200.000 TL değer biçersek, toplamda 2.6 trilyonluk bir ekonomik değer oluşturmuş olacağız. İmar affı ile birlikte kısa vadede edinilecek vergilerle ekonomiye 50-60 milyar TL değerinde vergi girişi sunulacak." ifadelerini kullandı.

İmar barışından sonra sert önlemler geliyor

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Türkiye genelinde 15 milyon yapıyı ilgilendiren "imar barışı" düzenlemesinin ardından, "yeniden kaçak yapılaşmaya meydan vermemek" adına sert önlemlerin alınacağını söyledi. Hürriyet'e açıklamalarda bulunan Bakan Özhaseki, "kaçak yapı" inşa eden ve ettirenlerin en az iki sene içeri girmesi gerektiğine işaret ederek, belediyeleri de aldıkları yıkım kararlarını uygulamamakla eleştirdi. 

Müteahhit ya da belediye başkanı fark etmez...

Açıklamasında imar barışı ile birlikte kayıt altına girerek şimdiye kadar yapılanların cezasını yazarak belli bir bedelde uzlaştıklarını belirten Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, halen mevcut kaçak binalarla ilgili olarak 1 sendeen 5 seneye kadar değişen hapis cezalarının uygulanmakta olduğuna işaret etti. Bakan Özhaseki, bu cezanın hükmün ertelenmesi ya da geriye bırakılmas gibi sebeplerden ertelendiğini hatırlatarak:

"Cezanın alt sınırını 2 yıl 1 güne çıkartmalıyız. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne bunları milletvekillerine de anlatacağım. Kaçak yapıyı yapanı da içeri atacaksın. Müteahhit ya da Belediye Başkanı fark etmez. Kaçak yapı yapanlar da göz yumanlar da iki sene yatmayı göze alacak." dedi. 

Belediyelere eleştiri: Kararı uygulayan varsa beri gelsin

İmar barışının devlet ile vatandaş arasındaki ihtilafı sona erdirme amacıyla biçimlendiğini ve yeni önlemlerle mahkemelik durumların veyahut ceza durumlarının kalktığını söyleyen Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki: "Yeni düzenleme ile yıkım kararları varsa, bunalrı da kaldırıyoruz. Şimdiye dek yıkım kararı alan ve bu kararı uygulayan belediye varsa lütfen bana söylesin. İmar barışıyla da bu işi kayıt altına alarak sabitelemeyi planlıyoruz. Şimdiye dek hata yapanların cezasını da yazıp belli bir bedel alıyoruz." ifadelerini kullandı. 

İmar barışı tartışması

Ayrıntıları  Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki tarafından açıklanan "İmar Barışı" uygulaması tartışmalara neden oldu. Özellikle İstanbul'un yüksek ranta sahip lokasyonlarında uygulanan "kaçak" nitelikli yapılaşmalara yönelik af prosedürünün yeni dönemlerde yeni imar aflarını gerektireceği uyarısında bulunan sivil toplum kuruluşlarına karşın, reel sektörden de sınırlı destek mesajları geldi. 

Sektörden İmar Barışı'na risk uyarısı

Konut sektöründe faaliyetlerini sürdüren şirket yöneticileri de İmar Barışı uygulamasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Sektör temsilcilerinin "af gerektirecek yeni yapılar üretilmesin" çağrısı, Sivil Toplum Kuruluşları tarafından da destek gördü.  İNDER Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım, afet riski altında kalan binaların kapsam dışı kalmasının önemine dikkat çekerek:  "Kanunlara uyanlar ödüllendirilmeli. Buraya kalın çizgi çekmeliyiz: Bundan sonra affa ihtiyaç duyacak binalar üretilmemeli. Tekrar imar affı gerektirecek bir duruma düşülmemeli." dedi. 

Torun: Yeni dönemin şartları

Torunlar GYO Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Torun da, son 15 yıllık zaman dilimi içinde süren yoğun yapılaşmanın seçim öncesinde bittiğini ve bunun da önemli bir kazanım olduğunu söyledi. Bundan sonraki sürecin de eskiye dönüşü mümkün kılmayacak şekilde devam edeceğine inandığı değerlendirmesinde bulunan Torun: "Çünkü çıkan yasal düzenlemelerde bunu yapan kişilere ve buna göz yuman belediyelere ciddi cezai müeyyideler var." yorumunda bulundu. 

Aşçıoğlu: Gecekondulaşma ve çarpık yapılaşmaya dikkat

Yıllardır vergi vermeden kullanılan yapıların yasal hale getirilerek harç alınması ve vergi sistemine dahil olmasının önemine işaret eden Aşçıoğlu İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Aşçıoğlu da, "Anacak burada dikkat edilmesi gereken husus gecekondulaşma ve çarpık yapılaşmanın önünün açılması olacak. Bunun için de geri dönük olarak 201 ve en geç 2017'de bitmiş binalar gibi sınırlar önemli..." şeklinde konuştu. 

Muhcu: Her imar affı yapılaşma doğurdu

Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhcu, çıkarılan yasanın Türkiye genelinde çok sayıda kaçak nitelikli ve çarpık yapılaşmanın yasal hale gelmesine yol açacağını söyledi. Her imar affı sürecinin yeni kaçak yapılaşmalara vesile olduğunu ve yasalara saygılı vatandaşlar cezalandırılırken, yasaları çiğneyenlerin ödüllendirildiğini söyleyen Muhcu: "Kaçak yapılaşma hiçbir zaman önlenemedi. Bütün kentler yaşam değerleri, kıyı alanları, akarsular, yani yapı yasağının mutlak biçimde koyulduğu bölgeler yapılaşmaya açıldı. Sonrasında yaşanmaz hale geldi." dedi. 

Konu kentsel dönüşüm değil

Muhcu, düzenlemenin açık bir biçimda imar affı olduğunu ve depremin de bir bahane olarak sunulduğunu hatırlatarak: "İmar affıyla birlikte kaçak, kural dışı yapılan ve kamu denetimsiz üretilen yapıların sağlammış gibi kayıt altına alınarak iskan verilmesi mümkün olacak. Kural dışı ekleme ve ilave katlardan söz ediyoruz. Bunların deprem açısından güvenli olduğunu iddia etmek mümkün değil..." dedi. Kentsel dönüşüm alanında çalışmalar yürüten Avukat Şenol Saltık da hali hazırda TBMM gündeminde bulunan ve bu haliyle yasalaşması muhtemel olan İmar Barışı'na ilişkin tasarının ana amacının da kentsel dönüşüm olarak sunulduğunu hatırlatarak: "Kentsel dönüşümün amacı, depreme dayanıksız ve kaçak nitelikteki binaların yenilenerek, deprem riskinin önüne geçmektir. Peki, kentsel dönüşüm yoluyla, binaları depreme dayanıklı hale getirmek için, öncelikle kaçak yapıları yasal hale getirmek mi gerekir?" sorusunu sordu

İmar barışı mı, kaynak arayışı mı?

Avukat Şenol Saltık imar mevzuatına aykırı ve kaçak yapılaşmanın af yoluyla yasal hale getirilmesinin hukuk devleti ilkesi açısından çok tartışmalı bir konu olduğunu belirterek: "Çok sıkı kurallara bağlanan ve hapis cezası müeyyidesi dahi öngörülen imar kanunlarının delinmesini, yasal ve meşru hale getirmek, topluma ve şehirlerimize ne kazandıracaktır?  Nasıl olsa yeniden af çıkar denilerek, kaçak yapılaşmanın önü açılmış mı olacaktır? Yoksa, hükümetin ifade ettiği gibi, kaçak yapı sahipleriyle bir “helalleşme” mi yaşanacaktır?" dedi. 

31 Aralık 2017 muafiyeti

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan ve kamuoyuna imar barışı olarak yansıyan yasal düzenlemede ayrıntılar tartışılmaya devam ediyor. İskanı bulunmayan yapıların kayıt altına alınması ve yapılacak araştırmaları takiben "sağlamlık" onayının alınması durumunda iskan verilmesini hedefleyen yeni düzenlemeden 31 Aralık 2017 tarihinden sonra  inşa edilen konutların yararlanamayacağı belli oldu. Diğer taraftan hükümete de imar barışını bir yıl uzatma yetkisinin verilmesi de gündeme geldi. 

10 gün içinde açıklanacak

Türkiye genelinde milyonlarca vatandaşı yakından ilgilendiren imar barışı düzenlemesinin çok yakında Başbakan Binali Yıldırım tarafından kamuoyu ile paylaşılması bekleniyor. Başbakan Binali Yıldırım da konuşla ilgili olarak, tüm vatandaşların kanayan yarası olduğunu hatırlatarak: "Bütün bu sorunları ortadan kaldıracak ve bu yılların biriktirdiği sorunu çözecek düzenlemeyi önümüzdeki 10 gün içinde çıkarıyoruz. Bunun izmi de imar barışıdır..." demişti. 12 milyon konutun imar, ruhsat ve mülkiyet tartışmalarını gidermesi beklenen yeni çalışma ile birlikte ruhsatsız binalara verilecek yetki belgeleri ile tapu benzeri bir huviyet oluşturulacak. Sabah'ta yer alan Hazal Ateş imzalı habere göre düzenlemenin ayrıntılarının 10 gün içinde kamuoyu ile paylaşılması bekleniyor. Elde edilen son bilgiler ise yeni düzenlemeye 31 Aralık 2017 sonrasında inşa edilen konutların dahil olamayacağı yönünde. Kayıt belgesine sahip olan binalarda ise yıkım kararı varsa durdurulacak. Bu sayede de tapu kayıtlarında arsa olarak görünen vatandaşların sorunlarının da çözümü mümkün olacak. 

İmar Yasası vatandaşlara ne sağlayacak?

Yine imar barışı öncelikli olarak ruhsata aykırı olarak inşa edilen ya da ruhsatı bulunmayan yapıların kayıt altına alınmasını hedefliyor. 31 Aralık 2017 tarihinden önce inşası gerçekleştirilen konut ve işyerlerinin Çevre ve Şehircilik il Müdürlüklerine Başvurlamaları halinde de tapu nitelikli bir hüviyete sahip olmaları bekleniyor. Başvuru yapan kişilere, binaya ait kaç daire olduğu, yüzölçümü ve bu birimlerin metrekaresi gibi alanlarda da bilgi verilecek. İmar Affı nedir, neleri kapsar? ilgili yazımızdan öğrenebilirsiniz. 

Vatandaşların başvuru süresi

Vatandaşlar ise devlet arasında sağlanacak barış düzenlemesine katılım için ise 2018 yılının sonu belirleyici tarih olarak saptanacak.Hükümet ise yüksek talebin gelmesi halinde bu süreyi bir yıl daha uzatma yetkisine sahip olacak. Kaydın yapılmasının ardından ise 2018 için belirlenmiş olan 900 TL'lik inşaat metrekare fiyatları üzerinden değerlendirme yapılacak. Başvuruda bulunan vatandaşlar da yapı maliyeti ile arsa emlak değerlerinin toplamı üzerinden belli bir oranla kayıt bedeli yaptıracak. Bu oran ise yüzde 3 olarak belirlenecek. İnşaat maliyeti nasıl hesaplanır? yazımızdan bu konuyu daha detaylı inceleyebilirsiniz.

Yıkım kararları durdurulacak

Konuyla ilgili girişimlerde bulunan ve başvurularını zamanında yapan vatandaşların en önemli kazanımlarından biri ise, kayıt bedeli yatıranların aldıkları belge ile binalarının yıkım kararlarını durdurma şansına sahip olmaları olacak. Bu durumda da belediyeler yıkım sürecini durduracak ve yenileme ya da yıkım istenmesi halinde de belediyenin mevcut imarı baz alınacak. Bununla birlikte usulsüz uygulamalara da izin verilmeyerek suistimallerin de önüne geçilmiş olacak. Bu sayede imar düzenlemesinin gündeme gelmesinden yararlanmak isteyenlere de izin verilmemiş olacak. 

İmar barışı yasasına doğru

Kamuoyuna "imar barışı" olarak yansıyan taslak çalışmaların ayrıntıları yavaş yavaş belli oluyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalar, özellikle iskanı bulunmaya yapıların kayıt altına alınmasını hedefliyor. Bu yapılar üzerinde yürütülecek inceleme sonrasında ise "sağlamlık" onayının alınması halinde iskan izni tanınması gündeme gelecek. 

15 milyon yapıyı ilgilendiriyor

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Türkiye genelinde yaklaşık 15 milyon yapıyı yakından ilgilendiren düzenleme için faaliyetlerini sürdürüyor. Bu binaları kayıt altına almak için çalışmalarını hızlandıran bakanlık, iskan kaydının ardından sağlamlık şartı karşılığında "iskan" izninin önünü açmayı planlıyro. Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, sürecin 26 milyon yapının yüzde 60'lık kısmı ilgilendirdiğini ve kaçak yapılaşma sorunun çözümü için çürük olmayan bağımsız birimlerde de vatandaşın imara ve iskana aykırılı bildirmesi gerektiğini söyledi. Özhaseki, bu başvurunun vatandaşa yük oluşturmayacağına da dikkat çekerek: "Cüzi bir ücret ödenmesi karşılığında kayıt altına almayı olanaklı kılacak düzenlemeyi Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunacağız." dedi.

100 metrekare ev için iskan bedelleri

Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre vatandaşların bu husustaki maliyetleri, bağımsız birimin inşaat maliyetinin yüzde 3'ü seviyesinde olacak. Bu konuda Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından emlak vergisi için kullanılmakta olan bina inşaat maliyet cetveli baz alınacak. Bu tutar konutlarda 750 TL'den başlayacak ve 4 bin 548 TL'ye kadar çıkabilecek. Bununla birlikte lüks ve 1'inci sınıf inşaatların çıkarılması halinde ortalamada 100 metrekarelik bir ev için iskan karşılığı ödenen tutarın 1.340 TL ile 1.896 TL arasında olacağı tahmin ediliyor. Fiyatlar şu şekilde uygulanacak:

- Lüks Konutlarda: 4 bin 548 TL
- 1. Sınıf Konutlarda: 2 bin 838 TL
- 2. Sınıf Konutlarda: 1.896 TL
- Basit konutlarda: 750 TL 

İmar barışı için dev kaynak

Diğer taraftan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın bu husus için 3 milyar TL'lik kaynak elde etmeyi hedeflediği öğrenildi.  Habertürk'ten yer alan Erdem Aktürk imzalı habere göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığı "imar barışı"ndan elde edeceği bu tutarı kentsel dönüşüm faaliyetlerine aktarmayı planlıyor. 

Sektöre canlılık kazandıracak adım

İmar barışı çalışmaları sektörden de tam destek görüyor. Kayıt altına alınan yapılarla birlikte emlak vergisindeki eksik tahsilatların alınabileceğini söyleyen GYODER Başkanı Feyzullah Yetgin, bu sayede vatandaşlar arasında eşitliğin sağlanabileceğini belirtti. GYODER Yönetim Kurulu Üyesi Murat Kalsın da , Gayrimenkul Yatırım Ortakları'nın SPK'Ya tabi olduğunu, bu nedenle iskanı olmayan bağımsız birimler için herhangi bir tasarrufta bulunamadıklarını belirterek: "Uyugulama sektöre hareket getirecektir. Bu uygulama şu an boş olan ticari ve ofis birimlerine talebi artıracak ve sektöre canlılık getirecek." şeklinde konuştu. Konunun sektör açısından olumlu bir nitelik taşıdığını dile getiren İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım'da: "Binalardan alınacak bedellerin Afet Yasası için gerekli olacak kira yardımları ve kamulaştırma bedellerine harcanacak ollması, gayrimenkul sektörü açısından çok güçlü bir görevdeşlik yaratacaktır." şeklinde konuştu.